BilgiBebek: bebek gelişimi <!--Can't find substitution for tag [bilgibebek.blogspot.com.tr.anasayfa]-->
bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2020 Çarşamba



Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de  ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı.  Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı.
Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden.
Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım.  Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi?
Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki şüphelerimi haklı çıkardı.


Öncelikle en şaşırdığım nokta şuydu; açık süt aldığımızda evde kaynatırken besin değerinde ve vitaminlerinde ciddi kayba neden oluyoruz. Zaten çocuklar ve yaşlılar sütü özellikle besin değeri için tüketiyor. Onu  da neden kaybedelim ki?  Ayrıca ambalajlı UHT ve pastörize sütler kontrollü bir şekilde ısıl işlemden geçtiği için besin değerini korurken, insan sağlığına zararlı mikrop ve bakterilerden arındırılıyor. Ama açık sütler denetlenmediği için bu sağlık riski hep var. Çok ürkütücü!
Bir de “ısıl işlem” kulağıma biraz garip gelmişti ki onu da araştırdım. Isıl işlem dediğimiz şey zaten tüm dünyada insan sağlığına zarar verme potansiyeli yüksek mikroorganizmaların sütten uzaklaştırılması amacıyla uygulanan bir teknolojik yöntem. Bu yöntem esnasında sütlere katkı maddesi de eklenmiyor. Ayrıca Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği diye bir tebliğ var ve sütler bu tebliğe uygun olarak ısıl işlemden geçiriliyor. Tabii bir de işin teknolojik boyutu var. Isıl işlem olarak kullanılan pastörizasyon ve UHT teknolojileri, tüm dünyada kullanılan, sağlık otoriteleri tarafından da kabul edilmiş en ileri teknolojiler. Teknolojiye güvenmenin ve kendi faydamıza kullanmanın güzel bir örneği yani süt meselesi.

Ben bu nedenlerle ambalajlı sütleri tercih ediyorum anlayacağınız. Zaten açık süte en başında soru işaretiyle yaklaşırken, şimdi bu araştırmalarımla tamamen uzaklaştım, ambalajlı pastörize ve UHT sütlere güvendim. Eğer hala soru işaretleriniz varsa lütfen konuyu burada bırakmayın ve siz de biraz araştırın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

9 Kasım 2017 Perşembe



Bebeklerin kolayca beslenmesini sağlayan biberon, gece beslenmelerinde süt dişlerinde çürüğe neden oluyor. 


Biberon çürüğü diye adlandırılan bu çürükler bebeklerin ağızlarında ağrı, koku ve beslenme bozukluklarına yol açıyor. Ancak biberon çürüğünü basit uygulamalarla önleyebilirsiniz.

Sütten Sonra Su

Bebeğin gece beslenmesi bittikten sonra içirilen su çürükleri engellemeyi sağlıyor. Süt içirildikten sonra bebeğin ağzını, damağını ve dilini temiz bir bez kullanarak duru su ile silmek gerekiyor. Böylelikle ağızda oluşan çürükler ve koku oluşumu engelleniyor.

Bebeklerin süt dişleri sağlıklı olduğu sürece diğer dişlerinin de sağlıklı olması sağlanır. Yumuşak ve hazır gıdalar bebeğinizin dişlerine yapışıp onları çürütmeye zemin hazırlayabilir. Bu gibi gıdalar tercih edilmemeli, ısırılarak ve koparılarak yenebilen gıdalar tercih edilmelidir. Ayrıca bebeğinizin dişlerini yumuşak uçlu bebek fırçaları ile temizleyebilirsiniz.

19 Kasım 2016 Cumartesi

Neden Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.
Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.
1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.
Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Aralık 2015 Salı




1 yaşındaki bebeğinizin kilosu, doğum kilosunun üç katına ulaşmıştır. Baş ve göğüs çevresi eşitlenmiştir. Gündüz uykusu artık 2,5 saate düşmüş, arama refleksi kaybolmuştur. Yürümeye başlamıştır. Çorabını kendisi çıkarabilir, çatala batırılan yiyeceği ağzına götürebilir durumdadır.








Bakım beslenme ve sağlığını geliştirmek için neler yapabilirsiniz?
Bebeğinizin ayağına giydireceğiniz çorabına değişik süslemeler yaparak, bebeğinizin ilgisini çekmesini sağlayabilirsiniz. Böylelikle çorabıyla ilgilenen bebek, onunla oynamaya, onu çıkarmaya çalışacaktır.

Bebeğinizin yaşına uygun olacak olan bir çatalla yemek yemesini desteklemelisiniz. Bebeğin yiyebileceği türde olan besinleri çatala batırarak bebeğinize vermelisiniz. Kendisinin de zaman zaman çatalla yemek yemesini (sizin kontrolünüzde) sağlamalısınız.

Kilo kontrolünü düzenli olarak yaptırmalısınız. Doğum kilosunun 3 katına ulaşmamışsa, yeteri kadar kilo almamışsa doktor kontrolüne götürmelisiniz.

Baş ve göğüs çevresi ölçümlerini yaptırmalı, takip ettirmelisiniz. Ortalama olarak baş ve göğüs çevresi ortalaması 46-30 cm olmalıdır.



Diş kontrolünü yaptırmalısınız.
Gündüz uykusu giderek azalacağı için ona göre düzenleme yapmalı ve gece kaliteli bir uyku geçirmesini sağlamalısınız. Gündüzleri bebeğinizle yaptığınız etkinlikleri çeşitlendirmeli, artırmalısınız. Bebeğinizle eğer dışarıda zaman geçirecekseniz, koruyucu güneş kremi ve şemsiye kullanmalı, güneşin zararlı etkilerinden onu korumalısınız.

Kaba Motor Gelişim Alanı
Bebeğiniz artık çömelme pozisyonundayken ayağa kalkabilir. Yardımsız yürüyebilir. Tutulabilecek sapı olan nesneleri itebilir. Basamakları emekleyerek çıkabilir. Kolları ile güç gerektiren hareketleri yapabilir.

Bebeğinizin kaba motor gelişim alanını nasıl destekleyebilirsiniz?
Bebeğiniz yerde otururken ve oyun oynarken onun ilgisini çeken veya sevdiği bir nesneyi onun oyun alanı içine koymalısınız. Bebeğiniz kollarını ve bacaklarını açarak dengesini sağlayacak ve yardımsız yürüyerek nesneye ulaşacaktır.

Tutulabilecek sapı olan bir oyuncağı, yetişkin kişi olarak önce itmeli ve çocuğa göstermeli hareket ettirmeniz gereklidir. Oyuncağı sapından iterek ileri doğru yürümesi için bebeği cesaretlendirmelisiniz.

Merdivenin birkaç basamak yukarısına bebeğinizin dikkatini çekecek bir nesne koyarak, yukarıya emekleyerek çıkıp, nesneye ulaşması konusunda cesaretlendirmelisiniz.

Bebeğinizle karşılıklı oturunuz. Elinize aldığınız küçük bir nesneyi (mendil, kumaş parçası vb.) bebeğinizin önüne koyarak dikkatini çekmelisiniz. Bebek mendil ile oynamaya başlayınca, mendilin bir ucundan da siz tutarak, mendili hafifçe kendinize doğru çekmelisiniz. Bebeğiniz elinden alınmaya çalışıldığını düşündüğü nesneyi kol gücünü kullanarak kendisine doğru çekecektir.
Bebeğinizin yürüme çalışmaları esnasında denge gelişimini sağlamak için farklı zeminlerde (kum, çakıl taşlı alan, beton zemin vb.) yürümesine fırsat vermelisiniz.

Yürüme alanında bebeğiniz için tehlike yaratacak unsurların olamamasına dikkat etmelisiniz. Bebeğiniz, hızlı hareket etmeyi gerektiren oyunlarda(yakalama oyunu gibi)yürüme yerine emeklemeyi tercih edebilir. Bunu doğal karşılamalısınız.

İnce Motor Gelişim Alanı
Bebeğiniz artık nesnelerin kapaklarını yerlerine yerleştirebilir. Kalın yapraklı kitap sayfalarını çevirebilir.

