2014 ~ BilgiBebek <!--Can't find substitution for tag [bilgibebek.blogspot.com.tr.anasayfa]-->

31 Aralık 2014 Çarşamba

Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.
Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.
7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.
Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.



21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.
Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.
Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.
Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.
Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:
Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.
Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

21 Aralık 2014 Pazar

Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Birinci Bebek Klinik Şefi Doç. Dr. Can Demir Karacan, ailelere, yürüteçlerin doğurduğu tehlikelerle ilgili uyarılarda bulundu.5-15 ay arasındaki bebeklerin yarıdan fazlasında yürüteç kullanıldığını belirten Karacan, “Bebeklerin hemen hemen hepsi yürüteçten hoşlanır. Ebeveynler de sürekli ilgi isteyen bebeklerini oyalayan, böylece kendilerine boş vakit kazandıran bu aracı kurtarıcı olarak görürler” diye konuştu.Eğlence yönünün yanında, “Yürüteçlerin bebeklerin yürümeyi öğrenmesini kolaylaştırdığı, bir çeşit yürüme antrenmanı işlevi gördüğü” kanısının yaygın olduğunu, bazı anne ve babaların da “Bu aracın bebeği güvende tutacağını” düşündüğünü anlatan Karacan, şunlara dikkati çekti:”Aslına bakılırsa bunların hiçbiri gerçekte doğru değil. Yürüteçlerin çocuk gelişimini ne şekilde etkilediğini inceleyen çeşitli çalışmalar, bunların bir çocuğun yürümeyi öğrenme zamanını etkilemediğini göstermiştir.

Bebek Yürüteci
Bebek Yürüteci


Üstelik çalışmaların çoğu, bu araçların yürümeyi bir kaç hafta geciktirdiğini bile ortaya koymuştur. Yürüteç kullanan bebekler, önce anormal bir yürüme biçimi kazanabilirler, fakat bu durum kısa süre içinde düzelir.”Asıl sorunun bu araçların güvenilir olmamasından kaynaklandığına işaret eden Karacan, “Yürüteçler, çok sayıda bebeğin hastane acillerine getirilmesine yol açmakta, bunların bir kısmı ne yazık ki ölümle sonuçlanmaktadır” uyarısını dile getirdi.Karacan’ın verdiği bilgiye göre, yürüteçler şu kazalara yol açıyor:Basamaktan/merdivenden düşme:En sık karşılaşılan sorun. Özellikle merdivenden düşme kemik kırıklarına ve ağır kafa yaralanmalarına yol açabiliyor.Yanma:Yürüteçteki bebekler daha yüksek yerlere erişebilir. Böylece masa örtüsünü çekerek masa üzerindeki sıcak çayı, kahveyi devirebilir, ocaktaki çaydanlığa dokunabilir, radyatörlere, şömineye ulaşabilirler.Boğulma:Yürüteçteki bir bebek küvete veya havuza düşebilir.Zehirlenme:Zehirlenmeler de yürüteçteki bir bebeğin daha yükseğe erişebilmesinden kaynaklanır.

“ANNE VE BABALARIN GÖZÜ ÖNÜNDE OLUYOR” 

Yürüteçten kaynaklanan bebek yaralanmalarının çoğunun, anne ve babaların gözü önünde meydana geldiğini bildiren Karacan, “Yürüteçteki bir bebek saniyede 1 metreden fazla yol aldığı için en yakınındaki kişiler bile çabuk müdahale edemez, kazayı önleyemez” dedi.Dünyada ilk başlarda yürüteç güvenliğiyle ilgili standartların sıkışmaları önlemeye dönük olduğunu, daha sonra ise düşmeleri önleyecek standartlar geliştirildiğini anlatan Karacan, 1997 yılındaABD’de yürüteçlerin ya kapıdan geçemeyecek kadar geniş ya da basamak kenarında durmayı sağlayacak fren sistemine sahip olmasını zorunlu kılan standardın yürürlüğe konduğunu söyledi.Avrupa’da 2005’te değişen bebek yürüteci güvenlik standardının da basamak kenarı frenini zorunlu hale getirdiğini belirten Karacan, “Bununla birlikte, bu iyileştirmeler bile yürüteçlerden kaynaklanan tüm yaralanmaları önlemekten uzak. Çünkü tekerleğe sahip oldukları için bebekler yine hızlı hareket edebilir ve daha yükseğe erişebilirler” şeklinde konuştu.

Amerikan Pediatri Akademisi’nin, uzun süredir tekerlekli yürüteçlerin üretim ve satışının yasaklanmasını önerdiğini vurgulayan Karacan, Kanada’da ise 2004’te bebek yürüteçlerinin satışı, ithalatı ve reklamının yasaklandığına dikkati çekti.Karacan, “Aileler bebeklerinin güvenliği için yürüteçten uzak durmalıdır. Bebeklerin bakıldığı bakım merkezi veya başkasına ait evlerde de yürüteç olmadığından emin olunmalıdır. Bebek yürüteçleri yerine, yürütece benzeyen ama tekerlekleri olmayan, oturağı dönebilen, eğilebilen, yukarı aşağı hareket edebilen araçlar kullanılabilir. Bebeklerin oturup, kalkıp, emekleyip yürüyebileceği emniyetli oyun alanları da uygun bir seçim olacaktır” diye konuştu.
Her çocuğun kendi hızıyla gelişeceğini ve bu gelişmenin nadiren sürekli yukarıya doğru bir grafik çizeceğini unutmayın . Aşağıda, gelecek aylarda çocuğunuzun kazanabileceği yeni becerilerle ilgili bilgiler mevcuttur.

30 Aylık Bebek
30 Aylık Bebek


30 – 33 Aylık: 

Altı küpü üst üste koyarak bir kule yapabilir. Ellerini kendi kendine yıkayıp kurutabilir. Bir veya iki cümleden oluşan kısa bir konuşma yapabilir. Gösterilirse ayak parmaklarının ucunda durabilir. Daireler, düz çizgiler ve noktalar çizebilir. Sağ ya da sol elini kullanacağına dair işaretler vermeye başlayabilir. Resimli kitaplardaki küçük ayrıntıları farkeder. Adını tam ve doğru olarak söyleyebilir. 


36 Ayın Sonunda: En az dört görüntüyü adlandırabilir. Ellerini yıkar ve kurular. Yardımla dişlerini fırçalayabilir. Konuşma sırasında üstünde, içinde , dışında veya altında gibi edatlar kullanmaya başlar. 

Parmak Boyası(Sabun Rendeli)

 1 ölçü çamaşır kolası 1 ölçü soğuk su 2 ölçü sıcak su 1 çay kaşığı ucuyla toz boya yada 1-2 damla sıvı gıda boyası Yarım ölçü sabun rendesi 1 çay kaşığı talk pudra 1 ölçü çamaşır kolası, 1ölçü soğuk su ile karıştırılarak ezilir. Üzerine 2 ölçü sıcak suya yavaş yavaş karıştırılarak pişirlmeye başlanır. Koyulaşınca çay kaşığı talk pudrası,toz boya ve yarım ölçü sabun rendesi konur ve ateşten indirilir. Hava almayan kaplarda saklayabilirsiniz. Daha fazlası için...

15 Aralık 2014 Pazartesi

Bebeğin göz sağlığı ile ilgili ihmaller ileride istenmeyen sonuçlara neden olabileceğinden doğumdan itibaren göz muayenesi çok önemlidir. Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuğrul Altan çocuklarda yapılması gereken göz muayeneleri konusunda bilgiler verdi.

İlk göz muayenesi


 Yaşamın ilk aylarında görme keskinliği giderek artar, bebek her iki gözünü kullanarak bir hedefe odaklanmayı öğrenir. Üç boyutlu görme henüz yoktur ve yaşamın bu erken evrelerinde bebek yakın mesafeden annesin yüzünü ve hareketleri ayırt edebilir. Erişkinlerinkine yakın bir görme fonksiyonuna çocuklar 2 yaşında ulaşırlar. İlk göz muayenesi doğumdan hemen sonra çocuk hekimi tarafından yapılmalıdır. Bu muayenede çocuk hekimi göz küresi ve çevre dokularda bir anormallik olup olmadığını makroskopik olarak değerlendirir. Sonra göze ışık tutarak ışığın gözden geri yansımasını inceler.
Işığın geri yansımasında bir sorun varsa veya gözbebeğinden kırmızı yerine beyaz bir yansıma alınıyorsa bebek hemen varsa göz hekimine yönlendirilmelidir.

Bebeklerde Göz Sağlığı
Bebeklerde Göz Sağlığı


Retinopati riski 

 Eğer bebek 35. haftadan önce doğmuşsa doğumdan 4 hafta sonra prematüre retinopatisi açısından göz dibi değerlendirmesi yapılmalıdır. Daha sonra da uygun aralıklarla takip edilmeli, gerekli ise de tedavi edilmelidir. Doğum haftası ve tartısı düştükçe prematüre retinopatisi riski artar. Şaşılık ve glokom 6. ayda göz kontağı kurmama, gözlerde kayma, gözleri ovuşturma, ışık duyarlılığı, fotoğraflarda gözbebeğinde beyaz renkte yansıma varsa göz muayenesi mutlaka tekrarlanmalıdır. Bebeklik şaşılığı, retinoblastoma denilen göz tümörü ve doğumsal glokom bu dönemde ortaya çıkan veya belirginleşen en önemli sorunlardır.

Rutin göz kontrolleri 

18. ayda muayenelerinin tekrarlanması uygundur. Bu muayene göz tembelliğine yol açabilecek olan kırma kusurlarının saptanabilmesi içindir. Gözlük gerekli ise çocukların bu dönemde gözlüğe alışması mümkündür. Gözler tamamen normal görünse dahi göz muayenesi 3-4 yaşlarında tekrarlanmalıdır. Bu yaşta görme keskinliği ölçümü, biyomikroskopik muayene ve göz dibi muayenesi yapılabilir. Tek gözde bulunan göz tembelliği, muayene edilmedikçe gözden kaçabilir. Okul öncesi dönemde de muayene tekrarlanarak çocuğun görme keskinliği değerlendirilmelidir çünkü okul çağında düzeltilmemiş kırma kusurları çocuğun okul başarısını ve sınıftaki iletişimini etkileyebilir.

