Ocak 2015 ~ BilgiBebek <!--Can't find substitution for tag [bilgibebek.blogspot.com.tr.anasayfa]-->

26 Ocak 2015 Pazartesi

Bebeklere göre doğum aslında ortam değişikliğidir. Onlar önceden doğmuşlardır zaten annesinin karnında... 9 aylık bir süre zarfında kendini iyice geliştirirler ve hayatın zorluklarına karşı direnebilecekleri vakit teskere isterler. Tabi anne ve babanın muhteşem heyecanı da var. Anne olacağım diye endişelenen ve aynı zamanda bir o kadar da mutluluk içinde olan yeni anne adayları hepinize bebeğinizle sağlıklı mutlu bir hayat diliyorum. 

Bebeğiniz doğduktan sonra elinize aldığınızda sizin istediğiniz gibi, hayalini kurduğunuz gibi bir manzarayla karşılaşamayabilirsiniz. Bebekler ilk doğduklarında biraz sevimsiz olabilirler fakat büyüdüklerinde amma da şeker bir hale geliyorlar ki insanın tutup hart hart ısırası geliyor. Şişik şişik yanaklar, pamuk kadar narin parmaklar onları büyük derecede tatlı hale getiriyor.Örnekteki gibi 
:)

Bebeğiniz biraz daha büyüdükten sonra ise konuşmaya ve yürümeye başlayacaktır. Yürümeye 12-13 aylık olduğunda, konuşmaya ise 7-10 aylık olduğunda başlarlar. Konuşma döneminin en sevimli tarafı da daha tam kelimeleri telaffuz edememeleridir. "Seni" yerine "Şeni", "Araba" yerine "Ayaba" dedikleri zaman şahsen yanaklarını koparana kadar ısırmak istiyorum. Bebekler dünyanın en huzur veren yumurcaklarıdır. Evleri şenlendirir ve mutluluğu bir daha tadarsınız. Bebekleri kim sevmez ki? :)


Bebeğinizle sağlıklı,mutlu ve huzurlu günler diliyorum, hoşça kalın... :)
Bebekler diş çıkarma döneminde çok huysuz olurlar çünkü bu dönemde ağrı çektikleri için sürekli ağlarlar, sinirlilik ve huysuzluk gibi davranışlar gösterebilirler. Bu sıkıntılı döneminde çocuklarımıza destek olmalıyız.

bebeklerde-dis-cikarma


Bebeğinizde;

1- Ağızda tükürüğün artması,
2- Ellerini ve nesneleri ısırması,
3- Gelip geçici huzursuzluklar yaşaması,
4- İştahsızlık,
5- Uyku problemleri

gibi belirtileri görüyorsanız biliniz ki bebeğiniz büyüyüp diş çıkarmaya başlamıştır. Bebeğinizin dişleri çıkarken bebeğiniz çok ağrı çekiyorsa doktorunuza başvurabilirsiniz. Bebeğiniz dişlerini çıkardıktan sonra ise onlara diş temizliği konusunda alışkanlıklar edindirmelisiniz. Mesela diş fırçalama gibi... Bir diğer uyarımız ise sert oyuncaklar bebeğinizin dişlerine zarar verebilir bu yüzden yumuşak malzemeden yapılmış oyuncakları tercih etmelisiniz.

24 Ocak 2015 Cumartesi

Yaşına Girmemiş Kaç Aylık Bebeklere ve Ne Kadar Mama Vermeli?

0-2 ay bebeklere göre: İlk önce anne sütü tercih edilmelidir. Bu ay aralığında ki bebeklere 2,30-3 saat arayla mama vermek önemlidir. Genel olarak anneler bu saati tutmak yerine bebek ağlayınca mama verirler. Eğer bebek anne sütünü kabul etmiyorsa o halde mama verilmeye başlanmalıdır. Anne sütü yetersiz olduğu durumda da mama kullanılmaktadır. Süt yoksa saatte bir bebeğe gün içerisinde  6 ya da 8 kez mama verilmeli. Bu mamanın ölçüsü 120-150 ml. arasında mamaların üzerinde bulunan ölçüye göre verilmeli. Anne sütüne ek ise günde 3-4 kere aynı ölçüde gün içine bölerek verilmesi tavsiye edilir.
3-4 aylık bebeklerde mama: Aynı biçimde anne sütü tercih edilmesi çok önemli oluyor. Verilmiyorsa günde 4-5 kere mama vermeli. Bebeğimiz büyüdüğü için mama ml. artmalıdır. Bu da 150-180 ml arasında değişiyor. Mama üzerinde bulunan ölçüde yaşa göre mama tozu eklenmeli. Bu ay itibari ile bebeğinize artık ek gıda olarak meyve suyu verebilirsiniz. Fakat aşırı değil birkaç kaşık ile başlanmalı.