Bebeğinizin ince motor gelişim alanlarını nasıl destekleyebilirsiniz?
Bebeğiniz oturur pozisyonda iken önüne tencere gibi kapaklı nesneler koyunuz.
Bebeğinizin bu nesnelerin kapaklarını tek hareketle açması, kapatması ve yerlerine yerleştirmesini bekleyiniz. Gerektiğinde ona yardımcı olunuz. Küçük çaydanlık ya da tencereleri bu amaçla kullanabilirsiniz.

Bebeğinize sayfaları kalın karton, bez, naylon veya mukavvadan yapılmış, gelişimsel düzeyine uygun resimli çocuk kitabı verebilirsiniz. Bebeğinizin kitabın sayfalarını eliyle çevirmeye başlaması için gerektiğinde model olunuz ve onu teşvik ediniz.

Çeşitli nesnelerle oyun oynamasını, nesneleri ileri geri hareket ettirmesini, küçük nesneleri dar ağızlı kaba atmasını, kalın kitap sayfalarını eliyle çevirmesini ve kapakları yerine yerleştirmesini izleyip değerlendirmelisiniz.

Sosyal Duygusal Gelişim Alanı
Bebeğiniz artık başkalarının ilgisini çeken davranışları tekrar edebilir. Bağımsız hareket etmek ister. Hoşuna giden hareketleri tekrar tekrar yapar.

Bebeğinizin sosyal duygusal gelişim alanını nasıl destekleyebilirsiniz?
Bebeğinizin bir yetişkinin kontrolünde, bulunduğu ortamda özgürce hareket etmesini sağlamalısınız. Elinden tutarak yürüyüş yaptırmalısınız. Yürüyüş sırasında nesnelere dokunmak ve oynamak istediğinde izin vermelisiniz. Elinizi bırakıp yürümek istediği zaman, olası tehlikeleri önlemeye dikkat ederek fırsat vermelisiniz.

Bebeğinizin tekrarlamaktan hoşlandığı hareketlerden oyun üretmelisiniz. Bebeğinizin tekrarlayabilmesi için imkân sağlamalısınız. Bebeğinizin hoşuna giden çeşitli yüz ifadelerini, sesleri, canlı varlıkların hareketlerini yaparak bebeğinizin de denemesini isteyiniz.

Bebeğinizin dikkat çekmek amacıyla yaptığı olumlu davranışları, çıkardığı sesleri izlemeli ve olumlu tepkiler vermelisiniz. Sosyal ortamlarda bebeğinizin bu davranışları tekrar etmesini desteklemelisiniz.

Bebeğinizin yürümeye başlamasıyla birlikte, etrafı keşfetme isteği de başlar. Bu nedenle nesnelere dokunarak, tadarak tanımak ve öğrenmek ister. Bu dönemde bebeğiniz yalnız bırakılmamalı, bağımsız hareket ettiği sırada düşme ve çarpma gibi kaza ve tehlikelere karşı önlem alınmasına özen göstermelisiniz.

Bebeğiniz yapmaktan hoşlandığı hareketleri tekrar etmek isteyecektir. Bunları desteklemelisiniz.

Dil Gelişim Alanı
Bir yaşındaki bebeğiniz artık nesnelerin ya da kişilerin isimlerini söyler. Tek sözcüklü cümle kurabilir. Bir-on arasında sözcük kullanabilir.

Bebeğinizin dil gelişimini nasıl destekleyebilirsiniz?
Bebeğinizin yakın çevresindeki nesne ya da varlıkların (insan-hayvan-bitki) kendilerini ya da resimlerini gösterip, isimlerini sormalısınız. Bebeğinizden gösterilen nesnelerin isimlerini söylemesini beklemelisiniz. Örneğin: babasını gösterip ‘’Bu kim?’’ diye sorulduğunda ‘’Baba’’ cevabını vermesi beklenilir.

Bebeğinize sık sık ‘’Abi nerde?’’ ‘’Anne ne yapıyor?’’ gibi sorular sorarak konuşmasını desteklemelisiniz.

Bilişsel Gelişim Alanı
Bebeğiniz artık saklanan nesneleri birden fazla yerde arayabilir. Bir grup nesne arasından adı söylenen nesneyi gösterebilir. Çevresinde oynayan çocukları izler.

Bebeğinizin bilişsel gelişim alanını nasıl destekleyebilirsiniz?
Bebeğinizle karşılıklı oturunuz. Aranıza üç tane minder yerleştiriniz. Bebeğiniz görmeden elinizdeki nesneyi, minderlerden birinin altına yerleştiriniz. Bebeğinizden, saklanan nesnenin hangi minderin altında olduğunu bulmasını isteyiniz. Bu oyunu farklı nesnelerin ya da yastıkların altına saklayarak da devam ettirebilirsiniz.

Bebeğinizin 4-5 oyuncağını alarak bebekle karşılıklı oturunuz. Oyuncaklardan birinin adını söyleyerek, bebeğinizin adı söylenen oyuncağı göstermesini ya da vermesini isteyiniz. Bebek tam olarak istenileni yapana kadar, farklı zamanlarda tekrar etmelisiniz.

Bebeğinizi farklı yaşta çocukların bulunduğu mekânlara, oyun parkına götürerek diğer çocukları izlemesini sağlayınız. Çocukların yaptıkları ile ilgili konuşunuz. Bebeğinizin dikkatini çevredeki kişi ve olaylara çekmelisiniz.

Saygılarımla
Uzman Pedagog Nilüfer Evgin


7 Ekim 2015 Çarşamba

Bebeğinizin konuşması elbette ki doğal yollarla olacaktır. Bebeğin konuşma döneminde sorunların yaşanmaması için tabii ki  anne babanın üstlenmesi gereken sorumlulukları vardır. Kendini doğru ifade edebilen bir bireyin çocuğu sağlıklı konuşma becerisine sahip oluyor.Çocuğum nasıl konuşma becerisini kapabilir sorusunu sormadan önce kendinize çocuğumun nasıl doğru konuşmasını sağlarım sorusunu sormanız gerekmektedir. Konuşma becerisi bebeklik döneminde daha fazla önem arz ediyor. Çocukların konuşma becerisini kapmada en büyük etken oyuncaklarıdır. Çocuğunuzun seveceği oyuncakları ona sunmanız konuşma becerisinde ona büyük destek oluşturacaktır.


Son zamanlarda bilgisayar oyunlarının ve konsol oyunlarının, fiziksel oyunların yerini alması çok büyük bir sorunsaldır. Bilgisayar ve konsol oyunlarının yerine fiziksel oyunları tercih etmeniz, bebeğinizin gelişiminde çok büyük etmendir. Eski tip oyuncakların, bilgisayar oyunlarına göre daha fazla bebek gelişimine katkı sağladığı görülmüştür. Çünkü bebeğiniz oyuncaklarıyla sohbet ederek konuşmayı öğrenir.

Bebeğinizin gelişiminde diğer bir önemli husus da bebek ile sohbet etme konusudur. Bebeğinizin 2 ile 5 yaş arasındaki döneminde onunla bol bol sohbet etmelisiniz. Sohbet, bebeklerin dil ve konuşma becerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Bebeğiniz, sizin kelime haznenize göre şekilleneceğini de unutmamanız gerekir. Bu yüzden siz de kelime haznenizi geliştirmelisiniz. Bebeğinizi yanınıza alıp sesli bir şekilde kitap okumanız sizin için çok faydalı olacaktır.


Sağlıcakla kalmanız dileğiyle.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Bebek bakımında bebeğin temizliğinin ne kadar önemli olduğunun, bütün anneler tarafından bilinmesi gereklidir. Bebeğin temizliğinde ise, bebeğin banyosundan diğer, bebeğin bedenindeki farklı bölgelerin farklı temizlenme biçimlerinin bulunduğunun bilinmesi gereklidir. Bu yazımızda sizlerle, bebek cildi nasıl temizlenir ile ilgiliki ayrıntılı bilgileri paylaşmaya çalışacağız…

Bebeğin Temizliği Nasıl Yapılmalı?