13 Aralık 2014 Cumartesi

İki bebeğin eğlenceli atışmasını kesin izlemelisiniz, çevirisi ile birlikte sizinle paylaşıyoruz. Gülme garantili komik bebekler...
İyi Seyirlerr
İyi Seyirler Dilerimm.



Bebek Emzirme
Bebek Emzirme
BEBEĞİN EMZİRİLMEMESİ GEREKEN DURUMLAR

Bazı durumlardabebek emzirmeksorun doğurabilir. Bebeğin ve annenin sağılığını düşünerek emzirme yapılmayabilir.Peki emzirmeye engel teşkin eden bu durumlar nelerdir?1.Annede çeşitli enfeksiyonel rahatsızlıkların olması.Annede çok ciddi bir hastalığının olması ( AIDS gibi )Annenin emzirme yapmasını engelleyecek bir rahatsızlığının olması. Annenin kilosunun emzirme için çok düşük olması. Annenin uyuşturucu kullanması. Alkol alması vesigara kullanması. Bebeğin ağızdan meme emmeyi güçleştirecek şekilde ağız ve dudak çevresinde yapısal bozuklukların olması...


Annenin çeşitli rahatsızlılarından dolayı test yaptırırken rmntgen ışınları veya radyoaktif maddeler gibi durumlara maruz kaldığı süre boyunca emzirme yapılmaması önerilir.Annenin kanser tedavisi için radyasyon tedavisi görmesi de emzirmeye engel teşkil edebilecek bir durum olabilir. Çünkü anne sütü bundan olumsuz etkilenebilecektir.Annedeki bir rahatsızlıktan dolayı ( özellikle hayati tehlikesi olan hastalıklarda ) anne bebeği emzirme uğruna tedavisini ertelememelidir. Aksi halde anne için hayati bir tehlike ortaya çıkabilir. Bu durumda bebeğin nasıl beslenmesi konusunda hem annenin hem de bebeğin faydasına olabilecek olası çözüm yolları hekime danışılmalıdır.Bu durumlar emzirmeye engel teşkil etmektedir. Yukarıda belirtilen her bir durumda bebeğin emzirilip emzirilmemesine hekimin takip ve denetimi ile karar verilmelidir.

9 Aralık 2014 Salı

Sen Misin Uyuyan!

ABD’nin Texas eyaletinde bir anne, bebeğinin kendisini her sabah uyandırması için yaptıklarını saniye saniye görüntüleyerek sosyal medyada yayınladı.


Challan recently had a recording session at the Moroni 7 Records recording studio in Sherwood, Nottingham working with 10 children from his church. Challan previously met with the children to teach them the chorus to his new song; he visited with them at home and taught them the vocals and also had a group session at his church. Challan mentions; “When we did the first session at the church, we had about 8 children and it was really amazing how they picked up the chorus really quickly. At first they were a little nervous but they soon got into the swing of things.
Challan Carmichael Recording
Challan Carmichael Recording Session For Children

Even when I left the room to go and get some water, I came back to see that the children had pressed play on the CD player and were practicing the track all by themselves. For the children that weren’t able to come to the group session, I went to their houses to do private sessions with them. On the day of recording we invited the children into the studio in three sessions. Jack was engineering for us and KC came along to give his support. It’s crazy having that many children in the studio but it was a great feeling and all of their efforts are greatly appreciated. We recorded the vocals for the children in groups and solos, and these vocals were then sent to Germany for the producer to arrange.” Challan adds; “This was a great experience and definitely something that I will do again.” For all the photos from this recording session, see below: To show your support for Challans project or to get involved, send him a message on Facebook, Twitter or any other social media sites.

Like Challan’s Facebook here:

https://www.facebook.com/challancarmichaelmusic

Follow Challan on Twitter here:

https://twitter.com/ChallanC
Pratiklik ve detaycılık, başak burcunun en çok öne çıkan özellikleridir. Çok küçük yaşta bile oyuncaklarını toplarken ve yatağını düzenlerken bulabilirsiniz.Başak burcu geçici hevesler peşinde değildir. Karşısına çıkan bir durumun eksileri ve artılarını tartar, mantıklık bir sonuca varır ve ona göre hareket eder.Başak burcu ebeveyni olarak çocuğunuzun mükemmele olan ilgisini dengelemeniz gerekmektedir. Hayatta her zaman en iyisini yakalayamayacağına dair onu hazırlamalısınız. Fazla alçakgönüllü olan başak burcu çocuklarında özgüveni inşa etmek de yine ebeveynler olarak size düşmektedir.

Başak Burcu
Başak Burcu

Düzen isteğinin hayatını ele geçirmesine izin vermemelisiniz. Planlı yemekler, uykular ve boş vakitlerle birlikte anlık olaylarla da mutlu olabileceğini göstermelisiniz.
Başak burcu burçlar kuşağının en orta burcudur. En belirgin özelliği akıllı olmasıdır. Doğru olan ile yanlış olan arasındaki farkı kolaylıkla ayırt edebilirler. Son derece dikkatli kişilerdir. Her şeyi değerlendirir, ölçer, biçer ve düşünürler. Karar alacaklarsa da karşılaştırma yapmadan almazlar. Yaptıkları analizleri gerçekten ince eleyip, sık dokuyup yaparlar. Uygunsuz durumları, hızlı bir biçimde anlayabilir ve düzeltme çabası içerisine girerler. Tüm bunları Başak burcunu ayrıntıcı, takıntılı ve titizlik hastası gibi gösterebilir. Başak burcu insanları için dürüstlük ve doğruculuk çok önemlidir. Bu konuda çevresindeki insanların özen göstermesi gerekir.

8 Aralık 2014 Pazartesi

Bebek Masajı
Her gün bunu yaptığımızı fark bile etmeden çocuklarımıza “masaj yaparız”.  Kola hafif bir dokunuş, kafanın okşanması veya sırtının sıvazlanması kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olur.  Dokunmanın gücü günlük yaşamımızın bir parçasıdır ve bu masaj rutinini her gün başvurulan bir şekle sokmak anlamlıdır.Banyodan sonra masaj yapmak birçok ebeveyn için iyi bir zamanlamadır. Bebeğinize seçtiğiniz bir zamanı ayırın ve masaj sırasında diğer işlerden (ör. televizyon izlemek veya telefonda konuşmak) uzak durun. Odanın ılık olduğundan ve bebeğin rahatsız pozisyonda olmadığından emin olun. Her ikiniz için rahat bir yüzey seçin.  İdeal olarak üzerinden eğilmeye veya belinize yük bindirmeye ihtiyacınız olmamalıdır. Eğer bebeğiniz çocuk bezi kullanmıyorsa, altına katlanmış bir havlu koyun veya yeni bir bez açın ve bunu altlarına koyun, gerekiyorsa çekmek için hazır olsun.

İhtiyacınız olan her şeyin elinizin altında olduğundan emin olun, böylelikle bebeğinizi başıboş bırakmamış olacaksınız. Eğer masajı ağrıyı dindirmek için yapmıyorsanız, masaja kendinizi rahat hissettiğinizde ve bebeğiniz genel olarak halinden memnun olduğunda başlayın. Kendileri ile konuşarak bebeğinizin veya emeklemeye başlayan çocuğunuzun masaja başlayacağınızı bilmesini sağlayın ve ısıtmak için ellerinizi birbirine ovuşturmak gibi bazı görsel ipuçlarına başvurun. Göz teması sağlayın ve bebeğinize ne yapacağınızı anlatarak onunla konuşun. Bir bebek losyonu veya soğuk preslenmiş badem yağı kullanın.  Bunlar bebeğinizin derisi için faydalı olacaktır ve kolaylıkla emilebilirler. Sallayarak ve birbiriyle ovuşturarak ellerinizi ısıtın. Bacaklardan başlayın ve vücudun yukarısına doğru devam edin. Uzunlamasına çok az basınç uygulayarak ovun. Karına herhangi bir basınç uygulamayın.
Tatlı Bebek ve Annesinin Masajı
Tatlı Bebek ve Annesinin Masajı

Kalınbağırsaktan kaynaklanan ağrıyı dindirmek için masaj yaparken, bebeğin midesinin sağ tarafından başlayarak dairesel hareketler uygulayın. Masajı uzun süre kucaklayarak bitirin ve üşütmemeleri için hemen giydirin.Bebeğinize masaj uygulama sizinle bebeğiniz arasında bağ kurmak için harika bir yoldur. Bebek masajı uzun yıllardan beri uygulanmaktadır ve bugün hala kullanılan masaj hareketlerinin geliştirildiği Asya ve Hint kültürlerinde iyi bilinmektedir. Bebeğe her gün masaj yapılmasının beynin gelişimini ve fiziksel sağlığı arttırdığı gösterilmiştir. Bebekler de masaja bayılır elbette!İşe başlayıp, günlük masajı o günkü programınıza eklemek kolaydır. Masaj için en iyi zaman ılık bir banyodan sonra bebeğin sakinleştiği zamandır. Yumuşak hareketlerle okşama ve birkaç sevgi sözü bebeğin uykuya dalmadan önce gazının çıkmasına ve gevşemesine yardımcı olur.Bebek Masajı, bebek ve ebeveyni arasında bağ oluşturmak için harika bir araç olup kanıtlanmış faydaları bulunmaktadır. 

Bebeğe faydalarının bazıları aşağıda verilmektedir. 
  • Bebeği rahatlatır.
  • Güven bağı oluşmasına yardımcı olur.
  • Masaj, bebeğinin uykusunu düzene sokar. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kan dolaşımını iyileştirir ve derinin dokusunu geliştirir.
  • Masaj, hazma yardımcı olur. Kolik ve reflüden şikâyeti olan bebekleri masaj rahatlatır.Birçok hastane ve Doğum Merkezi bebek masajı konusunda kurslar düzenlemektedir, siz de bunlara katılabilirsiniz.


Aşağıda bebek masajının temel ilkeleri hakkında bazı ipuçları verilmektedir.
  •  Odanın sıcak olmasını sağlayınız ve bebeğinizin karşılıklı hava akımına (cereyan) maruz kalmadığından emin olunuz. 
  • Masajı, eğer ağrı dindirmek için yapmıyorsanız, sadece sizin ve bebeğin rahat olduğu bir zamanda yapınız. Bacaklardan başlayıp vücudun yukarısına doğru çıkın. Uzun ve hafif okşamalar yapın. Karın bölgesine basınç uygulamayın.
  •  Kolik ağrısını azaltmak için masaj yaparken, dairesel bir hareketlerle bebeğin karnının sağ tarafından başlayın.
  • Sorbolen losyonu veya soğuk preslenerek elde edilmiş badem yağı kullanın. Bunlar bebeğinizin derisi için faydalıdır ve kolayca emilir.

