BilgiBebek: çocuk ve gelişim <!--Can't find substitution for tag [bilgibebek.blogspot.com.tr.anasayfa]-->
çocuk ve gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk ve gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2016 Çarşamba

Çocuklarımızın davranışlarının yönetimindeki en önemli amacımız, istenmeyen davranışın yerini istenen bir davranışla değiştirebilmektir. Bu davranış değiştirme sürecinin herhangi bir zorlama olmaksızın tamamen çocuğun kendi isteğiyle ve uygun yöntemlerin kullanılması yoluyla yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde belli bir yaptırım uygulanması gerekir ki buda amaçlanan iç disiplini sağlayamaz. Davranış değiştirme ve yönetimindeki amaç; çocuklarımızın herhangi bir otorite figürü olmaksızın istenilen davranışı kendiliğinden gerçekleştirmeleridir.

İstenilen davranışı kazandırmada ödülün dengeli kullanımı çok önemlidir. Ödül ile davranışın etkili hale getirilmesi ve olumlu pekiştireç kullanarak olumlu duyguların uyandırılması amaçlanmaktadır. Çocuklar yaptıkları davranışlar için ödüllendirilirlerse, o davranışı tekrarlarlar. Bu nedenle çocuklardaki istediğimiz davranışları ödüllendirirsek böylece o davranışı arttırmış da oluruz. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; ödülün davranışın önüne geçmesini önlemektir. Asıl amaç ödül olursa eğer, çocuklar ödül almak adına, o davranışı yapma eğiliminde olacakları için, davranışın kazandırılması ve yönetimi ikinci plana atılabilir.

İstediğimiz davranışların arttırılmasında kullanacağımız ödüller neler olmalıdır? Çocuklarımız onayladığımız ve istediğimiz davranışta bulundukları zaman övülerek, tebrik edilmeleri, sarılarak öperek, gülümseyerek onayladığımızı onlara göstermek şeklinde ödüllendirme olabilir. Yine çocuklarımızı çok istedikleri bir yere (park gibi) götürmek, yapmanızı istediği bir şeyi yapmak, küçük bir hediye vermek şeklinde örneklerle artırılabilir. Sözel olarak da övüp takdir ettiğimizi belirtmemiz gereklidir. Çocuklarımızın beğendiğimiz olumlu davranışlarının hemen arkasından, neyi beğendiğimizi ifade edip açıklayarak, her defasında ödüllendirmeliyiz. Küçük yaş grubu çocuklarda somut adımların gösterilmesi ayrıca önem kazanmaktadır. Yaptıkları her davranışın sonuçları mutlaka çocuklara bildirilmeli ve istenen davranışlar olumlu pekiştireçlerle desteklenmelidir.

Çocuklarımızın olumsuz davranışlarda bulunmaları durumunda neler yapmalıyız? Çocuklarımız olumsuz, bizim onaylamadığımız ve istemediğimiz davranışlarda bulundukları zaman, olumsuz davranış her defasında görmemezlikten gelinmelidir. Bu konuda tutarlı olunmalıdır. Bu olumsuz davranışları başkalarının ödüllendirmesine de izin verilmemelidir. Çocuklar olumsuz ve istenmeyen davranışlar sergilemeleriyle dikkat çekmekten hoşlanabilirler. Onlara kızıp küsmek bile aslında bir tür ilgi göstermek sayılabilir. Bu nedenle görmemezlikten gelinmelidir. İstenmeyen davranışlara karşı kızarak, bağırarak, küserek tepki göstermek yoluyla ilgilenmek de bu davranışları artırabilir. 


Davranışlarınızda ve tepkilerinizde tutarlı olmak her şeyden önemlidir. Bazen bazı durumlar da olur ki, çocuklarınızın istenmeyen davranışları kendine ya da çevresine zarar verici boyutta tehlikeli olabilir. Böyle bir durumda görmemezlikten gelmek uygun olmayacaktır. Bu durumda çocuğa ve zarar verici tehlikeli davranışlarına hayır denilerek, ortamdan uzaklaştırmak ya da çocuğun hareketlerini kısıtlamak gereklidir. Anne ve babaların, çocukların olumsuz davranışlarına karşı sınırlama koyup hayır dedikleri durumlarda çocuklar ağlayarak, bağırarak ya da farklı şekillerde tepki gösterip, reddedip bu tepkiyi sürdürmeleri durumunda asla geri adım atılmamalıdır. Sabırsızca davranıp pes edilirse çocuk tekrar ödüllendirilmiş olur ve istenmeyen davranışın sürdürülmesi ve desteklenmesi sağlanmış olur.

Çocuklarda davranış yönetiminin sağlanıp başarı kazandırılmasında planlı ve programlı hareket edilmeli bu çalışmaların sadece bilgi verme amaçlı olmadığı, bir davranış becerisi kazandırma işi olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.