Bebeğin yüz ve boyun temizliği: Mama yiyen bebeğinizin, yüzüne; ve boynunun diğer kıvrımlarına, mamaların; veya sütlerin aktığı durumlar ile karşı karşıya kalmışsınızdır. Bu durumda bebeğin temizliğinin nasıl yapıldığı hakkında bilgili olmanız gereklidir. Bebeğin yüz ve boyun temizliğinde, bebeğinizin cildinin ne kadar titiz olduğunu; ve bunun yanında, bebeğin boynunun esasen hava almadığı için tahriş olabileceğini netlikle aklınızdan çıkartmamalısınız.



Bebeğin yüz ve boyun temizliğinde, bilhassa alnındaki, yüzündeki; ve boynundaki kıvrımları dikkate almanız gerekiyor. İnce; ve nemli bir tülbentle temizleyebileceğiniz bu bölgeleri, daha sonra da nazik hareketlerle durulamayı tercih etmelisiniz.

Bebeklerde El ve Ayak Temizliği

Bebeğin temizliğinde, el ve ayak temizliğine de önem vermeniz gereklidir. Bebeği seven kişiler, bebeğin ellerine dokunabilirler; ve bebeğin ellerine dokunan eller yeteri kadar temiz değilse, bebeğin ellerine bir takım mikroplar bulaşacaktır; ve biliyorsunuz, bebekler ellerini ağızlarına koymayı çok severler… Bu nedenle, bebeğin temizliğinde, el temizliğinin büyük önemi bulunmaktadır. Bebeğin ellerinde bulunan kıvrımları; ve parmaklarının aralarını, temiz bir sabunlu bez ile sabunlamalı; ve daha sonra da durulamalısınız.
Bebeğin el temizliğini yaparken, sürekli aynı bezi değil de, temiz bir bezi kullanmalı; ve bebeğin el temizliğini her gün rutin olarak gerçekleştirmelisiniz. Eğer bebeğin el temizliği için temiz bir bez bulamıyorsanız, bebekler için özel olarak üretilen ıslak mendillerden de faydalanabileceğinizi belirtmek isteriz. Bebeğin ayak temizliğini de aynı özen ile gerçekleştirmelisiniz. Ayaklardaki kıvrımlar; ve parmak aralarının dikkatli bir biçimde temizlenmesi; ve bir bebek losyonu ile nemlendirilmesi yerinde olacaktır.
Bebeğin temizliğinde göz temizliğinin de önemi vardır. Peki bebeğin göz temizliği nasıl yapılır? Bebeğin göz temizliğini yaparken, kaynatılıp, sonrasında da ılıtılmış suyun içerisine, bebeğin gözünün temizleneceği pamuğun batırılması gerekir. Daha sonra bu pamuk bebeğin gözüne, içeriden dışarıya doğru uygulanır; yani, bebeğin gözünün temizliğine burun tarafından başlanır, ve şakaklara doğru gerçekleştirilir. Bebeğin göz temizliğini yaparken, bir gözü temizledikten sonra, diğer gözü temizlemek için, yeni bir pamuk kullanmanız gerektiğini de netlikle unutmamalısınız…

Bebeklerde Kulak Temizliği

Bebeğin kulak temizliği ile ilgili da sizlere bilgi vermek istiyoruz; fakat, bebeğin kulak temizliğinin öncesinde şunu bilmelisiniz ki: bebeğin kulakları çok titiztır. Kulak temizleme çöpü; veya daha ince bir çöp ile, bebeğin kulağı en dibine kadar temizlenmemelidir. Belirtildiği biçimde yanlış bir uygulama gerçekleştirirseniz, bebeğin kulak temizliğinde, kulağındaki pisliklerin daha içeri doğru gitmesine neden olursunuz. Bu nedenle, bebeğin kulak temizliğinde, kulağın arka kısımlarının; ve kulağın kıvrımlarının dikkatlice silinmesine özen göstermek gereklidir.



Bebeklerde Koltuk Altı Temizliği

Bebeğin bakımı; ve bebeğin temizliğinde, bebeğin koltuk altı temizliğine de önem vermeniz gereklidir. Bilmelisiniz ki, bebeğin koltuk altı, rahat hava almayan bir bölgedir; ve bu nedenden dolayı de bebeğinizin koltuk altının tahriş olduğunu sıklıkla görebilirsiniz. Bebeğin koltuk altının tahriş olmaması için, makul sıcaklıktaki bir ortamda bebeği bir süre çıplak bırakmalı, hareket etmesini sağlamalı; ve bebeğin koltuk altının hava almasına ortam hazırlamalısınız. Bunun sonrasında ise, bebeğin koltuk altı nasıl temizlenir sorusuna cevap bulmak gereklidir. Bebeğin koltuk altı temizliğinde, bir pamuktan destek almayı denemelisiniz…

Bebeklerde Tırnak Temizliği

Bebeğin temizliğinde, bebeğin tırnak temizliği de, dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konudur. Bebeğin tırnak temizliğinin öncesinde, bebeğin tırnak boyunun makul olup olmadığının kontrol edilmesi gereklidir. Bebeğin tırnaklarının uzaması demek, hem bebeğin kendisine; hem de size zarar verebileceği anlamına gelmektedir. Bundan kaynaklı, bebeğin tırnağının uzamasına izin vermemeniz gereklidir. Bebeğin tırnaklarının banyodan sonra yumuşayacağını bilmelisiniz; bu nedenden dolayı, bebeğin tırnağını banyodan sonra kesmeyi denemelisiniz. Bebeğin tırnağını keserken, ufak ve temiz bir çıt çıttan yardım alabilirsiniz. Bebeğin tırnağını keserken, çok kısa kesmemeye özen göstermeniz gereklidir; bu da bebeğin canının acımasına neden olabilmektedir zira. Bebeğinizin büyümesi ile beraber, elini de her yere değdireceğini göreceksiniz. Bu durum da, bebeğin tırnak aralarında, bir takım pislik ve mikropların birikmesine yol açacaktır. Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi, bebek, ellerini sürekli ağzına götürdüğünden kaynaklı, bu mikroplar bebeğin ağzında da bir takım yaraların çıkabilmesine yol açacaktır. Bu nedenle, bebeğin tırnaklarını, ince bir tülbentten destek alarak temizlemeniz tavsiyelmektedir.

Bebeklerde Göbek Temizliği

Bebeğin temizliğinde, bebeğin göbeğinin temizliğinin de oldukça önemli olduğunu bilmeniz gereklidir. Özellikle bebeğin göbek bağı düşene kadar, göbek bağının, bebeğin en fazla dikkat edilmesi gereken bölgesi olduğunu bilmeniz gereklidir. Bebeğin göbek bağı, ortalama iki hafta içerisinde düşecektir; bebeğin göbek bağının düşmesinin sonrasında iyileşme süreci de çok uzun bir zaman almayacaktır. Bebeğin göbek bağı düşene kadar, bebeğin göbeğinin sürekli olarak kuru tutulması gerektiğini bilmelisiniz. Bebeğin göbeğinde herhangi bir iltihaplanma durumu ile karşılaşırsanız, hemen bebeğin hekimina başvurmanız gerektiğini unutmamalısınız.

25 Şubat 2015 Çarşamba


Merhabalar...

Bebekler üzerine oluşturulan bu blog sizlere kampanyalı ürünlerden bahsetmek istiyor. Bursa Altıparmak'da bir giyim mağazasında(adı:Viar) gezerken bebek ayakkabılarını gördüm ve dikkatimi çekti yaklaştım. Baktım ki orada Gezer ve Fınlay marka bebek ayakkabılarının çok uygun bir fiyatta olduğunu gördüm ve benim çok hoşuma gitti bu sevimli ayakkabılar. Bunu da sizinle paylaşmadan rahat edemedim.