7 Aralık 2014 Pazar

Çocukların yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini kullanarak yapacakları birbirinden eğlenceli el işleri hazırladık. Miniğinizin el becerilerini geliştirecek bu el işleri ve oyuncakları birlikte yaparak hem keyifli vakit geçirin hem de öğrenmesine destek olun!

Plastik şişeden kalemlik

Malzemeler: Plastik şişe, kalın yün ip, yapıştırıcı, makas. 2 litrelik plastik su şişesini ortasından düzgünce kesin. Kestiğiniz pet şişenin etrafına yapıştırıcı sürün. Yapıştırıcı kurumadan ipi hızlı bir şekilde kalemliğin etrafına sarın. Çocuğunuzun yaratıcılığını kullanmasına izin verin, bırakın kalemliği dilediği gibi süslesin.
Ahtapot Yapımı
Ahtapot Yapımı
Pet şişeden ahtapot

Malzemeler: Pet şişe, 2 adet plastik göz, renkli boya, kurdele. Pet şişenin alt kısmını kesin. Ahtapotun bacaklarını yapmak için şişenin dip kısmından başlayarak 3 santimetrelik şeritler kesin. Kestiğiniz şişeyi istediğiniz renge boyayın. Boya kuruduktan sonra şişenin ağız kısmına kurdele yapıştırın. Son olarak gözleri yapıştırın ve renkli bir kalemle ahtapotun ağız çizin.

Kartondan kale

Malzemeler: Orta boy karton kutu, birkaç adet tuvalet kâğıdı rulosu, el işi kâğıdı, makas, yapıştırıcı. Orta büyüklükteki kartonun üst kısımlarında küçük kareler kesin ve kalenin uç kısmını yapın. Dilerseniz kartonu boyayabilir ya da el işi kâğıdı ile kaplayabilirsiniz. Kestiğiniz kartonun uç kısımlarına tuvalet kâğıdı rulolarını yapıştırın. Kalan tuvalet kâğıdı rulolarını ağaç yapmak isterseniz, yeşil renkli elişi kâğıdından yuvarlak şekiller kesip yapıştırabilirsiniz.

Plastik tabaktan balık

Malzemeler: Plastik tabak, renkli boyalar, boya fırçası, yapıştırıcı, el işi kâğıdı, plastik göz. Plastik tabağı boyayın. Tabak kurduktan sonra el işi kâğıdı ile balığın solungaçlarını üçgen şeklinde kesip, tabağın iki ucuna yapıştırın. Son olarak plastik gözü tabağın uç kısmına yerleştirin.

4 Aralık 2014 Perşembe

Yeni Doğan Bebeğin İlk Bakımı

 Bebek doğar doğmaz ayaklarından tutulmak sûretiyle baş aşağı pozisyonda ağzı steril bir gazlı bezle veya pamukla silinerek mukus dışarı alınmalıdır. Bundan sonra göbek kordonunun kesilmesi ve bağlanmasına sıra gelir. 2 santim aralıkla iki pensle göbek kordunu iki taraftan kapatılır. Arasından makasla kesilir. Sonra bebeğin karın derisine 2 santim uzaklıktaki bölümü temiz, steril bir ipek veya keten şeritle bağlanır. Bağlamanın bir santim üzerinden ikinci bir bağlama yapılmalıdır. Bilâhare kesik uca antiseptik bir solüsyon (mersol) sürülerek steril bir gazlı bezle kapatılır. Daha sonra bebeğin durumu; rengi, solunumu, kalp atımı, adale kuvveti, refleksleri bakımından değerlendirilir. Herhangi bir bozukluk varsa küvöze konulur.
Yenidoğan Bebek
Yenidoğan Bebek

Yeni doğan bebeğin gözlerinin bakımı için % 1’lik gümüş nitrat solüsyonundan birer damla damlatılması kânûnî mecburiyettir. Derinin bakımı için önce steril kompreslerle silmek kâfidir. 2 ve 3. günlerde tahriş etmeyen antiseptikli ılık banyolarda kirlerini almak oldukça faydalıdır. III. Devre: Plasentanın (bebeğin eşi) çıkışıdır. Bebeğin doğumunu müteakib 3-5 dakika istirahate geçen rahimde kasılmalar tekrar başlar. Kasılmalar netîcesinde plasenta tutunduğu yerden ayrılır. Bu genellikle 10-20 dakika kadar sürer. Burada en önemli husus rahimin kasılmalarını ve plasentanın kendiliğinden ayrılmasını kesin olarak beklemektir. Erken olsun diye tutulup çıkarılmaya çalışılırsa, rahimin içi dışına döner ve çok tehlikeli bir durum meydana gelmiş olur. Bebeğin doğumundan sonra hafif bir kan fışkırması ve kordonun bir miktar aşağıya sarkması plasentanın ayrıldığını gösteren belirtilerdir. Doğumun üçüncü devresinde 100-300 cm3lük bir kanama olur. Bu genellikle normal kabul edilir ve bir tedâvî îcâb ettirmez.
Yeni doğan bebeğinizin sizi sevdiğini nasıl anlayacağınızı merak mı ediyorsunuz? Sorunuzun cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

Bebekler
Bebekler

Yenidoğan bebeği tanımak makalesini okumak için tıklayınız...

2 Aralık 2014 Salı

Kadının gebelik boyunca taşıdığı canlıyı zamânı gelince plasentayla birlikte dış aleme bırakmasıdır. Şüphesiz ki canlının dış ortama uyabilmesi onun mümkün ölçüde miada erişmesi, organ ve sistemlerinin yapı ve fonksiyon bakımından yeterli özellikler kazanmasıyla orantılıdır. Bu bakımdan normal doğum bebeğin olgunluğu ile paralel bir durum gösterir. Doğum, bütünüyle, ritmik ağrıların başlamasından, bebek ve eklerinin rahimden dışarı çıkışına kadar uzanan bir seri olayları içine alır. Bebeğin doğuşunu sağlayan başlıca faktör, rahim adaleleriyle berâber ona yardımcı karın adalelerinin kasılmalarıdır. Normal doğum bu tabiî güçlerin tesiri altında netîcelenir. Bebeğin doğumu için tabiî kuvvetler dışında bir gücün müdâhalesine gerek duyuluyorsa “müdâhaleli doğum”dan söz edilir. Miadında doğum, takriben 38-40 gebelikS,G haftalarının içindedir. Bu devreden evvel, 28-37 haftalar arasında sonuçlanan gebelikler “erken doğum” adını alır. 20-28 haftalarda sonuçlanan gebeliklere “immatür doğum”, yâni olmamış doğum ismi verilir. 20. haftanın altında sonuçlanan gebelikler “düşük” olarak ele alınır. Birçok memleketlerde kânun gebelik süresini tesbit etmiştir. Bu süre bizim memleketimizde 300 gündür.

  Doğumun Devreleri

 Doğum olayı birbirini tâkip eden 3 devreye ayrılır. I. Devre: Genişleme devresi de denilen bu devre, gerçek doğum ağrılarının belirmesiyle başlar. Rahim ağzının tam olarak açılmasıyla son bulur. Başlangıçta 2 milimetre olan rahim ağzı açıklığı kasılmalar sâyesinde 10 santimetreye ulaşır. Bu devre ilk doğumlarda 12, birden sonraki doğumlarda ise 6 saattir. Kasılmalara gerçek doğum vasfı kazandıran nitelik, ağrı duyusuyla berâber oluşudur. Rahim kasılmaları başlangıçta 15-20 dakikada bir gelmek üzere başlar ve takriben 15-20 saniye sürer. Başlangıçta bel ve kuyruk sokumunda duyulan ağrı zamanla aşağılara iner. Birinci devre sonunda ağrılar 2-3 dakika arayla gelip 40-60 saniye sürer. Doğum ağrılarının başlama mekanizması: Zamânı gelen bir gebelikte doğum ağrılarının ne şekilde başladığı problemi henüz karanlığını muhâfaza etmektedir. Bununla berâber bu kompleks mekanizmada tek bir faktörden ziyâde bir seri faktörlerin birbiri üzerine etkisinin söz konusu olduğu düşünülmektedir. Bu etkide hormonal, kimyevî, mekanik ve nöropsişik faktörler mesuldür. Birinci devrenin sonunda tamâmen yumuşayan rahim ağzında genişleme tamamlanarak bebeğin geçeceği çapa erişir. Bu esnâda amnion kesesi de artan basınç netîcesinde en zayıf yerinden yırtılır ve su dışarı akar.
II. Devre: Rahim boynunun genişlemesinin tamamlandığı andan başlayan bu devre bebeğin doğumuna kadar devâm eder ve bebeğin dışarı atılmasını hedef alır. Bu sebeple buna “atılma dönemi” de denir. İkinci devre ilk doğumda, iki saat, birden sonraki doğumlarda ise 20-30 dakika kadar sürer. Ağrıları su kesesinin yırtılmasını takiben kısa bir süre hafifler, müteakiben bebeğin doğum kanalına girmesiyle daha da şiddetlenir. Doğum ağrıları ile akıntı hissinin refleks olarak meydana getirdiği karın adalelerinin kasılmaları aynı anda vukû bulur. Bu uyuşma temin edilmezse irâdî karın adalelerinin kasılmalarından istenilen sonuç alınamadığı gibi, gebe kadın boşuna ve lüzumsuz yere yorulmuş olur. Çocuk normalde sol yanına yatmış başını gövdesine dayamış dizlerini karnına birleştirmiş olarak bulunur ve önce başın en tepesi çıkar. Kadında doğum mekanizması dik duruş sebebiyle çok kompleks bir özellik gösterir. Çocuğun dışarı atılması için vücut ve bebek bir çok seri hareket yapar.