Anne baba olarak aile içinde, ya da okulda öğretmenler olarak, her yaştaki çocukların davranış yönetimi çalışmalarında, davranış ve beceriler için çalışma listesi hazırlanmalı buna göre takipleri yapılmalıdır. Çocukların davranışlarının yönetiminde yer alabilecek uygun görülen davranış ve beceriler şunlar olabilir:

  • Çocuğun tepkilerini uygun yöntemlerle ifade edebilme becerisi
  • Çocuğun anne ve babasına, aile bireylerine karşı davranışları ve tutumu
  • Çocuğun aile, okul ya da sınıf kurallarına uyum becerisi
  • Çocuğun arkadaşlarına karşı davranışları ve tutumu
  • Çocuğun arkadaşları ile dengeli iletişim kurma ve birlikte hareket etme becerisi
  • Çocuğun verilen görevleri yerine getirebilme gayreti ve becerisi
  • Çocuğun sorumluluk alabilme becerisi
  • Çocuğun okulda öğretmenlerine karşı davranışları ve tutumu
  • Çocuğun diğer yetişkinlere karşı davranışları ve tutumu
  • Çocuğun başkaları ile işbirliği içerisinde çalışabilme becerisi
  • Çocuğun planlı ve düzenli çalışabilme becerisi
  • Çocuğun kendi temizliğine dikkat etme ve ve çevresini temiz tutabilme becerisi
  • Çocuğun oyun kurallarına uyum becerisi
  • Çocuğun araç gereçleri dikkatli ve özenli kullanabilme becerisi
  • Çocuğun paylaşımcı ve yardımsever yaklaşımları ve tutumu
  • Çocuğun grup içerisinde sorumluluk alabilme becerisi

Çocuklarda İstenmeyen Davranışları Ortadan Kaldırma Teknikleri Nelerdir?
1. Basit ve anlaşılır kurallar koyma: Kurallar çocukları disipline etme ve kendi iç kontrollerini sağlamak amacıyla konulurlar. Uzun ve anlaşılması zor kurallar çocuklar üzerinde yeterince etkili olmazlar. Kısa ve sade, net kurallar yararlı olur. Burada olumlu pekiştireçlerin, yani ödüllerin çocuk üzerindeki etkisinin önemi unutulmamalıdır.

2. Konuşma tekniği: İstenilen ve istenilmeyen davranışlar karşılıklı yüz yüze iletişim kurularak açıkça konuşulur.

3. Dur ve düşün tekniği: Çocuklardan yapacakları bir davranıştan önce bir süre beklemeleri ve düşünmeleri istenir. Çocuğa içinden 10 a kadar say, 3 kere nefes al gibi 10-15 saniye bekleme süresince çocukların yapacakları davranışları değerlendirmeleri ve istenilir olup olmadığını değerlendirmeleri, böylece, alternatif bir davranış düşüncesi üretmeleri amaçlanır.

4. Günlük davranış tablosu hazırlama: Çocuğun gün içerisinde yapması gerekenler, kurallar ya da ödev ve sorumluluklar gibi konularda tablo hazırlanabilir.

5. Başkalarından öğrenme ve çocuktan çocuğa tekniği: Çocuğun başka birinden öğrenmesi ya da başka birine öğretmesi yöntemidir. Bazı kuralları ya da davranışları, başkalarından örnek alarak öğrenmesi ya da başkalarına öğreteceği düşüncesiyle dikkatle öğrenmesi yöntemidir.

6. Öğren-anlat tekniği: Çocuğun kuralı ya da davranışı anlaması yöntemidir. Çocuk bizzat katılır. Hem çocuğun kavrama düzeyi anlaşılır, hem de pekiştirme sağlanmış olur.

7. Somut örnekler kullanma ve konunun güncel yaşamla bağlantısını kurma: Davranışın güncel yaşamdaki önemi bol ve somut örneklerle, zaman zaman hikaye ile vurgulanarak anlatılır.

8. Öğrenen merkezli eğitim ve aktif katılım tekniği: Çocuğunda sık sık soru sorabileceği, konuşup tartışabileceği, fikir üretip paylaşabileceği bir ortam oluşturulur.

Tüm bu yöntemlerin dışında çocuklarımızın davranışlarının yönetiminde drama ve oyun teknikleri, rol oynama, hikâye ve hikâye tamamlama, video ve filmlerde yararlı olacaktır. Tüm bu yöntemlerin kullanılmasında çocukların yaş gruplarına dikkat etmek gereklidir. Her yöntemi her yaşta değil, doğru yaşta doğru yöntem ve teknikleri kullanmak daha etkilidir.

Uzman Pedagog Nilüfer Evgin

6 Ocak 2015 Salı

Kişilik gelişiminin, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak şekillendiğini aktaran Uzman Psikoloğu Yelda Öge, "Çocukluk döneminin en önemli yaş aralığı olan 0-6 yaş dönemi, çevreyle etkileşimin arttığı ve kişiliğin şekillendiği dönemdir" dedi. Bu dönemde çocuğun çevresiyle sosyalleşmeye başlarken bir taraftan da çevreyi gözlemleyerek model aldığını anlatan Öge, "Çocuğun model alacağı çevresindeki ilk kişiler anne ve babadır. Bu sebeple ebeveynlerin çocuğa karşı tutumları ve kendi aralarında kurdukları iletişim modelleri çocuğun sağlıklı bir kişilik kazanmasını etkiler" diye konuştu ve olumlu-olumsuz ebeveyn tutumlarını anlattı.