5 aylık bebeklere mama: Eğer anne sütü alıyorsa verilmelidir. Hazır mamada ise günde iki sefere inmeli ancak ml olarak 210-240 ml olması gerekiyor. Yine mama miktarı mamanın üzerinde bulunan ölçüye göre kullanılmalıdır. Bunun yanı sıra bebeğe artık ek gıda verilmeye başlanmalı. Çorbalar içirilmeli sebze çorbası, püre biçimde yiyecekler gibi.

6 aylık bebeğe göre: Bebek anne sütünü istedikçe verilmeli. Yanı sıra günde iki öğün 210-240 ml kadar mama verilmeli. Artık bebeğinize yemeklerin tadına baktırma vakti. Ara öğünlerde çorbalar ve yiyebileceği hafif yemekler yedirilmeli.

7 aylık bebeklere: Artık bebeğinize mama vermek için zorlamayın isterseniz yatarken günde bir kere 210-240 ml. verin. Ama bebeğinize kahvaltı alışkanlığı ve yemek yeme alışkanlığı kazandırmanın tam zamanı. Artık yemeklerinizde birlikte eşlik edebilir aynı zamanda ara öğünlerde yoğurt, meyve, muhallebi yedirebilirsiniz.

8-12 aylık ebek beslenmesi: Bebek artık bilinç sahibi olmakta, acıktığını belli ediyor ancak siz yine de öğün aksatmamaya dikkat edin. Ara öğünler vererek bebeği sağlıklı besleyin. Kahvaltı masalarına kesinlikle oturtun. Mama gereksinimi bulunmayan bir döneme girmiş durumda. Artık dişleri de çıkmaya başladığı için beslenmeye hazır.

11 Ocak 2015 Pazar

Erken doğan bebekleriniz eve geldikten sonra en az 2 ay daha bakımında zorlanabilirsiniz.Evinize getirdiğiniz prematüre bebeğinizin odasının ısısı 20 derecenin altına düşmemelidir.Sürekli bebeğinize dokunun, konuşun, emzirin.

Normal doğumla doğan bebeklere göre daha çok ilgi, şefkat ve bakıma ihtiyaçlarının olduğunu aklınızdan çıkarmayın.Eğer bebeğiniz henüz memeyi reddediyorsa, besleyeceğiniz biberonun temizliğine son derecede dikkat edin.Bu beslenme düzenini sağlayana kadar sıklıkla besin vermeye çalışın.

premature-bebek


Ek gıda ve katı gıdayla doyurmak için de acele etmeyin. Diğer bebekler 6 aydan sonra anne sütüne ek olarak beslenmeye geçilse de bu prematüre bir bebek için 2 ay gibi bir süre daha geç olabilir. Sindirim sisteminin tam anlamıyla gelişmiş olmasına ve erken beslenmeye başlamasıyla alerjik durumların görülmesi sık sık yaşanan sorunlardan biridir.

Bebeğinizin ihtiyacı olan protein, mineral gibi besin diyetlerinin anlaşılabilmesi ve buna yönelik bir beslenme planı oluşturmak için bir doktor yardımı alın.

Bebeğiniz prematüre doğabilir fakat kendisini farklı hissettirecek kadar çok ilgi göstermek gibi hata yapmayın. Bebeğin prematüre dünyaya gelmesi ileri ki yaşlarında her dediğinin yapılacağı anlamına da gelmemelidir.

10 Ocak 2015 Cumartesi

Omega 3'ün Anne ve Bebek Sağlığı İçin Önemi

Omega-3 yağ asitleri, anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimine aşağıdaki biçimlerde yardımcı olabilir:


  • Bebeğin beyin ve retina gelişiminin desteklenmesi
  • Erken doğum riskinni azaltılması
  • Hamilelik süresinin ve bebeğin doğum ağırlığının artırılması
  • Doğum sonrası depresyonundan korunulması
  • Omega-3 yağ asitleri ilaveten çocuğun matematik zekasının geliştirilmesine, okuma, telaffuz ve yazma beceresini artırılmasına yardımcı olabilir.