Bu hareketler kademeleriyle birlikte bilinmektedir. Fakat ne gibi faktörlerin etkisiyle meydana geldiği ve sebepleri henüz açıklığa kavuşmamıştır. Bu olay öyle programlanmış ve düzenlenmiştir ki, dışarıdan hiçbir müdahaleye fırsat kalmadan bebek doğar. Bebeğin anne karnındaki duruşu ve doğum esnâsındaki hareketlerinde meydana gelecek en küçük değişiklik doğumu imkânsızlaştırır veya çok zorlaştırır. Aynı zamanda bebek ve anne ölümlerine sebebiylet verebilir. Bu sebeple bu muazzam hâdise ve basamaklarını planlayan birinin mevcut olması selim akılların kabul ettiği bir gerçektir. Çünkü; doğumda çocuğun dışarı çıkması için yapmış olduğu başın öne eğilmesi vücudun ise dönmesi, gerilmesi, dışa dönmesi ve başın arkaya gitmesi ve sonra yana dönmesi hârika hareketlerdir. Başın gövdeye eğilip en üst kısmıyla doğum kanalına girmesi normal doğum için kat’î olarak lâzım olan bir şarttır. Bu baş hareketindeki en küçük değişme başın doğum kanalına girmesine müsâade etmez.

30 Kasım 2014 Pazar

Bebek gelişim süresi içinde mensup olduğu aile tarafından belli bir yaşa kadar bebek bakımına tabii tutulur zaman ilerledikçe ise ailenin çocuğu olmak sınıfına geçer. Bebek aşamasında hiçbir ihtiyacını söylemeyen bebeklerin ihtiyaç bildirmek için ellerinde bulunan tek iletişim yolu ağlamalardır. Anne ve babalar daha bebek sahibi olacaklarını öğrendikleri andan itibaren yaşamlarına yeni düzen gelmektedir. Örneklemek gerekirse bebeğin anne rahminde bile en az zarar görmesini önleyecek tedbirlerle başlayan bu süreç bebek dünyaya gelir gelmez de sona ermez. Örnek olarak annenin sütüne ve bebeğini doyurmak ve geliştirmek için emzirme süresince aldığı ilaçlara bile dikkat etmek zorundadır çünkü anne bebeğini emzirirken vücudundaki her türlü oluşumu bebeğe sütü kanalıyla geçtiğini bilmek zorundadır.

Bebeğin Gelişimi
Bebeğin Gelişimi


 Bebekler gelişirken 3 aylık, 6 aylık, ve 12 aylık periyotlarda çok sıkı kontrol edilmek zorundadır. Bebekler doğum kilolarından 5 ay sonra iki katına, 12 ayda 3 katına, 2 yaşında dört katına çıkar. Bebekler büyüme trendine bakarak boy atmaları şöyle gelişir; örneklersek doğduğunda 50cm olan bir bebek 4 aylıkken 60 cm, 7 aylıkken 65 cm, 12 aylıkken 70 cm, 24 aylıkken 80 cm olurlar bu bebeğin doğum esnasında yapılan boy ölçümü farlı olsa bile eğri olarak gerek kilo gerekse boy olarak bu eğri doğrultusunda gelişirler. Bebekler gelişimleri esnasında ekonomik durum elveriyorsa 30 gün arayla doktor kontrolüne götürülmek suretiyle gelişimleri incelenmelidir. Bebekler gelişim çağında gıda olarak anne sütü kullanırlar, ve bu hem doğallığı hemde bebeğin gelişim için zorunlu olan beslenme şeklidir.

 Bebek temizliği de hastalıkları açısından hem gelişimleri için hemde ileride problem yaşamalarını önleyici bir ve kesin dikkat gerektiren bir konudur. Ayrıca ailenin dikkat etmesi gerekli bir takım tıbbi önlemler mevcuttur.Örnek olarak aşılarının zamanında ve düzenli şekilde yapılması, ateşlerinin sürekli oşarak net şekilde ölçme ve buna benzer bir çok tedbir bebeklerin gelişim süreçlerinde ne kadar kaliteli gelişim süreci geçirirlerse o kadar sağlıklı çocukluk yada gençlik ve kısaca yaşam geçirmelerinin temel taşlarıdır. Bebeklerin ve çocukların ruh sağlığının sağlam temellere oturması çok önemlidir ve bunun için aile içindeki davranış şekilleri bebeklerin gelişiminde ayrıca çok önemlidir. Bebekler diş çıkartma ve tuvalet eğitimleri esnasında kolaylaştırıcı ve zevk alacakları şekilde eğitmek mümkündür.

27 Kasım 2014 Perşembe

Hamilelik ve bebek sahibi olmak, bir kadının hayatında yaşayabileceği en güzel ve en özel durumlardır. Doğan bebeğin güzelliği, anne-babasına verdiği o övünç ve gurur hiçbir şeyle kıyaslanamayacak güzeldir. Bu nedenledir ki birçok kadın, bu özel dönemde vücudunda yaşadığı sıkıntı ve sorunları çok da kafasına takmamaya çalışır. Ama yine de bu dönemde ve de tabii ki sonrasında alınacak birkaç önlem sevincin de gölgelenmemesine yardımcı olur. Bu önlemlerden biri anne için büyük önem taşıyan Kegel egzersizleridir. Kegel egzersizleri (pelvik taban egzersizleri) rahim, vajina, idrar torbası ve rektumu sararak alttan destek yapan kas grubunun kuvvetlendirilmesini sağlayan egzersizlerdir. Kegel egzersizlerini yaparak bu kasları yumuşatmak ve kuvvetlendirmek, gebeliğinizin son aylarında hissedeceğiniz rahatsızlıkları azaltacağı gibi idrar kaçırma ve hemoroit gibi gebelik sırasında başlayıp sonra da devam eden iki sık görülen sorunu da en aza indirgemeye yardımcı olur.

Kegel Egzersizi
Kegel Egzersizi


Leğen kemiği tabanı kaslarını güçlendirmek hem gebelik sırasında hem de sonrasında idrarını tutamama sorunun ortaya çıkma riskini azaltabilir. Ayrıca bu egzersizler sayesinde anne, doğum sırasında daha iyi ıkınabilir ve bu da doğumu kolaylaştırır. Bir diğer yararı da doğum sırasında oluşabilecek yırtıkları en aza indirmesidir. Aynı zamanda doğum öncesi ve sonrasında cinsel ilişkiden alınacak zevki de artırır.

Kegel egzersizleri nasıl yapılır? 

Kegel egzersizlerini doğu yaptığınızdan emin olabilmek için öncellikle vajinanın ve makatın etrafında bulunan leğen kemiği tabanı kaslarınızı tespit etmeniz gerekir. Doğru kasları bulduğunuzdan emin olmak için tuvalete giderken idrar akışını durdurmaya çalışabilirsiniz. Eğer durdurabiliyorsanız, doğru kasları bulmuşsunuz demektir ama bunu alışkanlık haline getirmemeniz gerekir çünkü idrar yaparken ya da idrar torbanız doluyken Kegel egzersizleri yapmak kasları zayıflatabilir de.

Ayrıca idrar torbasının tam olarak boşaltılmamasına yol açar ki bu da idrar yolu enfeksiyonu riskini artırır. Doğru kasları bulmakta zorlanıyorsanız, farklı bir teknik deneyebilirsiniz. Parmağınızı vajinanızın içine sokun ve sıkıştırdığınızda vajinanızın kasıldığını hissedin. Sıkıştırdığınız kaslar sizin leğen kemiği tabanı kaslarınızdır. Leğen kemiği tabanı kaslarınızı tespit ettikten sonra idrar torbanızı boşaltın. Kegel egzersizlerini oturarak, ayakta durarak, yatarak istediğiniz pozisyonda yapabilirsiniz. Sizin için uygun pozisyonu alın ve leğen kemiği tabanı kaslarınızı iyice gerin. Her seferinde beş saniye olmak üzere bunu sık aralıklarla ve art arda dört beş kez yapın. Kaslarınızı her seferinde 10 saniye kasılı vaziyette tutabilecek hale gelene kadar çalışın ve kasılmalar arasında 10 saniye gevşeyin. Gün boyunca 3 dizi 10 Kegel egzersiz, 3 dizi de mini Kegel egzersizi yapın. 10’a ya da 20’ye kadar çabucak sayın ve her sayı söyleyişinizde leğen kemiği tabanı kaslarınızı kasıp bırakın.

Kegel egzersizlerini yaparken karnınızdaki, uyluklarınızdaki ve kalçanızdaki kasları kasmayın. Bu, leğen kemiği tabanı kaslarınızın elastikiyetini daha da bozabilir. Ve nefesinizi tutmayın. Gevşeyin ve vajinanız ve makatınız etrafındaki kasları kasmaya odaklanın. Kegel egzersizlerinden hemen fayda beklemeniz yanlış olur. Bu egzersizlerin yararını görmeniz 4-6 haftayı bulabilir. Egzersizler işe yaramıyorsa ise bir doktora görünmekte fayda vardır.
Doğum sonrası fazla kilolar birçok annenin en büyük derdi haline gelebilir. Doğumdan önce alınan kiloların verilmesi tahmin edildiği kadar kolay olmayabilir. Doğum sonrası vücuttan atılan sıvılar, bebeğin ağırlığı sayesinde vücut yaklaşık 5 kilodan kurtulmuş olur. Oysaki bir çok anne, doğumdan sonra fazla kiloların çabucak verileceğini zanneder. Ama bu kiloları atmak zordur ve bir süre için de bu kilolardan kurtulmak tavsiye edilmez. Çünkü doğumdan sonra annelerin umduklarından daha fazla işleri olabilir. Bu dönemde daha yorgun hissedilebilir ama sağlıklı öğünler ve atıştırmalıklar yemeye dikkat etmek gerekir. Neyin ne kadar yeneceği konusunda bilinçli tercihler yapmak da önemlidir. Anneler, çocuksuz kadınlara nazaran daha fazla tatlandırılmış içecek, kalori ve doymuş yağ tüketirler. İyi beslenme sadece anne sağlığı açısından değil, (eğer emziriyorsanız) bebeğin sağlığı için de önemlidir.