Bahsettiğim ayakkabıların fiyatı 3,95 TL. Evet yanlış okumadınız 3,95 yani yuvarlarsak 4 TL. Gezer marka olması daha hoş bir konu çünkü kaliteli ürünler satıyor. Aşağıda bu ayakkabıların görüntülerini sizinle paylaşacağım ki bence görülmeye değer ürünler.
Böyle dikkatimi çeken ürünler vs. paylaşacağım sizlerle hepinize sağlıklı, mutlu günler dilerim... :)

fınlay bebek ayakkabiları
Fınlay

gezer bebek ayakkabiları
Gezer

fınlay gezer bebek ayakkabiları
Fınlay & Gezer

21 Şubat 2015 Cumartesi

Başlıkta da belirttiğimiz gibi bebekler anne karnındayken sevgi, sakin bir ortam ve huzur ister. Hamilelik döneminizde bebeğinize huzur verebilirsiniz. Nasıl mı? Bebeğinizi hissederek. Sessiz bir ortamda bebeğinizin kalp atışlarını dinleyerek dünyanın en mutlu annelerinden birisi olabilirsiniz. Uzanın ve karnınızdaki masum bebeğinizi sevin, okşayın. Bebeğiniz sizin içinizde hayat buluyor, sizin yediklerinizi yiyor ve sizin nefesinizle büyüyor. Annelik çok mutlu olunası bir durumdur.

Hamilelik
Hamilelik Sevgi Paylaşımıdır


Hamile Anneler İçin Kırmızı Alarm Durumları:

-Hamilelik döneminizde çok tuz tüketiminden uzak durunuz. Tuzu azar azar atarak istediğiniz tuz miktarının fazlasına çıkmamış olursunuz.

-Çok fazla kafein tüketiminden uzak durunuz. Hamilelik döneminizde çayı ve kahveyi azaltınız.(kola, diğer alkolsüz içecekler, çikolata, vb. kafein içeren besinlerdir.)

-Alerjinizin olduğu gıdaları tüketmeyiniz. Size olumsuz etkisi olabilir.

-Aşırı şeker tüketimine dikkat. Aşırı şeker sabah mide bulantılarınızı arttırır.

-Hamilelik öncesinde ve hamilelik sırasında alkolden uzak durunuz. Alkol bebeğinizin sağlıksız şekilde doğmasına ve düşük tehlikesine yol açabilir. Hamilelikte alkol ve sigara yasak.

-Hamilelikte keyif için uyuşuturucu vb. zararlı maddelerden uzak durunuz. Bu maddeler bebeğinizin erken doğumuna ve bebeğinizin prematüre doğmasına sebep olabilir.

-Hamileliğin sonunda doğum yapacağınızı biliyorsunuz ve bu doğumun kolay geçmesini istemez misiniz? Tabii ki istersiniz. Kolay ve sağlıklı bir doğum için kegel egzersizlerini deneyebilirsiniz. Kegel egzersizleri hakkında bilgi edinmek için buraya tıklayınız.

6 Şubat 2015 Cuma

Anneleri telaşlandıran önemli konulardan birisi de bebeklerde gaz sanıcısıdır. Yeni doğan bebeklerin mide ve bağırsak sistemi yeteri kadar gelişmediği için doğum sonrasındaki 2 hafta içinde başlayıp 4. aya kadar bu acı durum devam edebilir. Bazı bebeklerde ise gaz soruni 1 yaşına kadar devam edebilmektedir.

bebeklerde gaz sorunu


 Bebeğin Gazı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Bebeklerin çoğu ilk aylarında gaz soruni yaşarlar. Bu durum bazı bebeklerde normal seviyede devam ederken bazılarında ise daha ağır olarak devam edebilir. Bazı durumlarda anneler bebeklerin ağlamasının nedeninin gaz sancısı olduğunu anlayamazlar.Bebeğin acıktığını ya da diğer bir nedenten kaynaklı ağladığını zannederler, halbuki bebek gaz sancısı çekmektedir. En yaygın olan yanlışlardan bir tanesi de annelerin bebeği emzirdikten sonra bebeğin ağlamaya devam etmesi üzerine sütlerinin yetmediğini düşünüp, bebeğe hazır mama takviyesi yapmasıdır. Bilinçsizce yapılan bu yanlış davranış birçok bebeğin anne sütünü bırakmasına neden olabilmektedir. Bebeğinizi emzirdikten sonra ağlıyorsa ilk olarak aklınıza onun gazı olduğu gelmelidir. Bebeğiniz sizi hızlıca emdiği için çok miktarda hava yutmuş olduğundan karında gaz birikmesi meydana gelir. Bu durumda onun gazını çıkarmak sizin görevinizdir. Gazı olan bebekler genellikle bacaklarını karınlarına doğru çekerler veya ileri doğru uzatırlar. Bebeğinizin ishal, kusma, yüksek ateş vb. bir sağlık sorunu yoksa, ağlamasının nedeni çektiği gaz sancısı olabilir.

  Bebeklerde Gaz Sancısının Nedenleri

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bebeklerin mide ve bağırsak sistemi yeteri kadar gelişmemiş olduğu için bebeklerde 1 yaşına kadar gaz sancısı sıkça rastlanılan bir durumdur. Bebeğinizi emzirme esnasında hızlı emmeden kaynaklı hava yutma olayı meydana gelebilir, bu da bebekte gaz sancısına sebeptir. Biberonla beslenen bebeklerde de aynı şekilde hava yutma olayı meydana geldiği için gaz sancısı oluşabilir. Daha önceden gaz problemi olmayan bir bebekte bile, katı gıdaya geçiş sürecinde gaz sancısı görülebilir. Bu onun henüz gelişimini tamamlamamış olan mide ve bağırsak sisteminin yeni tanıdığı gıdalara verdiği tepkidir ve zaman içinde kendi kendine geçecektir. Bebeğin yiyeceğini gezerek, dolaşarak yemesi, oyun oynarken ya da televizyon izlerken beslenmesinin de onda gaz sancısı oluşturabileceğini belirten doktorlar anneleri bebeklerini mama sandalyesinde beslemesi konusunda uyarıyor. Çünkü bebek etkinlikleri yaparken gıda alırsa, hızlı hareket etmekten kaynaklı fazla hava yutabilir ve bu durumda gaz sancısı oluşabilir. Hepinize bebeğinizle beraber sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat diliyorum...

26 Ocak 2015 Pazartesi

Bebekler diş çıkarma döneminde çok huysuz olurlar çünkü bu dönemde ağrı çektikleri için sürekli ağlarlar, sinirlilik ve huysuzluk gibi davranışlar gösterebilirler. Bu sıkıntılı döneminde çocuklarımıza destek olmalıyız.

bebeklerde-dis-cikarma


Bebeğinizde;

1- Ağızda tükürüğün artması,
2- Ellerini ve nesneleri ısırması,
3- Gelip geçici huzursuzluklar yaşaması,
4- İştahsızlık,
5- Uyku problemleri

gibi belirtileri görüyorsanız biliniz ki bebeğiniz büyüyüp diş çıkarmaya başlamıştır. Bebeğinizin dişleri çıkarken bebeğiniz çok ağrı çekiyorsa doktorunuza başvurabilirsiniz. Bebeğiniz dişlerini çıkardıktan sonra ise onlara diş temizliği konusunda alışkanlıklar edindirmelisiniz. Mesela diş fırçalama gibi... Bir diğer uyarımız ise sert oyuncaklar bebeğinizin dişlerine zarar verebilir bu yüzden yumuşak malzemeden yapılmış oyuncakları tercih etmelisiniz.

11 Ocak 2015 Pazar

Erken doğan bebekleriniz eve geldikten sonra en az 2 ay daha bakımında zorlanabilirsiniz.Evinize getirdiğiniz prematüre bebeğinizin odasının ısısı 20 derecenin altına düşmemelidir.Sürekli bebeğinize dokunun, konuşun, emzirin.

Normal doğumla doğan bebeklere göre daha çok ilgi, şefkat ve bakıma ihtiyaçlarının olduğunu aklınızdan çıkarmayın.Eğer bebeğiniz henüz memeyi reddediyorsa, besleyeceğiniz biberonun temizliğine son derecede dikkat edin.Bu beslenme düzenini sağlayana kadar sıklıkla besin vermeye çalışın.

premature-bebek


Ek gıda ve katı gıdayla doyurmak için de acele etmeyin. Diğer bebekler 6 aydan sonra anne sütüne ek olarak beslenmeye geçilse de bu prematüre bir bebek için 2 ay gibi bir süre daha geç olabilir. Sindirim sisteminin tam anlamıyla gelişmiş olmasına ve erken beslenmeye başlamasıyla alerjik durumların görülmesi sık sık yaşanan sorunlardan biridir.