9 Ocak 2015 Cuma

Bebeğini yeni kucaklayan annelerin genellikle sorunlarından biri bebeği nasıl besleyecekleri -emzirecekleri- konusudur. Bebek emzirme ya da besleme son derece doğal insan hareketlerinden biri olmasının yanında deneyim de gerektirir. Bebeğin nasıl tutulacağı, nasıl destekleneceği ve rahat pozisyonu sağlama süreci sabırla öğrenilir. Anneler çoğu kez doğumdan çıkmanın verdiği yorgunlukla bebeği emzirememenin kaygısıyla sinirli ve gerilim halinde olabilirler. Çoğunlukla bebeği kucaklamadan önce anne derin derin nefes almalı ki mutluluk içinde olduğuna emin olmalı. Mutlu olduğuna kendini inandırmalı ve sonra rahat bir pozisyon alarak bebeği kucağına doğru almalıdır. Bu nedenle ilk önce düzgün bir pozisyon seçilerek oturulacak bir koltuk ve koltuğun yan kolçaklarının olması işinizi kolaylaştırabilir. Dik pozisyonda ve arkasına, sırtına ve kollarına destek olabilecek biçimde oturulmalıdır. Bazen rahat pozisyonu güvenliğini sağlamak amacıyla annenin ayağını uzatacağı bir sehpa, puf veya tabure kullanmak mümkün. Bir battaniye ya da yastık annenin kolunu ya da bebeği ykatiyenması için gerekecektir. Anne sütü üretimi susuzluk hissi ve su kaybına yol açacağı için annenin yanısıra su, süt ya da meyve suyu bulundurmak emzirme sırasında susuzluk hissini giderecektir.

bebekemzirme


Anne yavrusuna değil, minik yavrucuk anneye yaklaşmalı

Bebeği beslerken annenin kendini bebeğe yaklaştırması doğru değildir. Tam tersine kendi oturuşunu muhafaza ederek bebeği kendi memesine yaklaştıracak pozisyonda tutmalıdır. Annenin hemen doğumdan sonra sütle dolmuş göğüsleri ağır olacağı için tüm ağırlığı bebeğin üstüne bırakmayıp alttan kesinlikle desteklemek gerekir. Meme başı iki parmak(işaret ve orta parmak) arasında sıkıştırılarak bebeğin ağzına tutulmalıdır. Parmaklar meme başından 5 cm geride tutulmalıdır aksi takdirde bebek annenin parmaklarını emebilir. Bebeği dik ve kolu destek yapacak biçimde tutmak gerekmektedir.

Tıkanıklık durumu, sancılı ağrı ve acı için çözüm önerilerimiz... 

Annenin memesinde bazı kanallar tıkanık durumundayken farklı emzirme pozisyonlarıyla bebeğin yönünü değiştirmek ve diğer memeden beslenmesini sağlamak; memede ortaya çıkabilecek tıkanıklık, ağrı ve acı hissini ortadan kaldıracaktır. Örneğin bebeği emzirmeye bir memede başlayıp diğerinde bitirmek, tekrar diğerinden başlayıp ötekine geçirmek bu tip sancılı rahatsızlıkların oluşmamasını sağlayabilir. Bebek çoğu vakit ne zaman doyduğuna ve ne zaman emmeyi bitireceğine kendisi karar verir. Fakat anne memeyi değiştirecekse bebeği duraklatabilmek için parmağını bebeğin ağzının kenarına dokundurup hassasça geriye doğru itmesiyle bebek annesinin memesini bırakır.
İlk 6 ayda tedavinin önemi

Doğumdan sonraki ilk 6 ayda saptanan kalça çıkığı olgularında özel bandajlamayla büyük ölçüde başarı sağlandığını kaydeden Bozkurt, "Bu nedenle kalça çıkığında erken teşhis, oldukça önemlidir. Türkiye'de en büyük problem, tanının ileri yaşlarda konulması" şeklinde konuştu.