Doğum Sonrası
Doğum Sonrası


Yediklerin önemli ölçüde azaltılması, öğün atlamak ve moda diyetlerden birini yapmak yerine, sağlıklı besinler tüketilmelidir. Akıllı tercihler yapmak, kilo vermeyi kolaylaştırdığı gibi annenin ve bebeğinizin sağlıklı olmasını da sağlar. Bu dönemde dikkat edilebilecek birkaç beslenme ve kilo verme önerisi şöyle; Sebze, meyve ve tam tahıllı besinlere odaklanın. Taze meyve ve sebze ve tam tahıllı ürünler gibi lif bakımından zengin besinler hem anneleri uzun süre tok tutar, hem de besin değerleri yüksektir. Diğer besin değeri yüksek yiyecekler arasında az yağlı süt, peynir ve yoğurt gibi az yağlı süt ürünleri de sayılabilir. Derisi alınmış kümes hayvanları, balıkların çoğu, fasulye, yağsız biftek ve domuz eti, önemli protein kaynaklarıdır. Aklınız çelinmesin. Elinizin altında sağlıklı yiyecekler bulunsun. Abur cubura meraklıysanız, o tür yiyecekleri evinize sokmayın. Bu yiyeceklerde bulunan doymamış yağlar, tatlandırıcılar doğumdan yeni kalkmış annelerin vücutları için diğer kadınlardan daha fazla tehlike arz etmektedir.

Küçük porsiyonlar tüketin. Günde 3 büyük öğün yemek yerine, az az ve sık sık yemek daha doğrudur. Öğünlerin atlanmamasına önem verilmelidir. Sebze ve meyve miktarına sınır koyulmamalıdır ki böylece yaşamsal önemi olan besinlerden yoksun kalmak engellenebilir. Sadece aç olduğunuz zaman yiyin. Sinirli ve kaygılı durumlarda veya sadece yemek vakti geldi diye yemek yemek yanlıştır. Annelerin kendilerini oyalayacak başka şeyler bulması gerekebilir. Bebekle yürüyüşe çıkmak, bir arkadaşı çağırmak ya da sevilen bir dergi ya da kitabı okumak işe yarayabilir. Yorgunluğun açlık kisvesine bürünebileceği unutulmamalıdır.

Yürüyüşe çıkın. Yürüyüş, forma girmenin en iyi yollarından biridir. İstenilen zamanda istenilen yerde yürümek mümkündür. İhtiyaç duyulan tek alet, bir çift rahat ayakkabıdır. Annenin kendi başına, bebeğiyle, eşiyle veya bir arkadaşıyla yürüyüşe çıkması faydalıdır. İşin içine bebeği de katın. Eğer egzersiz yapmak için vakit bulmada zorlanılıyorsa, işin içine bebeği katmak bu sorunu çözebilir. Bebeği pusete veya portbebeye koyup günlük yürüyüşe çıkılabilir. Koşmak tercih ediliyorsa, bebekler için tasarlanan koşucu pusetlerinden alınabilir. Yerde esneme hareketleri yaparken bebek de annenin yanında yer alabilir.
Hamilelik, kadınların hayatında büyük önem taşıyan bir dönemdir ve kadınların bu önemli dönemde doğru seçimler yapması çok önemlidir. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri beslenmedir. Hamileliliğin dönemine, durumuna göre düzenli ve sağlıklı beslenmek, hamilelik döneminde sağlıklı bir sonuç almakta önemli etkenlerden biridir. Gebelik sırasında anneler, hem kendileri hem de bebekleri için yemek yiyor olurlar ama bu durum iki misli yemek yiyeceklerini değil, yediklerine iki misli dikkat edeceklerini göstermektedir.

Gebelikte Beslenme
Gebelikte Beslenme
Hamilelik öncesinden gelen, abur cubur düşkünlüğü, öğünlerde düzensizlik ya da iştah kapalılığı gibi sorunlar varsa, bu sorunların giderilmesi için derhal bir doktora başvurulmalıdır. Sağlıklı beslenme, hamileliliğin ileriki dönemlerinde değil, en başından itibaren dikkat edilmesi gereken bir konudur. Zira bebeğin yaşamsal organlarının çoğu, hamileliğin ilk haftalarında oluşmaya başlar. Bu sebeple kalsiyum, demir, folik asit gibi vitamin ve besinlere ihtiyaç duyulur. Hamilelikte dikkat edilecek birkaç basit beslenme kuralı mevcuttur;

• Çok miktarda meyve, sebze ve tam tahıllı yiyecek tüketmek. 
• Yağsız protein ve düşük yağlı süt ürünleri tüketmek. 
• Yiyecekleri çeşitlendirmek. 
• Günde en az 3 öğün yemek.

 Bu basit kurallara uyarak hem bebeğin hem de annenin sağlıklı beslenmesi sağlanabilir. Gebelik sırasında birçok gıdanın tüketilmesi uygun olsa da, bazılarının yan etkileri sebebiyle sınırlanmasında ya da tüketilmemesinde yarar vardır. Bunlar arasında cıva oranı yüksek deniz ürünleri vardır. Deniz ürünlerinin birçoğu protein ve demir kaynağı olmasına rağmen, bazıları bebeğin gelişen sinir sistemine zarar verecek oranda cıva bulundurur. Bu yiyecekler kılıç balığı, uskumru, kiremit balığı gibi ürünlerdir. Ayrıca karides, somon balığı, mezgit gibi balıkları da çiğ ya da çok az pişmiş olarak tüketmek anne ve bebek için zararlı olacaktır. Sıklıkla meydana gelen gıda zehirlenmeleri de gebelerin dikkat etmeleri gereken bir husustur. Genelde et, tavuk ve yumurta ürünlerinin az veya yanlış pişirilmesi sonucu gelişen gıda zehirlenmeleri, gebelerin daha ağır etkilenebileceği ve hatta bebeği bile zehirleyebileceği için yüksek önem arz etmektedir. Fazla işlem görmüş et ürünleri de hamilelikte komplikasyonlara sebep olabilir.

Bu ürünler genelde sucuk, sosis ve salam gibi ürünlerdir. Bu ürünler, soğuk ortamlarda gelişen listeriyoz adı verilen ciddi bir hastalığa davetiye çıkarabilir. Ayrıca işlem gören bir çok gıda ürünü, hamilelikte fazla şişliğe sebep olacak sodyum da içerir. Bunlara ek olarak pastörize edilmemiş yiyecekler, yeterli derecede yıkanmamış ürünler hamilelerin dikkat etmesi gereken durumlardır. Hamile kadınların tahıllı yiyeceklerden alacakları folik asit, yapraklı yeşil sebzeler, kuru fasulye ve nohut gibi gıdalardan alacakları folat asit, süt ürünlerinden, kahvaltılık tahıllardan ve meyve sularından alacakları kalsiyum, balık ve yumurta gibi gıdalardan alacakları protein ve demir oldukça önemlidir. Gebelik sırasında doğal gıdalar oldukça önemlidir ama bunlara ek olarak takviye ilaçlar almak da sağlıklı bir gebelik için gereklidir. Özellikle kalsiyum, protein, demir içeren gıdaları tüketemeyen anne adayları, bu vitamin ve mineralleri takviye ilaçlar yardımıyla almalıdırlar.

25 Kasım 2014 Salı

Özgün Dil Bozukluğu; işitme kaybı, zeka geriliği, nörolojik, motor ya da sosyal gelişim geriliği gibi belirgin herhangi bir problemin olmadığı bir tür dil bozukluğudur. Bu çocuklarda ilk olarak otizm, zeka geriliği, işitme kaybı gibi problemlerden şüphelenilmektedir. Ancak, Özgün Dil Bozukluğu olan çocuklarda herhangi bir gelişimsel soruna rastlanmamaktadır. Bu bozukluğun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik geçiş gösterdiği düşünülmektedir. Araştırmacılar, bu bozukluğa sahip olan çocukların %50-70’inde aile üyelerinden en az birinde benzer konuşma problemlerinin görüldüğünü ortaya koymuştur.

Özgün dil bozukluğu olan çocuklar, konuşulan dili anlama ve üretmede yaşıtlarından geridirler. Konuşma seslerini üretmede, kendilerini sözel olarak ifade etmede ve başkalarının konuşmalarını anlamada problemleri vardır. Cümle içindeki sözcükleri anlama ve kullanmada güçlük yaşarlar. Bu çocuklar, ne söylendiğini anlıyor gibi gözükürler ancak çoğu zaman konunun ana temasını anlayamaz ya da sorulan soruya uygun olmayan cevaplar verirler. Tek tek kelimelerde konuşmaları anlaşılır olsa dahi kelimeleri bir araya getirerek cümle kurmakta başarısız olurlar. Bazı çocuklarda yalnızca alıcı ya da ifade edici dil becerilerinde problem görülürken, bazı çocuklarda her iki alanda da problem görülebilir.

Çocuklarda Dil Gelişimi
Çocuklarda Dil Gelişimi


Konuşmalarının en tipik özelliği yapım ve çekim eklerinin kullanılmayışıdır. Örneğin, çocuğa, resimdeki tavşanın kulağını gösterip “Bu tavşanın neresi?” diye sorulduğunda, “Tavşanın kulağı” ya da “kulağı” demek yerine sadece “kulak” ya da “tavşan” diyebilir. Zaman kavramını anlamakta ve zaman bildiren kelimeleri kullanmakta zorlanabilirler. Örneğin “Ali’nin ablası gelmiş” cümlesinin yerine “Ali abla geldi”; “Dün Ayşelere gittik” cümlesinin yerine “Bugün Ayşe gitti” diyebilirler. Yer-yön bildiren ekleri kullanmazlar. Örneğin “Kaşıklar çekmecenin içinde” cümlesini “Kaşık çekmece” şeklinde ifade edebilirler. “Benim, senin onların gibi aitlik bildiren kelimelerde karışıklık yaşayabilirler. Babasının saatini göstererek “Bu kimin saati?” diye sorulduğunda “Babamın” demek yerine “Baba” ya da “Baba saat” diyebilirler. Konuşmalarında en sık gözlenen bir diğer problem de kelime bulma güçlükleridir. Bazı çocuklar günlük hayatta sık karşılaştıkları bazı objelerin isimlerini dahi hatırlamayabilirler. Daha önceden üzerinde konuşulmuş olan bir objeyi yeniden gösterdiğinizde “unuttum ya da bilmiyorum” diyebilirler. Kurdukları cümlelerin uzunlukları 3-4 kelimeyi geçmeyebilir. Cümle dizilişi hatalı ya da eksik olabilir. Örneğin; “Dayı geldi ev” gibi. Gramatik yapıdaki yetersizlikler çocukların konuşmalarının daha “bebeksi” ya da “yaşından” geri algılanmasına neden olur. Bazı çocuklarda eşlik eden se


sletim hataları da olabilir. Bazı sesleri üretemeyebilir ya da kelime içinde farklı pozisyonlarda hedef sesin yerine başka bir ses kullanabilirler. Örneğin “balon” kelimesinde /b/ sesini doğru üretebilir ancak, “ayakkabı” yerine “ayakapı” diyebilirler. İşitsel algılama problemleri vardır. Bazı sesleri birbirinden ayırt edemeyebilirler.

