BilgiBebek: okul <!--Can't find substitution for tag [bilgibebek.blogspot.com.tr.anasayfa]-->
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2015 Cuma

2014’ün ilk aylarında, Akasya Acıbadem’de açılan KidZania,’eğlendirirken öğretme’’ felsefesi ile yola çıkmış devasa bir çocuk aktivite, eğlenme ve öğrenme merkezi. Yaklaşık 10 bin metrekarelik büyük bir alanda konumlanan KidZania, esasen çocukların boyutlarına göre ölçeklendirilmiş bir çocuk ülkesi. Hayatın adeta bir kopyası olarak yaratılmış bu ülkede çocuklar, havayolu şirketinden, üretim fabrikalarına, sağlık kurumlarından, üniversite ve bankaya kadar pek çok alanda rol alabiliyor ve böylece gerçek hayatı deneyimleyebiliyorlar.
Çocuklar, KidZania’da kendi boyutlarına uyarlanmış mekanlarda merak ettikleri meslekleri deneyimleyebiliyorlar, isterlerse bir hastanede doktor, üniversitede öğrenci olabiliyor; bir aşçı gibi kurabiye yapabiliyorlar. Çalışarak kazandıkları paraları, gene kendi boyutlarına uygun dizayn edilmiş bankalara yatırabiliyor veya başka şeyler için harcayabiliyorlar.
İlk olarak 1999’da Meksika’da kurulan KidZania, bugün itibarı ile 15 farklı ülkede 18 merkezde 4-14 yaş arası çocuklara yeni dünyaların kapılarını açıyor.
İşte eğlenerek öğrenmenin merkezi olan KidZania, bu yaz çocuklarımız için bir yaz okulu planlamış. KidZania’daki bu yaz okulunun aktiviteleri, anneler ve çocuklar arasında yapılan anketlerle belirlenmiş. Bu anketler online ve offline olarak gerçekleştirilmiş. Özellikle offline tarafta ailelerden gelen yorumlar dikkatle dinlenerek ve onların görüşlerine yer verilerek yaz okulunun dışarıda bir aktivitesinin olmasının çok keyifli olacağı kanaatine varılmış.
Ayrıca çocuklar ve ailelerin en çok oy verdikleri aktiviteler de KidZania Yaz Okulu programına dahil edilmiş. Yani anneler-çocuklar ve KidZania, yaz okulunun aktivitelerini bir ekip titizliğinde çalışarak, hep birlikte belirlemişler.
22 Haziran’dan 5 Eylül’e dek sürecek, KidZania Yaz Okulu , çocukları doğa ile buluşturmayı planlıyor. Açık havada son derece eğlenceli ve eğitici bir yaz okulu programı sunan KidZania Yaz Okulu’na 5-12 yaş arası çocuklar katılabilecek ve birer hafta süre ile hem eğlenmenin hem de öğrenmenin keyfine varacaklar.
Şefler Akademisi’nde temel beslenme bilgileri edinen küçük şefler birbirinden güzel lezzetlerin izini sürecek, yaratıcı drama ile kendilerini özgürce ifade etmeyi öğrenecekler. Ritim Atölyesi’nde ise hayatın ritmine ayak uydurmanın anahtarlarını keşfedip, olmazsa olmaz sporu da heyecan verici aktivitelerle birleştirebilecekler.
KidZania Yaz Okulu Programı’nda çocuklar açık havada yoga ile tanışmanın, çiçek ekerek, onların yetişmesini izlemenin keyfine varacak; bol bol geleneksel sokak oyunlarımızı oynayacaklar.
Gene açık havada doğa fotoğrafçılığı ile tabiattaki uyumun ve renklerin güzelliğini fark edecekler.
Ayrıca yaz okulu boyunca çocuklarımız, ince motor becerilerini geliştirebilecekleri, halı dokuma ve takı tasarımı atölyelerine katılabilecekler.
KidZania Yaz Okulu Pazar günleri haricinde tüm hafta boyunca 08.30-18.30 saatleri arasında tüm çocukları bekliyor olacak. 22 Haziran 5 Eylül tarihleri arasında birer haftalık periyotlar halinde düzenlenecek KidZania Yaz Okulu için erken kayıt indirimi de mevcut. Erken kayıt ve diğer indirimler ile kurs programı hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için KidZania İstanbul web sayfasına göz atabilirsiniz.
Bu içerik http://guncelanne.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Ocak 2015 Cumartesi

