BilgiBebek: bebek hastalıkları <!--Can't find substitution for tag [bilgibebek.blogspot.com.tr.anasayfa]-->
bebek hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma


Zika virüsü Avrupa ülkelerine sıçradı ve tüm dünyada kırmızı alarm verildi.

Zika virüsü 1947 yılında Uganda'nın Zika ormannlarında maymun türlerinde görülmüştü. Bu virüs sivrisinek aracılığıyla yayılarak 2015 yılında Brezilya'da patladı.

Bilim adamları, Aedes cinsi sivrisineklerin hamile kadınlara bulaştırdığı Zika virüsü ile bulaşan bu hastalıkla yeni doğmuş bebeklerde nöro-gelişimsel bozukluğa yani "mikrosefali (küçük kafa yapısı)" görülmeye başlandığını açıkladı.

Şuana kadar, Zika virüsü bulaşan 51 bebeğin hayatını kaybettiği ve bu virüsün hızla yayıldığı biliniyor.

Zika Virüsü'nün Belirtileri;

  • Yüksek ateş,
  • Gözlerde kızarma,
  • Kusma,
  • Döküntü,
  • Baş, kas ve eklem ağrısı,
  • Grip
Bu belirtiler görültüğü taktirde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Ertelememenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.



Şuanda Güney Amerika'da yayılmaya devam ettiği söyleniyor.Brezilya'da Ekim ayında 3.500 bebeğe zika virüsü(mikrosefali) teşhisi konuldu.
 Zika Virüsü'nden korunmak için Brezilya'da halkın sivrisinek ısırıklarından korunmalarını ve kadınların hamile kalmamalarını önerildi. ABD Kadın Hastalıkları ve Jinekologlar Amerikan Koleji Başkanı Dr. Mark Defrancesco virüsün görüldüğü bu riskli bölgelere hamile kadınların seyahat etmemesi gerektiğini söyledi. 

Bilim adamları Zika Virüsü için aşı testlerine  2 yıl sonra başlanabileceğini ve kurul kararı ile tüm dünyada bu geliştirilecek aşının en az 10 yılda kullanılabileceğini açıkladı.

18 Kasım 2015 Çarşamba

Altıncı hastalık diye tabir edilen çocuk hastalığı çoğunlukla 6 ay ile 3 yaş aralığındaki çocuklarda rastlanan , 3-4 gün Yüksek ateşle devam eden ve ateşin hemen arkasından pembe pembe küçük döküntü lekeleri ortaya çıkaran , virüslerin neden olduğu bir hastalık türüdür. Herpes virüs tip 6 diye adlandırlılan bir virüs çeşididir. Çocukluk yaşlarında yüksek ateşle devam eden ve özellikle de gereksiz yere yüksek doz antibiyotik alınmasına sebebiyet veren bir hastalıktır.Hastalık esnasında ateşin oldukça yüksek seyretmesi ve hiçbir hastalık belirtisi göstermeden 3-4 gün kadar çıkıp çıkıp inmesi aileleri endişeye sokuyor ve panik yapmalarına neden oluyor. Doktorlar tarafından incelendiğinde ateşin olduğu dönemde hiçbir muayene belirtisi olmamasından dolayı ve sebebi belli olmayan bir ateş oluşturması dolayısıyla doktorları da çok tedirgin eder ve çoğu doktor 3-4 gün sonra döküntüleri incelediğinde ateşin düşmesi ile aile ile birlikte derin nefes alır ve rahatlar. 6.Hastalık yabancı dilde Roseola, Roseola infantum, 3-Day-Fever (3 Günlük Ateş), baby measles ve rose rash olarak da bilinir. Hatta bizdeki gibi “sixth disease” de denilir.




Çocuklarda hangi yaş aralığında görülür? Çevrenin de etkisi var mıdır.? 

Altıncı hastalık çocukluk çağında en çok 6 ay ile 3 yaş aralığındaki çocuklarda görülür,Görülme sıklığı incelendiğinde genellikle ilkbahar ve sonbaharda daha sıklıkla görüldüğü doktorlar tarafından tespit edilmiştir.Hastalık tabii ki farklı mevsimlerde de görülebiliyor. Fakat bebek ve çocukların yakalandığı bir hastalık türüdür. Çocuk, 6. Hastalığı atlattıktan sonra ömür boyu bağışıklık kazanır ve bir daha geçirmaz...