6. aydan sonra ameliyat dışı yöntemlerle başarı oranının gittikçe düştüğünü vurgulayan Bozkurt, "6-12 aylık arası bebeklerde kalça çıkığı, kolay ameliyatlarla tedavi edilebilir. Ancak daha ileri yaşlarda, bilhassa yürüme sonrası kalça çıkığı saptanmışsa tedavi artık cerrahi tekniklerle mümkün olabilir. Cerrahi tedaviler yaş ilerledikçe daha sorunlı hale gelir" dedi.

Kalça çıkığı nasıl anlaşılır?

Geç yürüyen bir çocukta kalça çıkığından şüphelenilmesi gerektiğini belirten Bozkurt, şunlara dikkati çekti:

"Kalça çıkığı olan bir çocuk geç yürür. Yürümeye başladıktan sonra da çıkık olan tarafa doğru aksar, koşarken sıklıkla düşer. Bacak boyları eşit değildir. Çıkık iki taraflıysa ailenin bunu anlaması zahmetlidir. Ancak bu çocuklar diğerleri gibi normal hareketler yapamaz, hareketlerinden kesinlikle belli olur."


"Bebekler netlikle kundaklanmamalı"


Ülkenin birçok yerinde bebeklerin hala kundaklanmaya devam edilmesinin kalça çıkığı için zemin oluşturduğunu belirten Bozkurt, bebeklerin netlikle kundaklanmaması gerektiğini bildirdi.

Bozkurt, "Kundak yapılması durumunda çıkmaya eğilimli olan kalça, belirgin bir çıkık haline gelir. Bu nedenle bebeklerde bacak aralarını geniş tutacak biçimde bezler tercih edilmelidir. Ultrasonografide risk saptanmışsa, çift ara bezi de kullanmak mümkün" şeklinde konuştu

8 Ocak 2015 Perşembe

Bebeğinizin 9.Ayında Gelişimi

Bebeklerin oyun oynarken bazı heceler söylemesi, onun konuşma hevesini gösterir. Örneğin şişeye “şi” der ve şimdilik bu onun için yeterli olacaktır. Önünüzdeki 2-3 ay boyunca bu heceler artar yalnız çocuk 18 aylıktan ya da 2 yaşından önce konuşmaz. Daha da önemli olan, ona ifade ettiğiniz her şeyi anlıyor olmasıdır. Onunla sıklıkla konuşun -ona ne yaptığınızı anlatın ya da bazı nesnelerin adlarını söyleyin- çok kısa bir zaman sonra “anne”,”baba” ya da “baş-baş” gibi kelimeleri anlayabilecektir. Bebek ilaveten “dur” ya da “baş baş yap” gibi küçük tefek talimatları da artık anlar. Bebeğiniz artık nesnelerin ona görünmedikleri zaman da var olduklarını- diğer bir deyişle odadan ya da evden çıktığınızda da var olduğunuzu – kavramıştır.

Oyuncakları saklama oyunu bu gerçeği algılamasına yardım eder. Bu yaştaki bebekler aile üyeleriyle ve diğerleriyle bu kolay oyunu oynamaya bayılır. Büyük kardeşler, tıpkı erişkinler gibi oyuncağın nasıl kullanıldığını anlamalarına yardım ederlar. Ancak bunun yanı sıra bebeğin bunu kendiliğinden öğrenmesini de engelleyebilirler. Evde büyük bir kardeş olsa dahi, bebek bu dönemde anne ve babasını yanısıra ister. Her ne kadar bu yeni özgürlük onu mutlu etse de zamanının çoğunda sizinle oynamak ister. Tüm gün çalışan ebeveynler eve dönüşlerinde bebeğe hem güven, hem de yenilik duygusu getirirler. Bebeğin kazandığı bağımsızlığın en büyük göstergesi memeden ya da biberondan kopma eğilimidir. Ancak gelecek ay bu eğilimin değişmesi muhtemeldir. Bu arzu hemen hemen bir yaşında yeniden ortaya çıkar.

9aylikbebek


Bebeğin biberon ya da meme emmeyi bırakmaya hazır olup olmadığını çocuk hekiminizle konuşun. Eğer meme veriyorsanız, 9. ayda memeye karşı talebi azalabilir. Ancak yine de emzirmenin verdiği yakınlık duygusunu ister. Sık sık kucağınızda emme pozisyonuna girmek isteyecektir ve bu talebi geri çevrilmemelidir.