 Lütfen çocuğunuzun kendi başına olmayı ve oynamayı öğrenmesine izin verin. Annelerine yapışık çocuklar anneleri tarafından “beni çok seviyor” diye değerlendiriliyor bazen ama bu çok da sağlıklı bir şey değil. Ben her zaman çocukların bireyselliğini desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle kendilerini sevmelerini sağlarsanız emin olun sizi de çok seveceklerdir. Mesela ben çocuklarıma “en çok kimi seviyorsun?” diye şakadan sorduğumda(ki biliyorum bunu sormamak lazım ama bazen tutamıyorum kendimi) Anne, baba, kardeş, abiden sonra kendimi diye cevap verirler. Bu cevabı onlara ben öğretmedim kesinlikle. Ama onlara kendini sevmeyi ve kendini değerli görmeyi öğrettiğimi düşünüyorum. Bunu da sevgimi göstererek ve bireysel yaptıkları başarıları destekleyerek yaptım. Evdeki huzur ve mutluluk da çok önemli tabii. Çocuklar evdeki ortamdan etkileniyorlar.Kendini güvende hissetmeyen çocuklar daha sonra hem kreşe hem de ilkokula başlarken çok büyük sorunlar yaşıyorlar. Okula gitmek istemiyorlar ve gittiklerinde mutsuz oluyorlar. Annelerinden ayrı bir etkinlik düşünemiyorlar ve endişe duyuyorlar. Haftalarca kreşin kapısında oturan anneler görüyorum ve üzülüyorum. 3 çocuğum da ilk günden itibaren güle oynaya kreşe gittiler ve ben 1 saat bile kreşin kapısında beklemedim.

Çocukların Okula Başlama Zamanı
Çocukların Okula Başlama Zamanı


Alper de bu sene 64 aylık ilkokul 1. sınıfa başladı ama bir kere bile ağlamadı ve endişe duymadı. Tabii ki ben de diğer anneler gibi uyum haftasında her gün okuldaydım ama zaten bunu yapmamız isteniyordu ve okulumuz hergün anneler için yararlı bilgiler içeren veli eğitimleri hazırlamıştı. Çocuklar derse girince biz veli eğitimine giriyorduk. Aynı anda sınıftan çıkıp çocuklarla buluşuyorduk. Okulu böyle sevmeleri tesadüf değil tabii ki. Kalpsiz bir anne de değilim. Ben onları aylar öncesinden yavaş yavaş hazırlamaya başlamıştım. Okulun ne kadar güzel bir yer olduğundan bahsettim. Hikayeler anlattım, orada yapacakları aktivitelerden bahsettim. En önemlisi de ben kendim endişe duymadım ve gözümde büyütmedim. Çocuklar sizin ne hissettiğinizi hemen anlarlar ve empati yetenekleri çok iyi olduğu için bundan etkilenirler. Siz rahat ve mutlu olacaksınız. Okula başlamanın kutlanacak ve çok mutlu bir olay olduğunu yansıtacaksınız çocuğa. Yoksa siz “Aman Allahım okul başlıyor nasıl olacak, bu çocuk nasıl gidecek tek başına” paniğinde olursanız ne kadar saklamaya çalışsanız da bu çocuğa yansır. Önce siz kendinizi hazırlayın okula. Ayrıca tabii ki iyi bir okul seçin. Çocuk mutsuz olduğu ve güzel bir eğitim görmediği bir yere tabii ki gitmek istemeyecektir. Benimkiler okullarını o kadar çok seviyorlar ki bayram taillerinde ve bazı haftasonları “neden okul yok?” deyip kızdıklarını ve hatta ağladıklarını bilirim. Çocuğunuzu okula hazırlanma sürecine dahil edin. Kırtasiye listesindekileri ve okul çantasını beraber seçin ve alın. Çocuğunuzu güzelce okula bırakın ve aklınızı orada bırakmadan çıkın gidin.

O çocuk sizin dışarda olduğunuzu bilirse tabii kendini yeni arkadaşlarına ve okuluna veremez. “Annem acaba neden gitmiyor, demek ki ben güvende değilim” diye düşünmez mi? Vedalaşmaları kısa kesin. İyi dersler deseniz yeter. Üzülmeyin. Artık okulun hayatının bir parçası olduğunu bilsin. Mızmızlanınca götürmemezlik etmeyin. Okula gitmek istemeyince gezmeye götürülen bir çocuk tabii ki gitmek istemez.Çocuklarımın okul sevgisi ve kendi kendine oynamayı sevmelerinin temellerini oturmaya başladıkları 6 aylıktan itibaren atmaya başladım. Ben çocuklarıma çok küçükten itibaren günün bir kısmında kendi kendilerine oynama alışkanlığını verdim. Küçüklükten başlayarak çocuğunuzu oyuncaklarıyla birlikte yere oyun halısının üstüne oturtun ve kendi kendine oynamaya teşvik edip gözünüzle onu görebileceğiniz ama onun sizi göremeyeceği bir yere gidin. Bu arada çocuğunuzun etrafında yutabileceği küçük nesneler olmasın. Kafasını vurabileceği sehpalar olmasın. Güvende olsun yani ve gözünüz üstünde olsun. Ben plastik çitlerden güvenli bir alan oluşturmuştum salonda ve orada rahatça bırakabiliyordum. Böyle böyle kendi kendine yetebilmeyi ve kendiyle de mutlu olmayı bilsin. Tabii ki uzun süre olmayacak bu kısa kısa süreler olacak. Onun gelişimi için bu önemli. Bu zamanı çok uzatmayın ilgisiz bırakmayın onu. Bazen anneler görüyorum bebek kendi kendine güzel güzel oynarken hadi yavrum şunu yapalım diye yanlarına alıyorlar. Bunu yapmaya gerek yok. Zaten bir süre sonra sıkılıp yanınıza gelecek.