6.Hastalık'ın bir aşısı yok mudur?
Altıncı hastalık için şuanlık tedavi için bir aşısı yoktur.

6.Hastalık'ın ne gibi belirtileri vardır?

Altıncı hastalıkta çocukların vücüdunda döküntüler meydana gelene kadar en önemli belirtken Yüksek ateştir. Bunun yanı sıra hussuzluk da olabilir. Bunlardan başka hastalığa dair bir belirti olmaz. Çocuğun ateşi 39 -39.5 dereceye kadar çıktıysa, eller ve ayaklar hafiften morarmış ve titrer şekilde ise hemen bir acil servise müracat edilmelidir.

- Bu hastalık bebek ve çocuklar için çok önem arz ediyor.!

15 Kasım 2015 Pazar

Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Çağlar, 'Kolik' terimiyle ilgili bilgileri sunarken bazı tavsiyelerde bulundu. Çağlar, kolik yada bir başka adıyla 'İnfantil kolik'in normal bir bebekte günde 3 saat , haftada ise minimum 3 gün ve yaklaşık 3-6 hafta devam eden sebebi belirlenemeyen ve aileyi zor duruma sokacak düzeydeki periyodik ağlama krizleri olduğunu belirtti. Dr. Murat Çağlar, şu şekilde açıkladı :

"Kolik bebek, genellikle akşam vakitleri  huzursuzlanmaya, akşamın ilk saatlerinde ise bu rahatsızlık akabinde ağlamaya geçiyor. Gece yarısına dek süren bu üzücü durum, bebeğin geç saatlerde uykuya dalmasıyla bitiyor. Genellikle yüzde kızarıklık, ayaklarını karnına çekerek çığlık atarcasına ağlamaya başlıyor ve ara ara gelip giden tarzda 2-3 saat bu durum devam edebiliyor. Bebeğin gazını almakla bu rahatsızlık azalabiliyor. Kolik çoğunlukla bebeğin ikinci üçüncü haftasında başlıyor, 6. haftada daha da artıyor ve 3-4. ayda kendi kendine kayboluyor.
kolik-bebek

 Koliklik nedeni kesin olarak bilinmemesine rağmen sindirim sistemi, psikososyal sebepler venörogelişimsel sebepler buna neden olabileceği söyleniyor.'' Gaz sancısının anne sütü veya mama ile beslenen bebeklerde rastlanıldığını, bebeklerin meme emerken gaz yutmasının en önemli sebebi yanlış beslenme olduğunu ve annelerin bebeklerini emzirirken daha dikkatli olması gerekiyor." dedi.

13 Haziran 2015 Cumartesi

Çocuklarda Alerjiye ve Alerjik Etmenlere Dikkat !

Besin alerjisi, halkımız, hatta hekimlerimiz tarafından çok geniş kapsamlı olarak kullanılan bir terimdir. Çoğu zaman, bir besin maddesine bağlı olarak gelişen birçok normal dışı tepki, besin alerjisi diye isimlendirilir. Mesela, çikolataya bağlı olarak gelişen migren tipi baş ağrıları, laktaz enzimi eksikliği olanlarda süt içilmesiyle ortaya çıkan şişkinlik ve ishaller, herhangi bir besinin çok fazla yenmesine bağlı kusmalar veya bozulmuş besinlerle oluşan zehirlenmelerin hiç biri besin alerjisi değildir.

Gerçek besin alerjisi, bedeninde o besine karşı IgE sınıfından antikorlar oluşmuş olan kişilerde görülen tepkilardır. Besin alerjisi ufak çocukların yüzde 5 kadarında görülürken, yetişkinlerdeki görülme sıklığı yüzde 1’den de azdır. 



BESİN ALERJİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Besin alerjisinin belirtileri çok parametredir. Hedef organ yalnızca deri, sindirim ya da solunum sistemi olabilir, ama çoğu zaman çok sayıda sistem olaya katılır. Sadece ağız mukozasını ilgilendiren lokal belirtilerden, bedenin bütününü ilgilendiren ve ölüme kadar gidebilen anaflaksiye kadar çok farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Aynı besin maddesi,  farklı kişilerde farklı belirtilere neden olabilir, aynı kişide değişik zaman farklı tepkilar meydana gelebilir.