Bebeğinizin ihtiyacı olan protein, mineral gibi besin diyetlerinin anlaşılabilmesi ve buna yönelik bir beslenme planı oluşturmak için bir doktor yardımı alın.

Bebeğiniz prematüre doğabilir fakat kendisini farklı hissettirecek kadar çok ilgi göstermek gibi hata yapmayın. Bebeğin prematüre dünyaya gelmesi ileri ki yaşlarında her dediğinin yapılacağı anlamına da gelmemelidir.

9 Ocak 2015 Cuma

İlk 6 ayda tedavinin önemi

Doğumdan sonraki ilk 6 ayda saptanan kalça çıkığı olgularında özel bandajlamayla büyük ölçüde başarı sağlandığını kaydeden Bozkurt, "Bu nedenle kalça çıkığında erken teşhis, oldukça önemlidir. Türkiye'de en büyük problem, tanının ileri yaşlarda konulması" şeklinde konuştu.

6. aydan sonra ameliyat dışı yöntemlerle başarı oranının gittikçe düştüğünü vurgulayan Bozkurt, "6-12 aylık arası bebeklerde kalça çıkığı, kolay ameliyatlarla tedavi edilebilir. Ancak daha ileri yaşlarda, bilhassa yürüme sonrası kalça çıkığı saptanmışsa tedavi artık cerrahi tekniklerle mümkün olabilir. Cerrahi tedaviler yaş ilerledikçe daha sorunlı hale gelir" dedi.

Kalça çıkığı nasıl anlaşılır?

Geç yürüyen bir çocukta kalça çıkığından şüphelenilmesi gerektiğini belirten Bozkurt, şunlara dikkati çekti:

"Kalça çıkığı olan bir çocuk geç yürür. Yürümeye başladıktan sonra da çıkık olan tarafa doğru aksar, koşarken sıklıkla düşer. Bacak boyları eşit değildir. Çıkık iki taraflıysa ailenin bunu anlaması zahmetlidir. Ancak bu çocuklar diğerleri gibi normal hareketler yapamaz, hareketlerinden kesinlikle belli olur."


"Bebekler netlikle kundaklanmamalı"


Ülkenin birçok yerinde bebeklerin hala kundaklanmaya devam edilmesinin kalça çıkığı için zemin oluşturduğunu belirten Bozkurt, bebeklerin netlikle kundaklanmaması gerektiğini bildirdi.

Bozkurt, "Kundak yapılması durumunda çıkmaya eğilimli olan kalça, belirgin bir çıkık haline gelir. Bu nedenle bebeklerde bacak aralarını geniş tutacak biçimde bezler tercih edilmelidir. Ultrasonografide risk saptanmışsa, çift ara bezi de kullanmak mümkün" şeklinde konuştu

8 Ocak 2015 Perşembe

Bebeğinizin 9.Ayında Gelişimi

Bebeklerin oyun oynarken bazı heceler söylemesi, onun konuşma hevesini gösterir. Örneğin şişeye “şi” der ve şimdilik bu onun için yeterli olacaktır. Önünüzdeki 2-3 ay boyunca bu heceler artar yalnız çocuk 18 aylıktan ya da 2 yaşından önce konuşmaz. Daha da önemli olan, ona ifade ettiğiniz her şeyi anlıyor olmasıdır. Onunla sıklıkla konuşun -ona ne yaptığınızı anlatın ya da bazı nesnelerin adlarını söyleyin- çok kısa bir zaman sonra “anne”,”baba” ya da “baş-baş” gibi kelimeleri anlayabilecektir. Bebek ilaveten “dur” ya da “baş baş yap” gibi küçük tefek talimatları da artık anlar. Bebeğiniz artık nesnelerin ona görünmedikleri zaman da var olduklarını- diğer bir deyişle odadan ya da evden çıktığınızda da var olduğunuzu – kavramıştır.

Oyuncakları saklama oyunu bu gerçeği algılamasına yardım eder. Bu yaştaki bebekler aile üyeleriyle ve diğerleriyle bu kolay oyunu oynamaya bayılır. Büyük kardeşler, tıpkı erişkinler gibi oyuncağın nasıl kullanıldığını anlamalarına yardım ederlar. Ancak bunun yanı sıra bebeğin bunu kendiliğinden öğrenmesini de engelleyebilirler. Evde büyük bir kardeş olsa dahi, bebek bu dönemde anne ve babasını yanısıra ister. Her ne kadar bu yeni özgürlük onu mutlu etse de zamanının çoğunda sizinle oynamak ister. Tüm gün çalışan ebeveynler eve dönüşlerinde bebeğe hem güven, hem de yenilik duygusu getirirler. Bebeğin kazandığı bağımsızlığın en büyük göstergesi memeden ya da biberondan kopma eğilimidir. Ancak gelecek ay bu eğilimin değişmesi muhtemeldir. Bu arzu hemen hemen bir yaşında yeniden ortaya çıkar.

9aylikbebek


Bebeğin biberon ya da meme emmeyi bırakmaya hazır olup olmadığını çocuk hekiminizle konuşun. Eğer meme veriyorsanız, 9. ayda memeye karşı talebi azalabilir. Ancak yine de emzirmenin verdiği yakınlık duygusunu ister. Sık sık kucağınızda emme pozisyonuna girmek isteyecektir ve bu talebi geri çevrilmemelidir.


Eğer bebek bu süre içinde biberona karşı arzusizse, bardağa geçmeyi deneyebilirsiniz. Ancak yine de bebeği biberonundan çok erken ayırmayın, biberonu ikinci yaşına kadar kullanabilir. Eninde sonunda sıkılacaktır. Ancak unutmayın ki biberonu kendiliğinden kullanabilen bebek emmeyi bırakmada daha fazla zorlanır. Bu ay hız meraklısı yaramazın daha da hareketleneceğini göreceksiniz. Muhtemelen deneme-yanılma yolu ile kendiliğinden oturma pozisyonunu bulmuştur. Bundan sonra zamanının çoğunu emekleme ve oturmayı denemekle geçirir. Bu ay sonunda bebeklerin çoğu ayakta desteksiz durabilir.

Hareketli bir bebek ayakta dururken bir yandan da elindeki bir oyuncak ile oynayabilir. Bir çoğu elini kanape ya da sehpaya dayayarak küçük küçük dolanmaya başlar. Daha ustalaştığında bir mobilyadan diğerine önce ellerini uzatarak geçmeye çalışacaktır. Yürüteç kullanıyorsa, yürüteç üzerindeyken onu fazla yalnız bırakmayın ve etrafında tehlikeli objeler olmadığından emin olun. Yürüteçteki bir bebeğin yaramazlık yapmak için iki elini birden kullanabilir, yalnız kendi başına duran bir bebek, bir eli ile dayandığından yalnızca tek eliyle ortalığı karıştırabilir.

3 Ocak 2015 Cumartesi

Hassas Annemiz Fazilet: İyi geceler:) size paylaştığınız değerli ve bilimsel bilgiler icin çok teşekkur ederim.Ben keçi sütünün Anne sütünü yeterli alamayan bir bebekteki değeri nedir bunu öğrenmek istiyorum. İlk 1sene inek sütü evet allerjen peki keçi sütü? Teşekkür ederim.Cevabım:Keçi sütü 1 yaşından küçük bebeklere uygun değil diyor doktorların çoğu. Keçi sütü ilk 1 yıl demir ve vitamin oranı olarak bebeklerin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. 1 yaşından küçük bebeklerde kansızlığa yol açabilir. Bebekte keçi sütüne alerji varsa kötü sonuçlara neden olabilir.

Bebekler Keçi Sütü İçebilir Mi?
Bebekler Keçi Sütü İçebilir Mi?