O zaman yaparsınız o aktiviteyi. Kardeşlerin de beraber oynamasını teşvik edin ama tabii yine gözünüz üzerlerinde olsun ve her zaman güvende olsunlar.1,5 yaşından itibaren de kendi yaşıtlarıyla oyun grupları oluşturarak sosyalleşmelerini sağladım. Oyun grubunun nimetlerinden yararlanmak için pahalı kreşlere veya oyun merkezlerine ihtiyacınız yok. Kendi çevrenizden ve semtinizden de bulabilirsiniz çocuğunuzun yaşıtlarını. Parklarda karşılaşabilirsiniz bu çocukların anneleriyle. Ben de Alper 1,5 yaşındayken oturduğumuz yerdeki annelerle 6-7 kişilik bir oyun grubu kurmuştum ve her Perşembe toplanıyorduk. Hem yaşıt çocuklarımız sosyalleşiyordu hem de biz anneler biraraya geliyorduk. Değişik oyunlar oynatıyorduk, Kitaplar okuyorduk. Her hafta başka birinin evinde toplandığımız için çocuklar değişik oyuncaklar ve aktivitelerle mutlu oluyorlardı. Alper ve diğer çocuklar 3,5 yaşında kreşe başlayana kadar devam etti oyun grubumuz. Aynı semtte olduğumuz için bütün oyun grubu aynı anda aynı kreşe başlayınca okula alışmaları da çok rahat oldu. 2,5 yaşına kadar çocuklar pek birlikte oynamazlar ama yan yana oynarlar. Bu da güzel birşeydir onlar için. 2,5 yaşından sonra beraber oynamayı ve paylaşmayı öğrenirler oyun gruplarında. Annelerin iyi anlaşması da önemli ki anlaşmazlıklar çıkmasın sonra. Oyun grupları kurmanızı tavsiye ederim.Tabii ki şunu unutmayın bütün çocuklar ve bebekler farklıdır.

Siz doğru davranışları yapsanız bile çocuğunuz okula gitmemek için deliler gibi ağlayabilir. Ama bu doğru davranışları yapmanızı engellememeli. Kardeşler bile birbirinden farklı yetişiyor. Mesela kızım Esin özgür ve herşeyi kendi kendine yapmak isteyen, yardım edilmesini istemeyen yetenekli bir kızdır. İkizi Sevinç ise biraz bana düşkündür ve bazen yapışır bana kedicik gibi, yemeğini yedirmemi ister, yanında çok olmamı ister ben bunu hiç sevmeme rağmen. Ama o da 1,5 yaşından beri kendi kendine giyinir soyunur, bensiz de çok güzel gezer. Okula bayılarak gider. Aslında ikisine hep aynı davrandım ama farklı oldular. Ama okulda herşeylerini kendileri yapıyorlarmış ve hatta diğer çocuklara bile örnek olmuşlar. Alper ise çok akıllıdır, yaşıtlarından her konuda çok ileridir ama herşeyi kendi kendine yapmak istemez, biraz hizmet bekler. Erkek çocukları biraz öyle oluyor gördüğüm kadarıyla. Diyeceğim şu ki, siz elinizden geleni yapın ama her çocuğun kendine özgü olduğunu unutmayın. Siz doğru davranışları yapın, içiniz rahat olsun ama buna rağmen sorunlar çıkarsa kendinizi suçlamayın.Not:Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz.

Sosyal Paylaşım Sayfaları

sosyal sitesosyal sitesosyal site

Taze Yayınlar

Takipçilerim

Popüler Yazılarımız

Sayfa Görüntüleme Sayısı


Bumerang - Yazarkafe

Bumerang - Yazarkafe

Bloğumuza Birde Burdan Bakın ツ