Eğer bebek bu süre içinde biberona karşı arzusizse, bardağa geçmeyi deneyebilirsiniz. Ancak yine de bebeği biberonundan çok erken ayırmayın, biberonu ikinci yaşına kadar kullanabilir. Eninde sonunda sıkılacaktır. Ancak unutmayın ki biberonu kendiliğinden kullanabilen bebek emmeyi bırakmada daha fazla zorlanır. Bu ay hız meraklısı yaramazın daha da hareketleneceğini göreceksiniz. Muhtemelen deneme-yanılma yolu ile kendiliğinden oturma pozisyonunu bulmuştur. Bundan sonra zamanının çoğunu emekleme ve oturmayı denemekle geçirir. Bu ay sonunda bebeklerin çoğu ayakta desteksiz durabilir.

Hareketli bir bebek ayakta dururken bir yandan da elindeki bir oyuncak ile oynayabilir. Bir çoğu elini kanape ya da sehpaya dayayarak küçük küçük dolanmaya başlar. Daha ustalaştığında bir mobilyadan diğerine önce ellerini uzatarak geçmeye çalışacaktır. Yürüteç kullanıyorsa, yürüteç üzerindeyken onu fazla yalnız bırakmayın ve etrafında tehlikeli objeler olmadığından emin olun. Yürüteçteki bir bebeğin yaramazlık yapmak için iki elini birden kullanabilir, yalnız kendi başına duran bir bebek, bir eli ile dayandığından yalnızca tek eliyle ortalığı karıştırabilir.

6 Ocak 2015 Salı

3 VE 6 AY ARASI
4'üncü ayın başında normal karın üstü yatışı Dirseklerinden destek aldığına ve kalçasının yere değiyor olmasına dikkat edin. Kafa baldırlar havadadır. Bu dönemdeki bebeğiniz karın üstü yatmayı çok sever. Bebeğiniz önünüzde masada yatarken bacaklarını, vücudunuz onun uyluklarının arasına girene kadar açın. Bebeğinizin poposu ve uylukları sizin göğsünüzle zemine doğru hafifçe itilmelL. Ancak bebeğin baldırları tümüyle serbest, hareketli kalmalıdır.
  El-yüz oyunu
“El-yüz oyunu" başlıyor. Bebeğinizin elini açarak kendini yüzünü hissetmesini sağlayın. Egzersizi her iki tarafta yineleyin. “El-yüz oyunu' ile her iki tarafa kafa çevirme ve eli açma hareketini desteklemiş oluyorsunuz. Bebeğiniz kendi eliyle yüzünü keşfedecektir.


  Elleri açma oyunu
“El-yüz oyunu* ile bebeğinizin kafası yukarı kalkar ve elleri açılır. Ellerini, iyice açılana dek birbirine sürtün. Bebeğiniz bu oyun sırasında kafasını kendiliğinden kaldıracaktır ve bu sırada ense kaslarını kasacaktır.

Ayak jimnastiği
Topuk-ayak dış kenarı-başparmak tutuşuna dikkat ediniz. Hedefli ayak jimnastiğinde kalçanın yere değiyor olmasına ve açılmış uyluklara dikkat edin. Baldırlar yukarı bükülerek ayak tabanlarının birbirine değmesi sağlanır. Bu şekilde, bebeğinizin ayak oyuğunun oluşumunu destekliyor ve düz tabanlığın önüne geçiyorsunuz.