Belirtiler genelde, besinin yenmesinden sonraki anlar ya da saatler içinde ortaya çıkar. Hatta, çok duyarlı olan kişilerde yiyeceğin ellenmesi ya da koklanması bile alerjik bir tepkia neden olabilir.

Küçük çocuklarda daha fazla hayvan kaynaklı, 6 yaşından büyük çocuk ve yetişkinlerde ise bitki kaynaklı alerjenlere rastlanır.

DERİ ALERJİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Besinlerin yenmesi ya da onlara temas edilmesiyle oluşan akut ürtiker ve anjioödem sık rastlanan durumlardır. Bu tabloların teşhisi de genelde çok basittir, zira belirtiler o besinin yenmesinden ya da temastan hemen sonra ortaya çıkar.  Buna karşılık, yiyeceklere bağlı süreğen ürtiker ve anjioödeme ise son derece nadir rastlanılır.

Besin alerjisinin egzama oluşumunda da rolü vardır. Çeşitli araştırmalarda egzamalı çocukların 1/3’ünde besin alerjisi olduğu belirlenmiştir. En çok suçlanan besin yumurtadır.

SİNDİRİM SİSTEMİ ALERJİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Besin alerjisinin mide-barsak sistemi belirtileri bulantı,  kusma, kramp biçiminde karın ağrıları, ishal,  karında şişkinlik ve gazdır.

Besinin yenmesinden sonra ilk olarak ağız-boğaz semptomları ortaya çıkar. Taze meyve ve sebze yenilmesinden sonra gelişen belirtiler yalnızca ağızda olabilir.  

SOLUNUM SİSTEMİ ALERJİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Besin alerjisine bağlı solunum sistemi belirtileri, deri ve sindirim sistemininkilere göre çok daha seyrekdir ve astım krizi ya da alerjik nezle biçiminde görülür. Belirtiler, çoğu zaman da tek başına değil, diğer sistem bulguları ile beraberdir.

Solunum ile ilgili tepkilardan en fazla sorumlu olduğu bilinen besinler yumurta, süt, soya, balık, deniz kabukluları ve fındıktır.

Monosodyum glutamat, sülfitler, aspartam gibi bazı besin katkı maddeleri  de solunum sistemi belirtilerine neden olabilirler, ama bunların görülme sıklığının sanılandan düşük (yüzde 5’ den az) olduğu belirlenmiştir.

Besin alerjisine bağlı semptomlar her zaman aynı klinik tabloya neden olmaz.

Alerjiye yol açan besin sık yenmiyorsa, belirtiler ani olarak ortaya çıkar ve bazı hastalarda anaflaksi de gelişebilir. Besin sürekli olarak tüketiliyorsa, daha fazla süreğen egzama ya da süreğen astım gibi akut olmayan semptomlar görülür.

5 Nisan 2015 Pazar

İshal dışkının sulu olması ve sayıca artmasıdır. İlaçlar, yiyecekler, çok fazla meyve suyu içmek ve besin alerjileri ishale neden olabileceği gibi çocuklarda en çok neden mikroplardır.Yaz Aylarında Sebep VirüslerÖzellikle yaz aylarında genelde ishallere virüslerin neden olduğunu söyleyen Pediatri Uzmanı Dr. Özlem Ekiz Yörükalp, iyi yıkanmamışsebzeve meyvelerden, sağlıklı olmayan yiyecek ve içeceklerden, kirli içme sular ve kirli ellerden virüs bulaşıp ishale neden olabileceğini söylüyor.Virüs İki Gün İçinde Kendini GösterirMikrobun vücuda girdikten 4-48 saat sonra belirtilerini göstermeye başladığını kaydeden Dr. Özlem Ekiz Yörükalp, “Dışkı su gibi olabilir ya da yumUşak kıvamda, içinde kan ya da sümük olabilir. İshalle birlikte karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, iştahsızlık, ateş görülebilir.” diyor ve devam ediyor.

bebek-ishal


Kaybedilen Sıvı Yerine Konulmalı

İshalde dikkat edilecek en önemli konu bedenin sıvı dengesidir. Vücuttan kaybolan sıvının yerine konması gerekir. Vücuttan sıvı kaybı (dehidratasyon) belirtileri halsizlik, dilde kuruma, göz kürelerinde çökme, gözyaşının ve idrarın azalmasıdır.Su Kaybını Önlemek içinSu kaybını engellemek için bol sıvı (su, ayran, sulu gıdalar) verilmelidir. Ayrıca sıvı kaybı ile birlikte tuzda kaybedildiği için kusması olmayan çocuklarda ağızdan tuz içeriği dengelenmiş özel sıvılar (oral rehidratasyon sıvısı) hekim tavsiyesi ile kullanmak mümkün.