Anne Baba Tutumu ve Çocuğun Gelişimine Etkisi


TUTUMLARI NE ŞEKİLLENDİRİYOR

 Anne ve baba tutumlarını şekillendiren faktörleri açıklayan Öge bunları şöyle aktardı: "Ebeveynlerin çocuğa sevgi ve ilgi göstermesi, çocukla kurdukları iletişim, çocuğu bir birey olarak kabul etmeleri, eğitimde kullandıkları disiplin yöntemleri anne ve baba tutumlarının belirleyicisidir. Ayrıca anne ve babanın yetiştiği ortam, sosyo-kültürel seviyeleri, eğitim seviyeleri, geç ya da erken yaşta anne baba olmaları, planlı ya da plansız çocuk sahibi olmak da anne baba tutumlarını şekillendiren faktörlerdir."

 KORUYUCU VE AŞIRI KOLLAYICI TUTUM DA ZARARLI

 Öge olumsuz anne-baba tutumlarının çocuğu nasıl etkilediğini ise şu ifadelerle anlattı: "Çocuğun gelişim sürecinde sevgi ve eğitim sağlıklı bir kişilik gelişimi için önemli 2 faktördür. Her ikisinin de yetersiz ya da fazla olması durumunda çocukta olumsuz davranışlar gözlemlenir. Çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi olabilmesi için her ikisinin de eşit miktarda var olması gerekir. Aşırı sevgi gösteren ebeveynlerde koruyucu ve aşırı kollayıcı tutum, çocuğun bireyselleşmesini engelleyerek anne ve babaya bağımlı hale gelmesine sebep olur. Gevşek bir disiplinle yetişen bu tarz çocuklar genellikle okuldaki kurallar karşısında ve sosyal çevreyle kurdukları iletişimde büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak başarısızlık hissine kapılırlar.

HANGİ DAVRANIŞ NEYE SEBEP OLUYOR 

Yetersiz sevgi ve ilgi gören çocuklarda ise güven ve sevgi eksikliğine bağlı ciddi psikolojik sıkıntılar oluşabileceğine dikkat çeken Öge, "Bu tarzda yetiştirilen çocuklar genellikle pasif ve donuk olurlar. Anne baba ve çocuk arasında ciddi bir iletişim sorunu vardır. Sözlü iletişimin yetersizliğinden dolayı çocukta konuşma gecikmesi ya da konuşma bozuklukları görülebilir. Aile içinde ilgi ve sevgi göremeyen çocuk dikkat çekmek için çeşitli olumsuz davranışlar sergileyebilir. Çocuk eğitiminde sıkı disiplin uygulayan ebeveynler çocuğa yaşından fazla sorumluluk yüklemekte, katı kurallar, cezalar koymakta ve fiziksel şiddet eğilimleri fazla olmaktadır. Bu tutumu benimseyen anne ve babalar genellikle çocuğa söz hakkı tanımaz yani onu birey olarak kabul etmez. Bu durum çocuğun nefret, düşmanlık, öfke hisleri beslemesine ve saldırgan davranışlar içine girmesine sebep olur. Çocuğa karşı kararsız ve tutarsız bir tutum sergileyen ebeveynler, hangi davranışın doğru hangisinin yanlış olduğu konusunda çocuğun çelişki yaşamasına sebep olur. Bu durum anne ve babanın arasında çatışmalar yaşamasına sebep olur. Çocuk davranışını onaylayan ebeveyni kendisine yakın hissederken, diğerine öfke duyabilir"diye konuştu.

ANNE BABA NASIL DAVRANMALI

 Yelda Öge olumlu ve sağlıklı anne-baba tutumunun nasıl olması gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Olumlu ve sağlıklı anne baba tutumları, sevgiyi ve eğitimdeki disiplini çocuğuna dengeli bir şekilde verebilen anne baba tutumudur. Çocuğuna kararlı davranan, ödüllendiren, sevgi ve ilgi gösteren, olumsuz davranışları iyileştirmek için çocuğuyla birlikte çözüm arayan ve onu birey olarak kabul eden anne baba tutumudur. Anne babalar, disiplin uygularken çocuğun yaşına, gelişim özelliklerine uygun olarak sevgi ve hoşgörü çerçevesinde davranmalıdır. Olumlu davranışlar ödülle pekiştirilirken, olumsuz davranışlar çocuğun kişiliğine yönelik değil, davranışına yönelik olarak cezalandırılmalıdır. Olumlu ve sağlıklı tutumla yetişen çocuklar, kendi benliğini tamamlayan, yapıcı, özgüvenli, başarılı ve mutlu çocuklardır."

Sosyal Paylaşım Sayfaları

sosyal sitesosyal sitesosyal site

Taze Yayınlar

Takipçilerim

Popüler Yazılarımız

Sayfa Görüntüleme Sayısı


Bumerang - Yazarkafe

Bumerang - Yazarkafe

Bloğumuza Birde Burdan Bakın ツ