3 VE 6 AY ARASI KUCAK JİMNASTİĞİ
  El-ele oyunu
Eller açılır. Bebeğin kollannı dirseklerden tutun ve ellerini birbirine vurun. Bebeğin ellerini iyice açılana kadar birbirine sürtün. El ayalarını birbirine değdiğine dikkat edin.
  Ellerle bebek yüzünün oyunu
Her iki kol dirseklerden yukarı kaldırılır ve eller yüzünün üzerine getirilir. Her iki el açılır. Bebeğiniz elleriyle yüzünü hisseder ve algılar. Kendini algılamaya başlar.
  Ellerle anne yüzüne temas oyunu
Açılmış elleriyle bebek sizin yüzünüzü kavrar. Bebeğin kollarını yine dirsekler hizasında tutun ve bu kez açılmış olan elleri kendi yüzünüze değdirin. Çocuğun ellerini saçlarınızda, gözlerinizde, yanaklarınızda, burnunuz ve ağzınızda dolaştırın. Bebeğinizin sizin yüzünüzü “kavramaktan" zevk aklığını fark edeceksiniz. Siz de onun ellerini hissetmekten zevk alacaksınız.
  Kucakta ayak egzersizi
Topuk-Ayak dış kenarı-Baş parmak Tutuşu'na dikkat edin. Bebek ayak tabanlarını görecektir. Bu ayak alıştırmalarıyla daha sonra yürüme sırasında önem kazanacak olan ayak oyukluğunu güçlendireceksiniz. Ayrıca ileride ayakta durma ve yürüme sırasında yük binecek olan noktaları da güçlendirmiş olacaksınız.
  3'ÜNCÜ AYIN SONU, 4'ÜNCÜ AYIN BAŞINDA
Normal sırt üstü yatış ellerin ve ayakların tutma hareketlerine ve Cöz-El-Ağız-Eşgüdümü'ne dikkat edin. Vücut düz durmalı... Vücudun ortasında, burun-çene- göğüs-kemiği göbek ve apıştan geçen düz bir çizgi düşünün. Bundan sonraki egzersizlerde vücudun düz durmasına dikkat edin.
  El-ele oyunu
Eller oyun ister tarzda açılırlar. Vücudunuzu öne eğerek yaşa uygun bacak duruşunu otomatik olarak sağlarsınız. Uyluklar birbirinden açılmıştır ve ayaklar göğsünüze değer. Çocuğunuzun kollarını dirsekler hizasında tutun ve elleri birbirine yaklaştırın. Şimdi elleri iyice açılıncaya kadar birbirine sürtün.
  El-yüz oyunu
Bebeğin el ayası, yüzüne bakacak şekilde tutun. Oyun sırasında elin açıldığını göreceksiniz. Şimdi bebeğinizin elini tüm yüzü üzerinde gezdiriniz. Bu sırada el açılmalı». Bebek eli ile yüzünü hisseder. Bunu önce her elle ayrı ayrı, sonra iki elle beraber yapabilirsiniz.
Ayak-ağız oyunu
Bebeğin ayak başparmaklarını değişimli olarak ağzına uzatırsınız. Çocuğunuz 3-4 aylıkken kalça ve diz eklemlerini bükerek ayaklarını havada tutabilir. 8u sırada uyluklar birbirinden uzaklaşır, dizler dışarı bakar ve ayaklar birbirine değer. Bebeğinizin bacaklarının bu hareketliliğinin oyunla destekleyebilirsiniz. Böylece bebeğiniz gözleri ve ağzı yardımıyla ayaklarını tanır.
  6-7 AY ARASI BEBEKLERİN KARIN ÜSTÜ JİMNASTİĞİ
 Normal karın üstü yatışı Kalça yerdeyken “el desteği" olmasına dikkat edin. Bu sayede, baş, göğüs, bazen karın ve baldırlar yerden kalkabilir, önceleri, 6'inci ve 7'inci aylarda çocuğun oturabileceğine ve sıkça oturulması gerektiğine inanılırdı. Bebeğiniz birkaç saniye oturmayı başarabilir ancak kendiliğinden oturma konumuna gelemez. Bu dururm anne baba tarafından göz önüne alınmalıdır. Bebeği vaktinden önce oturtmak hiçbir işe yaramadığı gibi omurgada duruş hatalarına yol açar. Bebeğiniz kendiliğinden oturana kadar bekleyin.
  Dirsek-bilek tutuşu
“Dirsek-bilek tutuşu" gerilmiş olan kolları güçlendiren bir harekettir. Kalça ve açılmış olan uyluklar zemine değmektedir. Şimdi ellerinizle, bebeğinizin kollarını açık durumda olan ellerinin üstüne doğru bastırınız. Böylelikle sırt ve kol gerilmesini desteklemiş olursunuz. Bebeğinizin ellerinin omuzlarının önünde açık durumda olmasına dikkat edin. Gövdeden yüklenme egzersizi El arabası ön alıştırması diye de adlandırılabilir. Resimdeki şekilde bebeğinizi tutun. Gövdeden gergin kollara binen yük kollan kuvvetlendirir. Bu sırada ağırlığı, baş parmağınızla bebeğin sırtını iterek arttırabilirsiniz. Bebeğinizin kollarına binen yük ne kadar ağırsa, o denli güçlü olarak elleriyle direnecek ve nihayet düşecektir. Bebeğin ellerinin açık olmasına dikkat edin.
Kendi vücuduyla yüklenme egzersizi
El arabası ön alıştırmasının devamı niteliğindedir. Şekilde görüldüğü gibi bebeğinizi kavrayıp yavaşça kaldırın. Bebeğiniz bu hareketle, daha sonraki yaşamında ayakta dururken gereksineceği tüm kaslarım çalıştırmaktadır. Bu egzersizlerde çocuk tüm vücudunu gerer. Kafasını kaldırır, kollarından destek alır, sırtını ve bacaklarını gerer.
Kişilik gelişiminin, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak şekillendiğini aktaran Uzman Psikoloğu Yelda Öge, "Çocukluk döneminin en önemli yaş aralığı olan 0-6 yaş dönemi, çevreyle etkileşimin arttığı ve kişiliğin şekillendiği dönemdir" dedi. Bu dönemde çocuğun çevresiyle sosyalleşmeye başlarken bir taraftan da çevreyi gözlemleyerek model aldığını anlatan Öge, "Çocuğun model alacağı çevresindeki ilk kişiler anne ve babadır. Bu sebeple ebeveynlerin çocuğa karşı tutumları ve kendi aralarında kurdukları iletişim modelleri çocuğun sağlıklı bir kişilik kazanmasını etkiler" diye konuştu ve olumlu-olumsuz ebeveyn tutumlarını anlattı.