1 yaşına kadar anne sütü veya devam sütü almalı bebek. Zaten piyasadaki keçi sütlerinin mutlaka inek sütüyle karışık olduğunu söylüyor bilenler. Keçi sütü çok az bulunurmuş ve satabilmek için karıştırıyorlarmış diye duyuyorum. Bu riski almayın derim ama tabii doktorunuza danışın. İlk 1 yıl süt yasak ama sütten yoğurt mayalayıp verebilirsiniz doktorunuz yoğurt verebilirsin dediğinde.Not:Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz. Sevgiler...
 Lütfen çocuğunuzun kendi başına olmayı ve oynamayı öğrenmesine izin verin. Annelerine yapışık çocuklar anneleri tarafından “beni çok seviyor” diye değerlendiriliyor bazen ama bu çok da sağlıklı bir şey değil. Ben her zaman çocukların bireyselliğini desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle kendilerini sevmelerini sağlarsanız emin olun sizi de çok seveceklerdir. Mesela ben çocuklarıma “en çok kimi seviyorsun?” diye şakadan sorduğumda(ki biliyorum bunu sormamak lazım ama bazen tutamıyorum kendimi) Anne, baba, kardeş, abiden sonra kendimi diye cevap verirler. Bu cevabı onlara ben öğretmedim kesinlikle. Ama onlara kendini sevmeyi ve kendini değerli görmeyi öğrettiğimi düşünüyorum. Bunu da sevgimi göstererek ve bireysel yaptıkları başarıları destekleyerek yaptım. Evdeki huzur ve mutluluk da çok önemli tabii. Çocuklar evdeki ortamdan etkileniyorlar.Kendini güvende hissetmeyen çocuklar daha sonra hem kreşe hem de ilkokula başlarken çok büyük sorunlar yaşıyorlar. Okula gitmek istemiyorlar ve gittiklerinde mutsuz oluyorlar. Annelerinden ayrı bir etkinlik düşünemiyorlar ve endişe duyuyorlar. Haftalarca kreşin kapısında oturan anneler görüyorum ve üzülüyorum. 3 çocuğum da ilk günden itibaren güle oynaya kreşe gittiler ve ben 1 saat bile kreşin kapısında beklemedim.

Çocukların Okula Başlama Zamanı
Çocukların Okula Başlama Zamanı


Alper de bu sene 64 aylık ilkokul 1. sınıfa başladı ama bir kere bile ağlamadı ve endişe duymadı. Tabii ki ben de diğer anneler gibi uyum haftasında her gün okuldaydım ama zaten bunu yapmamız isteniyordu ve okulumuz hergün anneler için yararlı bilgiler içeren veli eğitimleri hazırlamıştı. Çocuklar derse girince biz veli eğitimine giriyorduk. Aynı anda sınıftan çıkıp çocuklarla buluşuyorduk. Okulu böyle sevmeleri tesadüf değil tabii ki. Kalpsiz bir anne de değilim. Ben onları aylar öncesinden yavaş yavaş hazırlamaya başlamıştım. Okulun ne kadar güzel bir yer olduğundan bahsettim. Hikayeler anlattım, orada yapacakları aktivitelerden bahsettim. En önemlisi de ben kendim endişe duymadım ve gözümde büyütmedim. Çocuklar sizin ne hissettiğinizi hemen anlarlar ve empati yetenekleri çok iyi olduğu için bundan etkilenirler. Siz rahat ve mutlu olacaksınız. Okula başlamanın kutlanacak ve çok mutlu bir olay olduğunu yansıtacaksınız çocuğa. Yoksa siz “Aman Allahım okul başlıyor nasıl olacak, bu çocuk nasıl gidecek tek başına” paniğinde olursanız ne kadar saklamaya çalışsanız da bu çocuğa yansır. Önce siz kendinizi hazırlayın okula. Ayrıca tabii ki iyi bir okul seçin. Çocuk mutsuz olduğu ve güzel bir eğitim görmediği bir yere tabii ki gitmek istemeyecektir. Benimkiler okullarını o kadar çok seviyorlar ki bayram taillerinde ve bazı haftasonları “neden okul yok?” deyip kızdıklarını ve hatta ağladıklarını bilirim. Çocuğunuzu okula hazırlanma sürecine dahil edin. Kırtasiye listesindekileri ve okul çantasını beraber seçin ve alın. Çocuğunuzu güzelce okula bırakın ve aklınızı orada bırakmadan çıkın gidin.

O çocuk sizin dışarda olduğunuzu bilirse tabii kendini yeni arkadaşlarına ve okuluna veremez. “Annem acaba neden gitmiyor, demek ki ben güvende değilim” diye düşünmez mi? Vedalaşmaları kısa kesin. İyi dersler deseniz yeter. Üzülmeyin. Artık okulun hayatının bir parçası olduğunu bilsin. Mızmızlanınca götürmemezlik etmeyin. Okula gitmek istemeyince gezmeye götürülen bir çocuk tabii ki gitmek istemez.Çocuklarımın okul sevgisi ve kendi kendine oynamayı sevmelerinin temellerini oturmaya başladıkları 6 aylıktan itibaren atmaya başladım. Ben çocuklarıma çok küçükten itibaren günün bir kısmında kendi kendilerine oynama alışkanlığını verdim. Küçüklükten başlayarak çocuğunuzu oyuncaklarıyla birlikte yere oyun halısının üstüne oturtun ve kendi kendine oynamaya teşvik edip gözünüzle onu görebileceğiniz ama onun sizi göremeyeceği bir yere gidin. Bu arada çocuğunuzun etrafında yutabileceği küçük nesneler olmasın. Kafasını vurabileceği sehpalar olmasın. Güvende olsun yani ve gözünüz üstünde olsun. Ben plastik çitlerden güvenli bir alan oluşturmuştum salonda ve orada rahatça bırakabiliyordum. Böyle böyle kendi kendine yetebilmeyi ve kendiyle de mutlu olmayı bilsin. Tabii ki uzun süre olmayacak bu kısa kısa süreler olacak. Onun gelişimi için bu önemli. Bu zamanı çok uzatmayın ilgisiz bırakmayın onu. Bazen anneler görüyorum bebek kendi kendine güzel güzel oynarken hadi yavrum şunu yapalım diye yanlarına alıyorlar. Bunu yapmaya gerek yok. Zaten bir süre sonra sıkılıp yanınıza gelecek.

O zaman yaparsınız o aktiviteyi. Kardeşlerin de beraber oynamasını teşvik edin ama tabii yine gözünüz üzerlerinde olsun ve her zaman güvende olsunlar.1,5 yaşından itibaren de kendi yaşıtlarıyla oyun grupları oluşturarak sosyalleşmelerini sağladım. Oyun grubunun nimetlerinden yararlanmak için pahalı kreşlere veya oyun merkezlerine ihtiyacınız yok. Kendi çevrenizden ve semtinizden de bulabilirsiniz çocuğunuzun yaşıtlarını. Parklarda karşılaşabilirsiniz bu çocukların anneleriyle. Ben de Alper 1,5 yaşındayken oturduğumuz yerdeki annelerle 6-7 kişilik bir oyun grubu kurmuştum ve her Perşembe toplanıyorduk. Hem yaşıt çocuklarımız sosyalleşiyordu hem de biz anneler biraraya geliyorduk. Değişik oyunlar oynatıyorduk, Kitaplar okuyorduk. Her hafta başka birinin evinde toplandığımız için çocuklar değişik oyuncaklar ve aktivitelerle mutlu oluyorlardı. Alper ve diğer çocuklar 3,5 yaşında kreşe başlayana kadar devam etti oyun grubumuz. Aynı semtte olduğumuz için bütün oyun grubu aynı anda aynı kreşe başlayınca okula alışmaları da çok rahat oldu. 2,5 yaşına kadar çocuklar pek birlikte oynamazlar ama yan yana oynarlar. Bu da güzel birşeydir onlar için. 2,5 yaşından sonra beraber oynamayı ve paylaşmayı öğrenirler oyun gruplarında. Annelerin iyi anlaşması da önemli ki anlaşmazlıklar çıkmasın sonra. Oyun grupları kurmanızı tavsiye ederim.Tabii ki şunu unutmayın bütün çocuklar ve bebekler farklıdır.