Kusması olan çocuklarda sıvı kaybı sağlık kuruluşlarında damardan sıvı vererek karşılanabilir.DiyetKısıtlaması Yokturİshallerde ciddi bir diyet kısıtlamasına gerek olmadığı halde ekmek, tost, pirinç pilavı ya da çorbası, patates, elma, muz, havuç, yoğurt gibi dışkıyı daha katılaştıracak besinler tercih edilebilir. Özellikle yoğurt içinde faydalı bakterilerde olduğu içinishalzamanlarınde iyi bir besindir. İnek sütü ishal zamanlarınde iyi sindirilemeyip, gaz ve ishalde artışa neden olabilir. Onun yerine ayran tercih edilebilir.

Mutlaka Doktora Başvurun!

- Çocukta ishal birkaç günden çok sürerse
- Ciddi susuzluk belirtileri olmuşsa
- Çocuk çok halsizse
- Dil kupkuruysa ve son 6 saatte idrar yapmamışsa
- Dışkıda kan ya da sümük varsa, kesinlikle bir sağlık kuruluşuna müracaatlması gerekir.

9 Şubat 2015 Pazartesi

Bebekler çok çabuk hastalığa kapılabilirler. Bebeklerin öksürüğe yakalanmaları tüm anneler için zor bir dönemdir. Bebeğiniz öksürdükçe içiniz sızlar ve onu iyileştirmek için seferber olup sağlığına geri dönmesini istersiniz. Bebeğiniz için biz de seferber olduk ve doğal çözümler ile şirin bebeğinizi iyileştirmek için kollarımızı sıvadık...

Bebek Öksürüğüne Karşı Doğal Çözümler:

1- Bal ve Limon Karışımı: Bebekler için en etkili çözümlerden biri bal ve limon. Bu karışım bebeklerinizin daha rahat nefes almasını sağlar ve bebeğinizin boğazını rahatlatır. Boğazındaki mikropları kırarak öksürüğü dindirir. Bir tatlı kaşığı balı ve bir tatlı kaşığı ölçüsündeki limonu karıştırın, iyice karıştırdıktan sonra bebeğinize yedirin. Bu karışım ile bebeğinizin öksürüğü duracaktır. Günde 1 defa bu karışımı yedirip ve bir de ek olarak meyve yedirdiğiniz zaman vitaminler hastalığı hemen yok edecektir. Son olarak da bir uyarı yapmakta fayda var: Bebeklere 1 yaş öncesinde bal yasak bu yüzden eğer bebeğiniz 1 yaşından ufak ise bu karışımı denemeyiniz.



2- Zerdeçal: Bebeklerde öksürük için en güzel doğal yöntemlerden birisi de zerdeçal tozudur. Zerdeçal tozunu nasıl uygulayacağız sorusunu duyar gibiyim ve hemen söylüyorum bekletmeden. Zerdeçal tozunu bebeğinizi beslerken süt biberonuna bir tutam ekleyebilirsiniz. Bu toz bebeğinizin öksürüğü ile birebirdir. Çok faydalıdır. Eğer ki emziren anne iseniz bebeğinizi emzirmeden önce meme ucunu bir tutam zerdeçal tozu ile ovalayınız. Bebeğiniz emzirdiğinde öksürüğünü kesecektir.



3- Buhar Yöntemi: Bebekler için öksürüğü azaltan, akciğer tıkanmasını önleyen ve burun açmaya yarayan en etkili yöntem buhar yöntemidir. Bebeğinizin olduğu odada bir tencereye su koyup kaynatabilirsiniz. Odanın içerisi ısınacak buhar olacak ve bebeğinizin burnu açılacak, boğazları yumuşayacak ve rahat nefes alması sağlanacaktır. Pek çok kişi bebek buhar makinesi alın gibi tavsiyelerde bulunuyor fakat bu doğal yöntem de aynı işlevi görmektedir.