Geç konuşma, bu bozukluğun habercisi olabilir!

İki yaşından itibaren çocuklar pek çok farklı biçimlerde ihtiyaçlarını ifade edebilirler. Normal gelişen çocuklar, tüm sesleri doğru olarak çıkartamasalar da kendilerini tam olarak ifade edebilmek ve iletişim kurabilmek için bir çok girişimde bulunurlar. Kimi zaman ebeveynlerini bıktıracak kadar çok soru sorarlar. Soru sormayan ya da isteklerini sözel olarak ifade etmeyen çocuklar, herhangi bir iletişim bozukluğuna sahip olabilirler. Özgün dil bozukluğu olan çocuklar, yaklaşık iki yaşına gelinceye kadar hiçbir kelime söylememiş olabilirler. Üç yaşlarında konuşabilirler ancak, konuşmaları anlaşılır değildir. Ses uyumuna ilişkin kuralları, yeni kelimeleri öğrenmekte ve iletişim kurmakta güçlük çekerler.

Özgün dil bozukluğu ileride çocuğun okul başarısını etkiler mi?

4-5 yaşlarında teşhis edilemeyen özgün dil bozukluğu olan çocuklar, genellikle anaokuluna ya da ilk okul birinci sınıfa başladıklarında problemleri daha belirgin hale gelmektedir. Bu çocukların öğrenme ve okuma-yazma güçlükleri olur. Özellikle erken dönemde tedavi edilmeyen çocukların okul başarısının düşük olduğu belirtilmektedir. Bu çocukların %40-70’i okumayı öğrenmede sorun yaşamaktadır ve birçoğu özel eğitim desteğine ihtiyaç duymaktadır.

Akademik başarının yanı sıra çocuğun sosyal becerileri de olumsuz yönde etkilenmektedir. Özgün dil bozukluğu olan çocuklar konuşmak ve dinlemek için daha fazla zamana ihtiyaç duyarlar. Dilin gramatik yapısını kazanamadıkları için kurdukları cümleler kimi zaman yanlış anlaşılabilir. Bu durum yaşıtlarıyla iletişimlerini güçleştirmektedir. Çünkü çocuklar yetişinler kadar sabırlı ve anlayışlı değildirler. Kendilerini ifade edemedikleri için zaman zaman arkadaşlarına karşı hırçın tavırlar sergileyebilir ya da onlarla oynamaktan kaçınabilirler. Genellikle kendilerini dinleyen yetişkin ya da daha büyük yaştaki çocuklarla oynamayı tercih edebilirler.

Özgün dil bozukluğu olan çocukların teşhis ve terapisi ne zaman ve kim tarafından yapılmalıdır?

Dil ve konuşması yaşıtlarından geri olan tüm çocuklar mümkün olan en kısa sürede bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilerek terapiye alınmalıdırlar. Bazı ebeveynler “Babası da geç konuşmuş” ya da “Ağabeyi de geç konuşmuştu”, “Okula gidince düzelir” gibi düşüncelerle çocuğu kendi haline bırakmaktadırlar. Ancak bu çocuklar, okulöncesi dönemde bir uzman tarafından terapiye alınmadıkları taktirde konuşma sorunlarının düzelmesi çok daha uzun bir zaman almaktadır. Bir çok çocuk kendini ifade etme becerilerinde gelişme gösterse dahi bazı sesletim problemleri düzelmemektedir. En ciddi problemler ise ilkokula başladığı zaman ortaya çıkmaktadır. Çünkü konuşmadaki problemleri yazıya da yansımaktadır. Okumayı yaşıtlarından daha geç sökmektedirler. Bu nedenle ebeveynlerin okula başlamadan evvel bu sorunun giderilmesine yönelik bir uzman yardımına başvurmaları gerekmektedir.

24 Kasım 2014 Pazartesi


bebeklerde uyku
Bebeklerde Uyku Pozisyonu

• Bebeklerin uyku pozisyonu sırtüstü şekilde olmalıdır.

• Bebek yatağındaki şiltenin sert olmasına özen gösterilmelidir.

• Bebeğin yatağında kullanılan çarşaf lastikli olmalıdır. Yastık, koruyucu tarzı eşyalardan uzak durulmalıdır.

• Battaniye bebeğin göğsüne kadar örtülmelidir.

• İlk zamanlarda, bebek anne ve babanın odasında, kendi beşiğinde uyumalı, anne baba yatağında uyumamalıdır.

• Oda sıcaklığı normal olmalıdır. Erişkinlerin normal sıcaklığı bebekler için de uygundur.

• Bebekli evlerde sigara içilmemeli, sigara içilmesine izin verilmemelidir.
Suda doğum yapar mısınız? Suda doğum yapmak son zamanlarda iyice kullanışlı oldu ve artık daha fazla hastanede suda doğum yapılabiliyor. Bununla beraber, suda doğum hala doğumun diğer bir yolu olarak görüldüğünden, güvenli olup olmadığı doktorlar tarafından kesinleşmedi. Yani, suda doğum yapma kararını vermeden önce riskleri ve faydalarını yeterince öğrenmelisiniz.

suda dogum
Suda Doğum


Suda Doğum Nedir?

İsminden de belirtildiği gibi doğumun su içinde yapılmasıdır. Küvette, jakuzide (sıcaklığı azaltılmış şekilde), ya da sıradan bir su havuzunda doğum yapabilirsiniz. Evde, doğum kliniğinde, ya da hastanede doğumu gerçekleştirebilirsiniz.

Sancı ve doğum zamanının her ikisini de suda gerçekleştirebilirsiniz ayrıca doğumu suyun dışında yapabilme imkanınız da vardır.
Bebeğinizin cildi sıcak havadan olumsuz etkilenebilir. İsilik, derideki küçük ter bezi kanalları olan deliklerin tıkanması sonucu meydana gelen deri döküntüleridir.
Bu döküntüler bebeğin aşırı sıcak ortamda bulunması halinde ileri seviyede artabilir.
isilik bebek
Bebek isiliği

İsiliğin dereceleri var!

İsilik çeşitleri vardır. Hafif olan isilik küçük ve kolayca patlayıp ince pullar çıkaran su kabarcıkları şeklinde görülür. Daha ağır durumlarda, kaşıntılı ve su toplayan kırmızı döküntüler meydana gelir.
Bu döküntüler sıcak ortamda karıncalanma veya kaşınma oluşturur.
İsilik döküntüsü birkaç gün sonra kaybolur, fakat tekrarlanabilir. İsilik çoğunlukla yaz mevsiminde yada çok sıcak ortamlarda belirir. Aşırı terlemeye neden olan kalın giydirilme de bu soruna neden olabilir.

23 Kasım 2014 Pazar

Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde çöp konteynerinde yeni doğan bebek cesedi bulundu. Edinilen bilgiye göre, ilçedeki İsmet Paşa Mahallesi'nde bir esnaf , çöp konteynerinde halıya sarılmış halde bebek cesedinin olduğunu fark etti.

haber


 İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve 112 Acil Servis ekipleri, yaptıkları incelemede cesedin yeni doğan bir erkek bebeğe ait olduğunu belirledi. Bebek cesedi, Çerkezköy Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polisin, olayla ilgili başlattığı soruşturma kapsamında mahalle sakinlerinin ifadelerine başvurduğu öğrenildi.

22 Kasım 2014 Cumartesi

Gebelik sırasında, ne koşulda olursa olsun kanama olması anormal bir durumdur. her trimester (3 aylık periyodlar) için düşük nedenleri değişebilmektedir. ancak gebelik esnasında 20. haftadan önce herhangi bir zamanda kanama olması düşük tehlikesini (abortus imminens) gösterir. zira 20 haftadan( fetüs ağırlığı 500 gr ve altı) daha küçük gebelik kayıpları “düşük”(abortus); daha büyük gebelik kayıpları “erken doğum”( preterm eylem) olarak nitelendirilir. ilk 3 ayda kendiliğinden düşük (spontan abortus) oranı % 15 ‘dir. ve ilk 3 aydaki gebelik kayıplarının en sık nedeni (%60) genetik nedenlerdir ve genelde hayatla bağdaşmayan bir sorun mevcuttur fetüste… bu yüzden aile çok üzülmemelidir. doğa kendine yakışmayanı doğal seleksiyon dediğimiz yöntemle ekarte etmektedir.

hamilelikte düşük
Hamilelikte Düşük
Ancak 3 aydan daha büyük düşüklerde durum farklıdır. genellikle fetüste bir problem yoktur,bebek tam olarak ve canlı olarak atılır, burada problem ise rahim ağzı yetersizlikleridir(servikal yetmezlik). Düşük (abortus) ayrı. düşük tehlikesi(abortus imminens) ayrı bir konudur. düşük tehlikesi gebelikte kanamanın (miktarına bağlı olmaksızın) olması durumudur. bu hastaların % 50 si bebeklerini kaybederler. yani düşük yaparlar. bunda kanama ile birlikte parçalar da gelir.eğer fetüs tüm komponentleri ile rahimden atılmışsa “tam düşük”(komplet abortus) , içerde parçalar kalmışsa “yarım düşük”(inkomplet abortus) adı verilir. kesin tanı usg ile konulur.

Yarım düşükde, kanamanın artması durumunda rahim boşluğu kürtaj yoluyla temizlenmelidir. istemli düşük yaptırmak amacıyla kullanılan bazı ilaçlar, bu nedenle tavsiye edilmemekte ve çoğunlukla “inkomplet abortus”a yol açtıklarından hem zaten kürtaj gerekmekte hem de kan kaybı ve komplikasyonlar daha fazla olmaktadır. bu amaçla, gebelik sonlandırılması (yasal tahliye) sadece kadın doğum uzmanının denetimi ve bilgisi dahilinde olmalıdır. Gebede mevcut bir kanama durumunda ilk olarak, 12 haftadan küçük gebeliklerde transvajinal usg ile; 12 haftadan büyük gebeliklerde ise transabdominal usg ile fetüsün sağlık durumu (kesenin çapı, düzeni,fetüsün kalb atımının varlığı, retrokoryonik alanda kanamanın varlığı) belirlenmeli aynı zamanda düşük önleyici tedavi başlanmalı ve önerilerde bulunulmalıdır. Bu amaçla rutinde, doğal progesteron içeren preparatlar(progestan tb) ile gebelik, hormon açısından desteklenebilir.