Siz doğru davranışları yapsanız bile çocuğunuz okula gitmemek için deliler gibi ağlayabilir. Ama bu doğru davranışları yapmanızı engellememeli. Kardeşler bile birbirinden farklı yetişiyor. Mesela kızım Esin özgür ve herşeyi kendi kendine yapmak isteyen, yardım edilmesini istemeyen yetenekli bir kızdır. İkizi Sevinç ise biraz bana düşkündür ve bazen yapışır bana kedicik gibi, yemeğini yedirmemi ister, yanında çok olmamı ister ben bunu hiç sevmeme rağmen. Ama o da 1,5 yaşından beri kendi kendine giyinir soyunur, bensiz de çok güzel gezer. Okula bayılarak gider. Aslında ikisine hep aynı davrandım ama farklı oldular. Ama okulda herşeylerini kendileri yapıyorlarmış ve hatta diğer çocuklara bile örnek olmuşlar. Alper ise çok akıllıdır, yaşıtlarından her konuda çok ileridir ama herşeyi kendi kendine yapmak istemez, biraz hizmet bekler. Erkek çocukları biraz öyle oluyor gördüğüm kadarıyla. Diyeceğim şu ki, siz elinizden geleni yapın ama her çocuğun kendine özgü olduğunu unutmayın. Siz doğru davranışları yapın, içiniz rahat olsun ama buna rağmen sorunlar çıkarsa kendinizi suçlamayın.Not:Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz.
Derya Hanım: Günaydın dostlar... Benim 3 buçuk aylık kızım var ve ben onu çok seviyorum zeka gelişimine yardımcı olmak istiyorum bunu nasıl yapabilirim diye sorup soruştururken ‘Bebek İşaret Dili’ diye bir makale buldum. 6 aydan sonra bebeğimle işaret dili sayesinde iletişim kurabiliyormuşum. Süt isteği, su isteği, bez değişimi, uyku zamanını ve kitap isteği gibi bir çok isteğini rahatlıkla işaret dili ile anlatabiliyormuş. Bu uygulamayı aranızda bebeğine uygulayabilen var mı? Olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

Uzman Annenin Cevabı: Yabancı ülkelerde bebeklerine işaret dilini uygulayan birçok anne var. Çok faydası olduğunu söylüyorlar.

Bebeklerin İşaret Dili
Bebeklerin İşaret Dili
Şöyle bir şey var ki ben bu bebeklerde işaret dili uygulamasına ihtiyaç duymadım zaten kısa zaman sonra konuşmaya başlıyorlar. Bana kalırsa ben şöyle düşünüyorum, çocuklar kendilerini ifade edebilmek ve istediklerini anlatabilmek için konuşuyorlar eğer kendilerini işaret dili ile anlatır ve istediklerine ulaşırlarsa daha geç konuşurlar. Fakat bu düşünceyi destekleyenler bunun böyle olmadığını söylüyorlar.



Bebekler 10-14 aylarda elleriyle iletişim kurmaya başlıyorlarmış, zaten artık o yaştaki bir çok çocuk konuşabiliyor. İstediğiniz zaman başlayabiliyormuşsunuz fakat en geç 8-9 aylık olduğunda başlarsanız bebek işaret dilini daha kolay uygulayabileceğinizi söylüyorlar. Bu uygulamayı bebeklerine öğretenler çoğunlukla doğum itibariyle başlıyorlarmış ve aynı zamanda bu uygulamayı başarıyla sonuçlayan anneler bebeklerin ilerde teslerde daha başarılı olduklarını ve daha sağlıklı geliştiğini söylüyorlar...
Hiçbir sağlık problemi olmayan bebeğinizi beşiğine yatırıyorsunuz ve sabah uyandırmaya gittiğinizde bebeğinizin öldüğünü anlıyorsunuz. Bundan büyük bir kabus olamaz sanırım. Ne yazık ki binlerce anne için her sene bu kabus gerçeğe dönüşüyor. Sadece ABD’de 4500 bebek her yıl bu nedenle ölüyor. Türkiye’deki bu nedenle ölüm istatistiklerine ulaşamadım, tam bir sayı olmadan da vermek istemiyorum.Genellikle 0-1 yaş arası gerçekleşen bebek ölümlerinde belirgin bir neden bulunamadığında bunaani bebek ölümü sendromu(Sudden Infant Death Sendrome) veya beşik ölümüdeniyor.
Ani Bebek Ölümü Sendromu

Beşik ölümü sigara içilen ve bebeklerin yüzüstü yatırıldığı evlerde daha çok görülüyor. Beşik ölümü hakkında bir çok belirsizlik var. Hiçbir sağlık sorunu olmayan bebekler birdenbire uykularında ölüyorlar. Uzmanlar buna neyin neden olduğunu tam olarak bilmiyorlar. Bu da aileleri bir belirsizliğe ve umutsuzluğa itiyor. Gözümüzden bile sakındığımız tamamen sağlıklı bebeğimizi 0-1 yaş arasında kaybetme ihtimali anneleri çok korkutuyor ama tamamen çaresiz değiliz, bunu önlemek için alabileceğimiz pek çok önlem var.Yapılan araştırmalara göre anne sütü alan bebeklerin ani bebek ölümünden ölme ihtimali hiç anne sütü almamış bebeklere göre %60 daha azmış. Bu da bebeğinizi anne sütüyle beslemeniz için bir diğer neden.
TÜP BEBEK SONRASI DIŞ GEBELİK (EKTOPİK GEBELİK)
Tüp bebekte dış gebelik belirtileri nedir? Nasıl anlaşılır?:
Tüp bebek uygulamalarında embriyo transferinden 12 gün sonra gebelik testi yapılır. Gebelik testi yapıldığı günlerde ultrasonda gebelik görülemez, bu normaldir çünkü gebelik henüz çok küçüktür. Bu nedenle gebelik testi yapıldıktan ortalama iki hafta sonra hasta ultrason kontrolüne çağrılır, bu kontrolde gebelik kesesinin izlenebilmesi gerekir. Transferden iki hafta sonra yapılan ultrason kontrolünde gebelik kesesinin izlenememesi dış gebelik açısından en önemli uyarandır. Bu durumda kanda gebelik testi (B-HCG) değerleri takibe devam edilir, buna göre dış gebelik olduğu kesinleşirse uygun tedavi verilir. Dış gebelik tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiyeburaya tıklayarakulaşabilirsiniz.Dış gebelikte en sık görülen belirti kasık ağrısıdır ancak tüp bebek uygulamalarında sıklıkla belirtiler başlamadan gebelik testi ve ultrason ile tanı konur. Belirtiler daha sonra başlar genellikle. 
Tüp Bebek
Tüp Bebek


Tüp bebek sonrası dış gebelik ihtimali ne kadardır?
Normalde genel toplumda dış gebelik sıklığı yüz gebelikten ortalama biri veya ikisi dış gebelik olacak kadardır. Tüp bebek uygulamalarında bu oran biraz daha artmaktadır. Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerin yaklaşık yüzde ikisi dış gebeliktir. Tüp bebek uygulanan tüm hastalar düşüldüğünde dış gebelik meydana gelmesi ihtimali yüzde birin altına düşer çünkü her uygulamada gebelik oluşmamaktadır.Artış olmasının sebebi muhtemelen tüp bebeğe başvuran hastaların önemli bir bölümünde tüplerin hasarlı olması ve bu nedenle gebeliğin tüpe yerleşmesidir.Tüp bebek sonrası dış gebelik geçirenler nasıl tedavi edilir?Bazı durumlarda sadece izlemek yeterlidir, dış gebelik kendi kendisine kaybolabilir. Bazı durumlarda ise ilaç tedavisi veya ameliyat gerekebilmektedir. Ameliyat genellikle laparoskopik uygulanır.