Kış mevsiminde bebeklerinizi soğuk algınlığından koruyunuz. Soğuk algınlığı bebeğinize halsizlik, kırgınlık ve acı verir. Bebeğinizi soğuk algınlığından korumak için bol bol meyve yani C vitamini vermeyi ihmal etmeyiniz. Bebeğinizle sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim.

6 Şubat 2015 Cuma

Anneleri telaşlandıran önemli konulardan birisi de bebeklerde gaz sanıcısıdır. Yeni doğan bebeklerin mide ve bağırsak sistemi yeteri kadar gelişmediği için doğum sonrasındaki 2 hafta içinde başlayıp 4. aya kadar bu acı durum devam edebilir. Bazı bebeklerde ise gaz soruni 1 yaşına kadar devam edebilmektedir.

bebeklerde gaz sorunu


 Bebeğin Gazı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Bebeklerin çoğu ilk aylarında gaz soruni yaşarlar. Bu durum bazı bebeklerde normal seviyede devam ederken bazılarında ise daha ağır olarak devam edebilir. Bazı durumlarda anneler bebeklerin ağlamasının nedeninin gaz sancısı olduğunu anlayamazlar.Bebeğin acıktığını ya da diğer bir nedenten kaynaklı ağladığını zannederler, halbuki bebek gaz sancısı çekmektedir. En yaygın olan yanlışlardan bir tanesi de annelerin bebeği emzirdikten sonra bebeğin ağlamaya devam etmesi üzerine sütlerinin yetmediğini düşünüp, bebeğe hazır mama takviyesi yapmasıdır. Bilinçsizce yapılan bu yanlış davranış birçok bebeğin anne sütünü bırakmasına neden olabilmektedir. Bebeğinizi emzirdikten sonra ağlıyorsa ilk olarak aklınıza onun gazı olduğu gelmelidir. Bebeğiniz sizi hızlıca emdiği için çok miktarda hava yutmuş olduğundan karında gaz birikmesi meydana gelir. Bu durumda onun gazını çıkarmak sizin görevinizdir. Gazı olan bebekler genellikle bacaklarını karınlarına doğru çekerler veya ileri doğru uzatırlar. Bebeğinizin ishal, kusma, yüksek ateş vb. bir sağlık sorunu yoksa, ağlamasının nedeni çektiği gaz sancısı olabilir.

  Bebeklerde Gaz Sancısının Nedenleri

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bebeklerin mide ve bağırsak sistemi yeteri kadar gelişmemiş olduğu için bebeklerde 1 yaşına kadar gaz sancısı sıkça rastlanılan bir durumdur. Bebeğinizi emzirme esnasında hızlı emmeden kaynaklı hava yutma olayı meydana gelebilir, bu da bebekte gaz sancısına sebeptir. Biberonla beslenen bebeklerde de aynı şekilde hava yutma olayı meydana geldiği için gaz sancısı oluşabilir. Daha önceden gaz problemi olmayan bir bebekte bile, katı gıdaya geçiş sürecinde gaz sancısı görülebilir. Bu onun henüz gelişimini tamamlamamış olan mide ve bağırsak sisteminin yeni tanıdığı gıdalara verdiği tepkidir ve zaman içinde kendi kendine geçecektir. Bebeğin yiyeceğini gezerek, dolaşarak yemesi, oyun oynarken ya da televizyon izlerken beslenmesinin de onda gaz sancısı oluşturabileceğini belirten doktorlar anneleri bebeklerini mama sandalyesinde beslemesi konusunda uyarıyor. Çünkü bebek etkinlikleri yaparken gıda alırsa, hızlı hareket etmekten kaynaklı fazla hava yutabilir ve bu durumda gaz sancısı oluşabilir. Hepinize bebeğinizle beraber sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat diliyorum...

24 Kasım 2014 Pazartesi

Bebeğinizin cildi sıcak havadan olumsuz etkilenebilir. İsilik, derideki küçük ter bezi kanalları olan deliklerin tıkanması sonucu meydana gelen deri döküntüleridir.
Bu döküntüler bebeğin aşırı sıcak ortamda bulunması halinde ileri seviyede artabilir.
isilik bebek
Bebek isiliği

İsiliğin dereceleri var!