Bu tedavinin amacı, gebeliğin 14. haftasına dek hormon desteğini sağlayan, yumurtanın atıldığı “korpus luteum gravidarum” kistinin yetersizliğini (luteal yetmezlik) kompanse etmek ve eksiği karşılamaktır. 14. haftadan sonra -devam eden gebeliğin- hormon desteği görevini plasenta(bebeğin eşi..) devralmaktadır. Progesteron tedavisinin yanı sıra sık usg takibi, hastanın mutlak yatak istirahati, bol sıvı alımı ve cinsel ilişkiden sakınmak hekimlerin yaptığı, ancak etkileri ve yararları bilimsel olarak henüz netlik kazanmamış önerilerdir. servikal yetersizlik vakalarında ise 3. aydan önce rahim ağzına kese ağzı süturu atılmalıdır(cervical cerclage) sözkonusu önerilere uymak, uymamaktan her zaman daha faydalıdır.

21 Kasım 2014 Cuma

  • Bebek bakımında en fazla sabır ve özveri tuvalet eğitiminde gereklidir. 18 ile 30 ay arasında çoğu bebek tuvalet eğitimini almaya hazır hale geliyor. Genelde bebekler 2 yaş sonunda dışkılarını, 3 yaş sonunda da çişlerini tutmayı öğreniyorlar.
bebeklerde tuvalet eğitimi
Bebeklerde Tuvalet Eğitimi


Bebeklerde Tuvalet Eğitimi Makalesini Okumak İçin Tıklayınız...
Malzemeler

  • 1 adet tavuk budu

  • Nane

  • Soğan

  • Sarımsak

  • Karabiber

  • Pul biber

  • Limon

  • Tuz
bebek çorbası


Hazırlanışı: 

Tavuk budunu su ilave ederek, tencereye koyun.
İçerisine soğanı parçalayarak, sarımsağı ise tüm olarak ekleyin.
Tavuk piştikten sonra etlerini ufalayıp bir kaseye alın.
İçerisine nane , limon ve baharatları ilave edin.
Tavuk suyu hem besleyici hemde soğuk algınlığında oluşan halsizliği önleyici özelliği vardır.
Tavuk suyu çorbasını bebeğinizin rahatsızlığını anladığınız anda yedirirseniz etkisini hızlı bir şekilde gösterecektir.

Not: Bu çorbayı grip ve soğuk algınlığı için büyük küçük herkes tüketebilir.

20 Kasım 2014 Perşembe

bebeklerde boy uzaması
Bebeklerde Boy Uzaması
Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Tutar, ailelerin sağlıklı beslenme konusunda çok daha bilinçli hareket etmeye çalışsalar da kimi zaman istenmeyen hatalar yapabildiklerine dikkat çekiyor, boy uzatan besinleri sıralıyor.

Süt

Süt ve grubu olarak genel bir isim adında toplansa da, sütün diğer süt ürünlerinden – çocuğunuzun boyunun uzamasında – ayrı bir önemi var. Gün boyunca 2 su bardağı süt içilmesi boy uzamasını desteklemesinin yanı sıra çocuğunuzun kemik yapısının da güçlenmesini sağlar. Sütün boy uzamasını daha fazla desteklemesi için gece yatmadan içilmesi gerekmektedir. Çünkü bu saatte içilen süt büyüme hormonunun salgılanmasını sağlayacaktır.

Süt ürünleri


İçerisinde kalsiyum bulunan bu grupta yoğurt, ayran ve peynir yer alır. Özellikle yoğurt, çocuğunuz sebze yemeği tüketirken tabağında mutlaka bulunmalıdır. Peynir tüketmeyen çocuklarda peynir tüketimini sağlamak için peynirli börek veya poğaça hazırlayabilirsiniz.


Brokoli

Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde ve vücudun korunmasında başrol oynayan brokoli, çocuğunuzun boyunun uzamasını sağlayan önemli bir sebzedir. Çocuklar tarafından çok sevilmese de belirli sıklıklarla tüketilmesi önerilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, sevilmeyen besinlerin belirli bir düzenle yenmesinin zaman içerisinde alışkanlığı yol açtığını göstermektedir.


Kuru meyveler

Kuru meyveler iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Bu sebeple boy uzamasını sağlar. Ara öğün olarak veya süt ile birlikte tatlı ihtiyacını gidermek için çocuğa yedirilebilir. Kuru meyvelerin tüketim miktarı önemlidir. Çünkü fazla tüketilirse, kilo sorununa neden olabilirler. Gün içerisinde 4-5 kuru kayısı, 2 kuru incir, 1 avuç siyah kuru üzüm seçeneklerinden birinin tercih edilmesi yeterli olacaktır.

Susam

En yüksek kalsiyum içeren besin olması nedeni ile çocukların beslenmesinde önemli olan susam, yağ içeriğinin yüksek olmasından dolayı tehlike arz etmektedir. Çocuklara bazı günler ekmek yerine simit verilebilir.

Soya fasulyesi


Soya fasulyesi kalsiyum içeriği zengin olan besinlerdendir. Genellikle ülkemizde salata olarak yenir. Çocukların boyunun uzamasına katkısı olacak bu besinin ihmal edilmemesi gereklidir.
bebek beslenmesi
Bebeklerde Tuz Yasağı
Ebeveynlerin yaptıkları en önemli hatalardan biri, hiç kuşkusuz çocuklarına tuzlu besinler yedirmek oluyor. Maalesef Türkiye’de çocukların çoğunun, tavsiye edilen günlük miktarın 2 katı kadar tuz tükettiği yapılan araştırmalarla ortaya konmuş. Tuz insan vücudunda sıvı elektrolit dengesi ile sinir iletiminin sağlanmasında ve kasların çalışmasında önemli fonksiyon üstlenen bir mineral. Özellikle iyotlu tuz çocukların zihinsel ve beyin gelişiminin yanı sıra fiziksel büyüme ve gelişiminde oldukça önemli olan trioit hormonun yapımı için gerekiyor. Dolayısıyla yetişkinler gibi çocukların da tuz almaları gerekiyor, ancak sadece minimum miktarda!Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, aksi halde bu kez tablonun tam tersine döndüğüne ve tuzun fayda sağlamak yerine çocukların sağlığını ciddi boyutlarda tehdit ettiğine dikkat çekerek, “Fazla tuz kullanımı böbrek yükünü arttırıyor ve yüksek tansiyona yol açıyor. Bunun sonucunda çocukların kalp damar ile böbrek hastalıklarıyla daha erken yaşta tanışmalarına neden oluyor. Hatta bu sorunlar çocukluk çağında bile gelişebiliyor” diyor.

1 yaşına kadar tuz yasak!

Yapılan araştırmalara göre; ülkemizde ebeveynlerin yüzde 60’ı çocuklarına 1 yaşından önce, yetişkinler için yapılan tuzlu ve salçalı yemeklerden tattırmak gibi son derece hatalı bir davranış içine giriyor.“1 yaşını doldurana kadar bebeğin tuza ihtiyacı yok ve sağlığı için de kesinlikle verilmemesi gerekiyor. Çünkü bu dönem aşırı sodyum, yani tuz tüketimine bağlı ileri yaşlarda gelişebilecek tansiyon hastalığı yönünden belirleyici bir dönem oluyor. Bunun nedeni ise 1 yaşın altındaki çocukların böbrek fonksiyonları tam gelişmediğinden yüksek tuz ve elektrolit yükünü yeterince dengeleyememesi. Bunun sonucunda da böbreğe aşırı yük biniyor. ” diyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben 6 aya kadar anne sütündeki, daha sonra da katı gıdalardaki besinlerin içindeki tuz miktarının bebek için yeterli olduğunu belirtiyor.

Yüksek tansiyonla daha erken yaşta tanışıyor

Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen bir çalışmada; doğumdan itibaren 15 yaşına kadar kan basınçları izlenen çocukların,ilk 1 yaşta beslenmelerinde fazla miktarda tuz bulunanların, düşüktuz alanlara göre kan basınçları daha yüksek bulunmuş. Bunun sonucunda da çocuk yetişkin dönemine geldiğinde daha erken yaşta, hatta çocukluk çağında bile yüksek tansiyon hastası olabiliyor. Aşırı tuz tüketimi sonucu gelişen yüksek tansiyon çocukların erişkin yaşlarda kalp krizi ve felç geçirme riskini tetiklemekle kalmayıp, mide kanseri ve kemik erimesine (osteoporoz), neden oluyor, hatta astım belirtilerini de şiddetlendiriyor.

İştahsızsa, çözümü yemeklere tuz eklemekte aramayın

Çocuk yemek yemekte sorun yaşıyorsa ve bu sorunu tuz ekleyerek çözeceğinizi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Dr. Demet Matben, bebeklerin henüz tuz tadını bilmediği için tuzsuz tadı olduğu gibi kabul ettiklerinibelirterek, “Ayrıca damak tadı ilk 2 yılda geliştiği için siz bebeğinize yemeği tuzlu sunarsanız, ileriki yaşlarda tuzu fazla kullanacaktır.” uyarısında bulunuyor. Dikkat! Şekerli besinlerin içinde bile tuz var! Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, tuz tüketimiyle ilgili karşılaşılan en önemli sorunun, tuzun çocukların en sevdiği gıdalarda bulunması olduğunu belirtiyor. 

Örneğin hazır hamburger çocuğun günlük ihtiyacının 2 katından fazla tuz almasına neden oluyor. Aynı zamanda ekmek, pizza, sosis, hazır çorba, cipsler ve çerezler de fazla tuz içeriyor. Hatta kahvaltı gevrekleri, bisküvi, puding ile sıcak çikolata gibi şekerli gıdalar da yüksek miktarda tuz barındırıyor. Bunların yanı sıra Türk aile damak tadı tuza oldukça yatkın olduğu için aile sofrasında pişen yemeklerin tuz içeriği de yüksek ve çocuğun ihtiyacının üzerinde oluyor.
bebek gelişimi
Bebek Gelişimi
Bebeğinizin gelişim süresinde kendi ailesi tarafından belli bir yaşa kadar bebek bakımı yapılır ve zaman ilerledikçe ise o ailenin çocuğu olma grubuna geçer. Bebek aşamasında hiçbir ihtiyacını söylemeyen bebeklerin ihtiyaç bildirmek için sadece kullanabildiği tek iletişim yolu ağlamalardır.