Dış gebelik geçirenlere tekrar tüp bebek yapılabilir mi?Bir kaç aylık iyileşme sürecinden sonra tekrar tüp bebek denemeleri yapılabilir. Geçirilen dış gebelik ameliyatı veya ameliyatta tüpün alınması alınması tüp bebek ile gebelik oluşma şansını azaltmaz. Tüp bebek işleminde hastanın tüplerinin (yumurtalık kanalları) olmaması bir zarar getirmez.
Kimlerde tüp bebek sonrası dış gebelik oluşma ihtimali daha fazladır?
  • Tüplerinin tıkalı olması nedeniyle tüp bebek uygulanan hastalarda risk daha fazladır (%3-4).
  • Daha önce pelcik enfeksiyon (PID) geçiren hastalar
  • Daha önce dış gebelik geçirmiş olan hastalar Heterotopik gebelik (Aynı anda normal gebelik ve dış gebeliğin birlikte olması): Aynı anda hem rahimin içerisinde normal bir gebelik olması hem de rahim dışarısında bir dış gebelk olması normal toplumda çok nadir, 20 bin - 30 bin gebelikte bir görülen bir durumdur. Ancak tüp bebek uygulamaları sonrası bu oran yüzde bire kadar yükselebilmektedir. Özellikle çok sayıda embriyo transferi yapılan hastalarda bu risk daha fazladır. 

1 Ocak 2015 Perşembe

Bebeklere katı gıdaları vermeye başlandığında bunları ilk zamanlar reddetmesi doğaldır. Yeni gıdaları bebeğin kabul etmesi konusunda yardımcı olmak için minik parçalarla başlamak gerekir. Azar azar bebeğe vermekte fayda vardır. Ayrıca birbirine benzer gıdaları vermek de işe yarayabilir. Örneğin püre yapılmış havucu beğenen bebek, püre yapılmış tatlı patatesten de hoşlanabilir. Yeni gıdaları bebeğe verirken asla çok ısrarcı olunmamalı fakat kararlı olmalıdır. Bebek bir gıdayı reddediyorsa çok ısrar etmeden bir başka gıdayı denemelidir. Yerken çok dağıtmak Bebekler genelde yemek yerken çok pasaklı ve dağınık olurlar. Bir anda yerler ve masa yemek parçalarıyla dolar. Fakat bunu kötüye yormamak gerekir. Bu iyiye işarettir. Bebeğin bağımsızlaşmaya başladığını gösterir. Özellkle 9. aydan itibaren bebekler yemek konusunda daha kontrol sahibi olmak isterler. Kendi kendilerine yemekten hoşlanırlar. Bebek zamanla elbette ki yemek yeme kuralları ve masa adabını öğrenecektir. Fakat şu zamanlarda bu konuyu bebeğin bir öğrenme, büyüme ve kendine güven süreci olarak algılamak gerekir.

Bebek Beslenmesi
Bebek Beslenmesi


Ebeveynler de bunu destekleyici bir tutum takınmalıdır. Yediğini tükürme ve kusma Özellikle yeni doğan bebeklerin yediklerinin bir bölümünü tükürmeleri normaldir. Bebeklerin sindirim sistemleri henüz çok gelişmiş değildir. Halen gelişim aşamasındadır. Bebeklerde reflü sorunu da olabilir. Bu konuda yardmcı olmak için bebeğe yemek yediriken oldukça yavaş yedirmeli ve her beslenmede az az yedirmelidir. Bebeği yatar vaziyette yedirmemeli ve dik tutmalıdır. Bebekteki reflü sorunu hemen hemen 12 – 14 aylık olduklarında tedavi gerektirmeden çözülür. Yemeyi reddetme Bebeğe yemek verildiğinde kafasını diğer yana çevirerek yemek istemediğini anlatır. Bunun birçok sebebi olabilir. Yorgunluk, hastalık, halen tok olması gibi nedenler bebeğin yemeyi reddetmesinin sebepleri olabilir. Bu durumda bebeği çok fazla zorlamadan yedirmek gerekir. Eğer bebek yemek yemeyi sık sık reddediyorsa ve ebeveynlerin bebeğin hasta olması konusunda şüpheleri varsa bir hekime göstermek faydalı olur. Çünkü yemek yemeyi reddeden bebekte bu sefer beslenme yetersizlikleri görülecektir. Beslenme yetersizlikleri de bebeğin gelişimini olumsuz etkileyecektir. Yemek seçen bebekler Kimi bebekler yemek konusunda çok seçici olurlar.

Her yemeği yemek istemezler. Eğer bebek yemek seçme konsuunda aynı tutumunu devam ettiriyorsa bu durum muhtemelen sonra da devam edecektir. Bebeklerin yemek seçmesi konusunda bir çok neden olabilir. Kendilerini iyi hissetmedikleri zamanlarda ( diş çıkarma ) oldukça seçici olabilirler ve tanıdık olmayan tatları reddederler. Kendilerine tanıdık gelen ve rahatlatan yiyecekleri tercih ederler. Kimi zaman ise bebek henüz yeni bir gıdayı denemek için kendini hazır hissetmiyor olabilir ve yemeyi reddeder. Bazen de bebek iştahsız olduğu için yemeyi reddediyordur. Bebeğe sağlıksız ve iştahını kesen besinler vermemek gerekir. Sağlıklı besinleri tercih etmelidir. Bebeğin iyice acıktığı zamanı beklemelidir. Besin alerjisi ve süt alerjisi Bebeklerin %8 inde besin alerjisi görülebilmektedir. Besin alerjisinin belirtileri döküntüler, kızarıklık, ishal, kusma, gaz sancısı en yaygın belirtilerdir. Besin alerjileri içinde en yaygın olanlardan birisi de süt alerjisidir. Süt alerjisinde bebekte gaz, şişkinlik, karın ağrısı gibi belirtiler görülür. Besin alerjisine karşı bebekte hangi besinin alerjiye yol aştığını net olarak bulmak için hekime danışmak gerekir. Hekim bebekte alerjiye yol açan besini test ederek bulacaktır. Bebeğe daha güvenli besinler vermek gerekecektir. Kolik Bebekteki bir kolik sorunu bebekte iştah sorununa yol açabilir. Kolik bebeğin bir seferde saatlerce ağlamasıdır. Kolik bebeğin yeme düzeni ve dolayısıyla iştahını da etkileyebilir.

Yemek yiyecek olan çocuğun sakinleşmesi önemlidir. Sürekli ağlayan bebekte kusma, ishal, ateş, kilo kaybı, kakada kan ve mukus varsa hekime göstermek gerekecektir. Çünkü bu belirtiler kolik belirtileri değildir. İshal ve kabızlık İshal bebekte ciddi düzeyde sıvı yetersizliğine neden olabilir. İshalin belirtileri ağızda kuruluk, idrarda azalma, altını daha az ıslatma, gözyaşı olmadan ağlama, kilo kaybı, uyuklama, gözlerde çökmedir. Bu durumlarda hekimi aramak gerekir. Bebeklerde kabızlık sorunu da görülebilir. Kabızlık sorununda bebeğin bağırsak hareketlerinde azalma olur. Örneğin sadece anne sütüyle beslenen bebekler günde sadece 1 defa katı dışkısını yapar. Kakasını yaparken oldukça zorlanır. Kakada kan görünebilir. Bu durumda da bebeği öncelikle hekime göstermek gerekir. Daha büyük bebekler ve sağlıksız besinler Bu konuda problem bebeğin ebeveynlerinden kaynaklanmaktadır. Ebeveynler bebekler büyüdükçe onlara sağlıksız besinleri verme konusunda daha istekli olurlar. Tatlı, tuzlu ve yağlı besinlerle bebeğin sindirim sistemini olumsuz etkilerler. Yürümeye yeni başlayan bebeklerin sağlıksız yeme alışkanlıklarında ebeveynlerinin önemli bir rolü vardır. Bebeklere verilmemesi gereken besinler Kimi besinlerin bebekler için zararlı oldukları bilinmektedir. Özellikle inek sütü, bal, patlamış mısır, çiğ besinler, kuru üzüm gibi besinler bebekler için zararlı olabilir.

Daha fazlası için tıklayınız. http://www.bebeksayfasi.com/bebek

31 Aralık 2014 Çarşamba

Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.
Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.
7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.
Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.



21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.
Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.
Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.
Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.
Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:
Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.
Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Sosyal Paylaşım Sayfaları

sosyal sitesosyal sitesosyal site

Taze Yayınlar

Takipçilerim

Popüler Yazılarımız

Sayfa Görüntüleme Sayısı


Bumerang - Yazarkafe

Bumerang - Yazarkafe

Bloğumuza Birde Burdan Bakın ツ