İsilik çeşitleri vardır. Hafif olan isilik küçük ve kolayca patlayıp ince pullar çıkaran su kabarcıkları şeklinde görülür. Daha ağır durumlarda, kaşıntılı ve su toplayan kırmızı döküntüler meydana gelir.
Bu döküntüler sıcak ortamda karıncalanma veya kaşınma oluşturur.
İsilik döküntüsü birkaç gün sonra kaybolur, fakat tekrarlanabilir. İsilik çoğunlukla yaz mevsiminde yada çok sıcak ortamlarda belirir. Aşırı terlemeye neden olan kalın giydirilme de bu soruna neden olabilir.

21 Kasım 2014 Cuma

Malzemeler

  • 1 adet tavuk budu

  • Nane

  • Soğan

  • Sarımsak

  • Karabiber

  • Pul biber

  • Limon

  • Tuz
bebek çorbası


Hazırlanışı: 

Tavuk budunu su ilave ederek, tencereye koyun.
İçerisine soğanı parçalayarak, sarımsağı ise tüm olarak ekleyin.
Tavuk piştikten sonra etlerini ufalayıp bir kaseye alın.
İçerisine nane , limon ve baharatları ilave edin.
Tavuk suyu hem besleyici hemde soğuk algınlığında oluşan halsizliği önleyici özelliği vardır.
Tavuk suyu çorbasını bebeğinizin rahatsızlığını anladığınız anda yedirirseniz etkisini hızlı bir şekilde gösterecektir.

Not: Bu çorbayı grip ve soğuk algınlığı için büyük küçük herkes tüketebilir.

18 Kasım 2014 Salı

Bebeklerin demir eksikliği adlı makalemizde bebeğinizin demir eksikliği nedenlerini bulabilirsiniz.

bebeklerde demir eksikliği
Bebeklerde Demir Eksikliği


Bebeklerdeki demir eksikliği nedenleri makalesini okumak için tıklayınız...

17 Kasım 2014 Pazartesi

Aşırı kusma, ishal ve halsizlikle ortaya çıkan ve sıvı kaybetmeye bağlı olarak Bebek ölümlerine kadar önemli sonuçlara neden olabilen rota virüsüne karşı çocuklara aşı yaptırılması önerildi. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Kılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir anda kusma, ishal ve halsizlikle ortaya çıkan rota virüsünün özellikle şu günlerde birçok çocuğu tehdit, ailelerini de tedirgin ettiğini söyledi. Bu hastalıkta çocuğun sürekli kustuğunu, ortalama yarım saatte bir de dışkılama görüldüğünü dile getiren Kılınç, kusma ve ishal sıklığı nedeniyle ailelerin korku yaşadığını vurguladı. Rota virüsüne karşı ciddi bir ilaç tedavisinin olmadığını aktaran Kılınç, hastalığın ölümcül tehlikesi olmasa bile ishal ve kusma sırasında ciddi sıvı kaybı yaşanabileceğini, bunun da ölümlere varan sorunlara neden olabileceğini ifade etti,

bebeklerde rota virüsü
Bebeklerde Rota Virüsü


Hastalığa yakalanan çocuklar için ailelerin ishal diyeti uygulamasının faydalı olacağına işaret eden Kılınç, "Bu hastalığa yakalananların bol sıvı tüketmesi, kaynamış patates, pirinç lapası, meyve suyu, muhallebi gibi gıdaları sıklıkla alması sağlanmalı. Yaklaşık bir hafta ishal ve kusma sıkıntılarının sürmesine neden olan rota virüsü yüzünden çocukların çok yorgun ve bitkin olduğu da gözleniyor" dedi. "Aşı takvimine dahil edilmesi için bakanlık çalışma yapıyor" Rota virüsüne karşı aşı yaptırmanın önemli olduğuna dikkati çeken Kılınç, şunları kaydetti: "Aşı takviminde yer almayan rota virüsü aşısı, maliyeti ve bilgisizlik nedeniyle ebeveynler tarafından tercih edilmeyebiliyor. Oysaki bu aşıyı sağlık açısından tavsiye ediyoruz.