Anne ve babalar daha bebek sahibi olacaklarını öğrendikleri andan itibaren yaşamlarına yeni düzen gelmektedir. Örneklemek gerekirse bebeğin anne rahminde bile en az zarar görmesini önleyecek tedbirlerle başlayan bu süreç bebek dünyaya gelir gelmez de sona ermez. Örnek olarak annenin sütüne ve bebeğini doyurmak ve geliştirmek için emzirme süresince aldığı ilaçlara bile dikkat etmek zorundadır çünkü anne bebeğini emzirirken vücudundaki her türlü oluşumu bebeğe sütü kanalıyla geçtiğini bilmek zorundadır.

Bebekler gelişirken 3 aylık, 6 aylık, ve 12 aylık periyotlarda çok dikkatli bir şekilde kontrol edilmek zorundadır. Bebekler doğum kilolarından 5 ay sonra iki katına, 12 ayda 3 katına, 2 yaşında dört katına çıkar. Bebekler büyüme trendine bakarak boy atmaları şöyle gelişir; örneklersek doğduğunda 50cm olan bir bebek 4 aylıkken 60 cm, 7 aylıkken 65 cm, 12 aylıkken 70 cm, 24 aylıkken 80 cm olurlar bu bebeğin doğum esnasında yapılan boy ölçümü farlı olsa bile eğri olarak gerek kilo gerekse boy olarak bu eğri doğrultusunda gelişirler. Bebekler gelişimleri sırasında ekonomik durum elveriyorsa 30 gün arayla doktor kontrolüne tabii tutmakla gelişimleri incelenmelidir. Bebekler gelişim çağında besin olarak anne sütü ile beslenirler ve bu hem doğallığı hemde bebeğin gelişim için temel olan beslenme şeklidir.

Bebek temizliği de hastalık açısından hem gelişimleri için hemde ileride problem yaşamalarını önleyici bir konudur. Ayrıca ailenin dikkat etmesi gereken bazı tıbbi önlemler vardır.Örneğin aşılarının zamanında ve düzenli zamanlarda yapılması, ateşlerinin sürekli olarak ölçme ve buna benzer bir çok önlem bebeklerin gelişim dönemlerinde ne kadar kaliteli gelişim süreci geçirirlerse o kadar sağlıklı bir yaşam geçirmelerinin temel yapıtaşlarıdır. Aile içindeki davranış şekilleri bebeklerin gelişiminde çok önemlidir. Bebekler diş çıkartma ve tuvalet eğitimleri sırasında kolay ve zevkli halde eğitmesi gereklidir.

Daha fazlası için diğer sayfamıza da bakabilirsiniz. http://www.bebeksayfasi.com/bebek-gelisimi

19 Kasım 2014 Çarşamba


Bebekler daha doğmadan önce ailede farklılıklara sebebiyet veren yeni aile fertlerinden biridir. Bebeğin beklenişine daha az katkıda bulunan baba bebeğe biraz daha yabancıdır. Bu nedenle onu ve evde kurulan yeni düzeni daha güç kabullenir. İlk bebeğin gelişiyle genç babanın, karısının dikkatini toplayan tek odak olmaktan çıktığı kuşku götürmez. Aynı durum daha evvelden aileye katılmış olan abi yada ablaların durumları içinde geçerlidir.


bebekler
Minik Bebek


Evde bulunan abla ve ağabeyler için bu durum 2-5 yaşlarındaki çocuklarda merak, ilgi, kıskançlık, düşkırıklığı, hatta düşmanlık gibi karmaşık duygular ve çelişkiler yaratır. Evde bulunan diğer çocuk yada çocuklar için bu durum dışarı yansımasıyla tepkisel olarak dışarı yansır ve bebek hem merakla hemde kıskançlık gösterileri ile karşılanırlar. Çocuk yada çocuklar yeni bebeğin eve gelişiyle adeta küçülürler davranışları değişir. Mesela o zaman kadar temiz olan erkek çocuk yeniden altını kirletmeye başlar, yada parmak emmeleri yada bebekten sonra onun biberonunu kullanmak tepkileri gösterir, yemeğini tek başına yemekten vaz geçerek yardım istemek durumuna gelir.


Evde bulunan çocukları bebeğe ısındırmak ve kardeş kavramını geliştirmek gibi bir meşgale edilirler. Bu durumda yapılacak en kolay olan yollardan birisi onu konuya bebek bakımına katkı bulunmaya yönlendirmektir. Bu durum anne hayatında da değişiklikler getirir çünkü bebek eve geldiği ilk günden itibaren varlığını hissettirir, bütün alışkanlıkların önüne geçer. Anne yaşamının organizasyonunu yeni bebeğe göre ayarlamak zorundadır. Aynı şey babalar içinde geçerlidir.
Bebekler gelişimlerine anne ve babanın koyduğu kurallar ile hazırlanmaya başlarken aynı zamanda onların hayatlarında yaptıkları değişikliklerin farkında değildirler. Ama beslenme, giydirilmeleri ve sıhhat olarak hassas olmaları ve bütün bu ihtiyaçların karşılanması gerekmektedir. Temizlik görülmesi zevk veren anne ve bebek arasında mutlu bir alış veriş olarak nitelenebilir. Temizlik gereçleri sabundan yıkanılacak yere kadar bebeğe uygun olması gereken bir ortamda yapılması lazımdır.Bebek giysileri ve havlusu özel olmalıdır, hatta burada kullanılacak suyun sıcaklık derecesinin bebek için önemi vardır.
Bebek giysilerinin seçimi de önemlidir. Bebeğin genel hava şartlarına göre üşütmesine engel olmak kaydıyla havalandırılması bebek için önemlidir. Bebeklerde uyku büyümenin en temel motiflerinden biridir. Uygun bir ortamda uyumaları sağlamak görevi anne ve baba tarafından sağlanmalıdır. Bebeğin yatırılması ve yatış şeklinin belirlenmesi de gözden kaçmaması gereken bir ayrıntıdır.Bebek olan evlerde acil sağlık yardımları yada durumları belirleme materyallerinin bulunması zorunludur. Bunlar pamuk. Aşılar ve yaralar için gazlı bez, antibiyotik içerikli merhemler, küçük pansumanları yerinde tutmak için plasterler, damlalık, bir adet tırnak törpüsü ve en önemlisi olan termometre dir.
bebek arabası
Bebek Arabası Seçerken
Piyasada bulabileceğiniz çok çeşitli bebek arabası bulunmaktadır. Örneğin üç tekerlekli bebek arabaları, ikiz bebek arabaları, çift yönlü bebek arabaları, travel sistem bebek arabaları, şemsiye bebek arabası… Bu kadar seçenek arasından bebeğinizin için en iyi bebek arabasını seçmek zor olabilir. fakat dikkat etmeniz gereken bebeğinizin spesifik ihtiyaçlarını dikkate almaktır.



1. Mağazaya gitmeden önce bebeğiniz için bir bebek arabası araştırması yapın. Ne tür bir bebek arabasına ihtiyacınız olacağını tespit edin. Şemsiye bebek arabası saklaması kolay, ince ve kullanımı hafiftir. 3 tekerlekli bebek arabası aktif ebeveynler için dizayn edilmiştir. Travel sistem bebek arabası birçok opsiyonel özelliğe sahiptir ve bebek için araba koltuğu olarak da kullanılır. İkiz bebek arabası adı üstünde birden faza bebek taşıma konusunda dizayn edilmiştir. Yani bebeğinizin ve sizin günlük yaşamdaki durumunuzu göz önünde bulundurarak bebek arabasını seçmelisiniz.


2. Seçtiğiniz bebek arabasının ölçülerinin bebeğinizin ölçüleriyle uyumlu olmasına dikkat edin. Bebeğinizin boyu, kilosu…


3. Bebek arabası alacağınız mağazanın satış görevlisine danışın. Bebek arabasının özeliklerini, aksesuarlarını öğrenin. Bebeğin rahatı için bebek arabasında olması gereken aksesuarları kontrol edin.


4. Seçtiğiniz bebek arabasının sağlamlığından emin olun. Bebek arabasının bölümlerinin birbirine iyi monte edildiğinden emin olun.


5. Bebek arabasının kullanımı kolay ve kolay açılıp kapanabilen bir bebek arabası olmasına dikkat edin. Çok ağır bebek arabalarını tercih etmeyin.


5. Bebeğinizin için seçeceğinin bebek arabasında kullanılan kumaşların kalitesi önemlidir. Bebeğinizi terletmeyecek, cildinizi tahriş etmeyecek bir kumaş olmalıdır.


6. Bebek arabasının güvenlik özelliklerinin iyi olup olmadığını öğrenin. Güvenlik kemerinin sağlam olup olmadığını kontrol edin.


7. Genelde büyük tekerlekli bebek arabaları daha güvenli gider. Hareket kabiliyeti daha iyidir.


8. Bebek arabasının garantisinin olmasını ve herhangi bir arıza veya sorun durumunda servis desteğinin olup olmadığının kontrol edin.


9. Eğer hamileyseniz bebek arabası seçerken dikkatli olun. Bebek arabalarını asla kaldırmayın.

18 Kasım 2014 Salı

Bebeklerin demir eksikliği adlı makalemizde bebeğinizin demir eksikliği nedenlerini bulabilirsiniz.

bebeklerde demir eksikliği
Bebeklerde Demir Eksikliği


Bebeklerdeki demir eksikliği nedenleri makalesini okumak için tıklayınız...

Sosyal Paylaşım Sayfaları

sosyal sitesosyal sitesosyal site

Taze Yayınlar

Takipçilerim

Popüler Yazılarımız

E-Posta İle Takipte Kalın

Sayfa Görüntüleme Sayısı


Bumerang - Yazarkafe

Bumerang - Yazarkafe

Diğer Yazılarımız

Bloğumuza Birde Burdan Bakın ツ