Bu hastalığa karşı alınacak en önemli tedbir 2, 4 ve 6. aylarda aşı yaptırmak. Özellikle bu yaş aralığında çocuğu olan ailelerin aşı yaptırmasında fayda var. Rota virüsü aşısının takvime dahil edilmesi için bakanlık tarafından da çalışma yapılıyor. Biraz maliyetli olan bu aşının da yakında takvime girmesini bekliyoruz." Türkiye'deki aşı takviminin oldukça kapsamlı olduğunu vurgulayan Kılınç, "Rota virüsü, takvimde olmayan 1-2 aşıdan birisi. Rota virüsü aşısı takvime girdiğinde çok isabetli bir adım atılmış olacak" diye konuştu.
Bazen bebeğinizin ağız çevresinde morluklar oluşur. Bundan dolayı çoğu anneler endişe duymaya başlarlar. Bu makalemizi inceleyerek nedenlerini öğrenebilirsiniz.



bebek sağlığı
Bebeklerin Ağız Çevresinde Morarma


Bebeklerin ağız çevresinde morarma makalesini okumak için tıklayınız...

15 Kasım 2014 Cumartesi

Ateş genelde mikroplar tarafından oluşan bir enfeksiyon nedeniyle olmakla beraber, vücut bağışıklık sisteminin herhangi bir nedenle tetiklenmesi (non enfeksiyoz) sonucu da ortaya çıkabilir… Bu yüzden, hastanın mutlaka doktor tarafından değerlendirilip, tedavisine başlaması ve doktorun önerdiği süre içerisinde tedaviyi takip etmesi gerekir.

bebeklerde ateş
Bebeklerde Ateş


Ateş enfeksiyon kaynaklıysa antibiyotik tedaviye eklenecektir. Antibiyotikle tedaviye başlandıysa bu tedavi en az 5 gün sürecektir! Antibiyotik tedavisini yarıda bırakmanız, mikrobun ilaca direnç göstermesini sağlar ki, bu da sizin bir daha aynı mikropla karşılaştığınızda tedavinizi zorlaştırır…

14 Kasım 2014 Cuma


Soğuk algınlığı virüslerle meydana gelen bir hastalıktır. Bir hapşırma ya da öksürme bu virüsün direkt olarak bir insandan diğer bir insana geçmesine neden olabiir.


Ayrıca, bu virüs aşağıdaki yola dolaylı olarak da yayılabilir:
 Bu virüse yakalanmış bir yetişkin ya da çocuk, öksürerek, hapşırarak veya burnuna dokunarak bu virüsü ellerine bulaştırır ve daha sonra sağlıklı bir insanın ellerine dokunur. Bu sağlıklı insan, yeni mikrop kapmış elini burnuna dokundurur ve böylece mikrobik ajanın çoğalabileceği ve olgunlaşabileceği burun ve boğaz bölümüne yerleşmesine yol açar. Bu durum soğuk algınlığı belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar. Bu döngü yeni hastadan diğerlerine bulaşarak kendini tekrar eder.

bebeklerde grip
Bebeklerde Grip


Nasıl korumalısınız?
Eğer bebeğiniz üç aydan daha küçükse, onu soğuk algınlığından korumanın en iyi yolu bu rahatsızlığı taşıyanlardan uzak tutmaktır. Bu, özellikle soğuk algınlığı virüsünün yoğun bir sirkülasyonda olduğu kış aylarındaki en doğru korunma yöntemidir. Yetişkin bir insanda veya büyük bir çocukta hafif geçen soğuk algınlıkları, bebeklerde çok daha ciddi bir şekilde yaşanabilir.


 Eğer bebeğiniz üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalanmışsa, onu düzenli olarak doktora götürmenize gerek yoktur. Eğer bebeğiniz üç aylık ya da daha küçük ise, hastalığın ilk belirtisinde hemen dokorunuzu aramanız gerekir. Genç bir bebekte, belirtiler yanıltıcı olabilir ve geç müdahalede bronşit ve zatürre gibi ağır hastalıklara dönüşebilir.

10 Kasım 2014 Pazartesi

BEBEKLERDE PİŞİK NASIL OLUŞUR?

Bebeğinizin cildinin yağ tabakası atıklarca karışır ve bebeğinizin cildi tahriş olur. Bunu engellemek için eskiden bebeğin altına atık emmesi için , kuru tutması için yaprak koyarlardı.  Pişik, adı verilen mantarın neden olduğu bir sorundur. Bu mantar dışkı ve idrarın atıklarını çok sever. Bebeğinizin altını nemli ve ılık durumda yakaladığında çok sever ve hemen çoğalma yoluna başvurur. Kızarıklık ile kendisini belirginleştirir. Daha da ilerlediğinde kızarıklıklar artar ve su kabarcıkları ortaya çıkar. Pişik bulaşırsa kötüleştiğinde deri döküntüleri de ortaya çıkabilir. Bu deri döküntüleri bezin etrafına çıkabilir bulaşmayı arttırır. En çok görülme zamanı 9 -12 aylık bebeklerdir. Anüs üzerinde başlar, penis altı,kasık kıvrımları, testis torbası ve derisi, kızlarda da büyük dudakların üzerinde kızarıklık yapar. Pişik bölgesinde; batma, yanma, kaşınmaya neden olur. Bu da sürekli bir ağlama ve huzursuzluk sebebidir.

Bebeklerde Pişik
Bebeklerde Pişik


BEBEKLERDE PİŞİK NEDENLERİ

1- Alt bezinin dezenfektesinde kullanılan deterjanlar ve başka diğer temizlik maddeleri ve ıslak mendil kullanılmasıdır. Parfüm ya da diğer kimyasalları bebeğin cildini tahriş edebilir.

2- Kötü bakım

3- Özellikle ishal dönemlerinde sık dışkı çıkması pişik olmasını kolaylaştırır. Aynı şekilde idrar yolu hastalıklarında da sık idrar çıkışı ve idrarın niteliği pişik oluşumunu hızlandırır.

4- Alt bezinin sık değiştirilmemesi bebeğin pişik olmasında etkendir.

5- Mantar enfeksiyonları; tahriş olan yerlerde nem ve atık yüzünden enfeksiyonlar ilerleyebilir.

6- Emzirme dönemi bitişi, anne sütünden ek gıdaya geçen bebeklerde de pişik görülebilir.

7- Bebeklerin diş çıkarma dönemi, antibiyotik kullanma dönemleri, egzama hastalığı, bebekte pişiği geliştiren ortamlardır.

8- Anne sütünden geçen bazı besinler (domates vb) pişiği daha da kötüleştirebilir.

9-Çinko eksikliği, bebeklerde pişiğe neden olabilir.

BEBEKLERDE PİŞİĞİ ENGELLEMENİN YOLLARI 

1-Pişiği önlemenin temel kuralı bezin etrafını ve içini temiz, kuru ve serin tutmaktır. Bebek bezi sık sık değiştirilmeli ve bez değişimi sırasında havalandırılmalıdır.

2- Bebeğin kilosuna göre bebek bezi seçilmelidir.

3- Büyük tuvaletini yaptıktan sonra ılık suyla temizlenmelidir.

4- Bez temizliği yapılırken; ılık suya batırılmış pamuk idealdir. Sabun sık sık kullanılmamalıdır.

5- Bebeğe yeni bez bağlarken kuruluğundan emin olunuz.

6- Alt bezinin üzerine sentetik giysiler giydirilmemelidir.

7- Kumaş alt bezi kullanıyorsanız bu bezi yıkadıktan sonra kimyasal maddelerden ve mikroplardan temizlemek için en az 15 dakika kaynatılmalıdır.

8- Bebeği pişikten uzak tutmak istiyorsak annenin doğal besinlerle beslenmesi ve ilaçlarını hekim kontrolünde kullanması gerekmektedir.

9- Bebeğin bezini sık sık kontrol etmelisiniz. Kaka ve idrarına dikkat etmelisiniz. Normalde bebek idrarı renksiz, hafif sarı olur. Yeterli beslenmeyen bebeklerde, yeterli sıvı almayan bebek idrarı koyu sarı veya pembemsi şekildedir.

Sosyal Paylaşım Sayfaları

sosyal sitesosyal sitesosyal site

Taze Yayınlar

Takipçilerim

Popüler Yazılarımız

Sayfa Görüntüleme Sayısı


Bumerang - Yazarkafe

Bumerang - Yazarkafe

Bloğumuza Birde Burdan Bakın ツ