Anne Baba Tutumu ve Çocuğun Gelişimine Etkisi


TUTUMLARI NE ŞEKİLLENDİRİYOR

 Anne ve baba tutumlarını şekillendiren faktörleri açıklayan Öge bunları şöyle aktardı: "Ebeveynlerin çocuğa sevgi ve ilgi göstermesi, çocukla kurdukları iletişim, çocuğu bir birey olarak kabul etmeleri, eğitimde kullandıkları disiplin yöntemleri anne ve baba tutumlarının belirleyicisidir. Ayrıca anne ve babanın yetiştiği ortam, sosyo-kültürel seviyeleri, eğitim seviyeleri, geç ya da erken yaşta anne baba olmaları, planlı ya da plansız çocuk sahibi olmak da anne baba tutumlarını şekillendiren faktörlerdir."

 KORUYUCU VE AŞIRI KOLLAYICI TUTUM DA ZARARLI

 Öge olumsuz anne-baba tutumlarının çocuğu nasıl etkilediğini ise şu ifadelerle anlattı: "Çocuğun gelişim sürecinde sevgi ve eğitim sağlıklı bir kişilik gelişimi için önemli 2 faktördür. Her ikisinin de yetersiz ya da fazla olması durumunda çocukta olumsuz davranışlar gözlemlenir. Çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimi olabilmesi için her ikisinin de eşit miktarda var olması gerekir. Aşırı sevgi gösteren ebeveynlerde koruyucu ve aşırı kollayıcı tutum, çocuğun bireyselleşmesini engelleyerek anne ve babaya bağımlı hale gelmesine sebep olur. Gevşek bir disiplinle yetişen bu tarz çocuklar genellikle okuldaki kurallar karşısında ve sosyal çevreyle kurdukları iletişimde büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak başarısızlık hissine kapılırlar.

HANGİ DAVRANIŞ NEYE SEBEP OLUYOR 

Yetersiz sevgi ve ilgi gören çocuklarda ise güven ve sevgi eksikliğine bağlı ciddi psikolojik sıkıntılar oluşabileceğine dikkat çeken Öge, "Bu tarzda yetiştirilen çocuklar genellikle pasif ve donuk olurlar. Anne baba ve çocuk arasında ciddi bir iletişim sorunu vardır. Sözlü iletişimin yetersizliğinden dolayı çocukta konuşma gecikmesi ya da konuşma bozuklukları görülebilir. Aile içinde ilgi ve sevgi göremeyen çocuk dikkat çekmek için çeşitli olumsuz davranışlar sergileyebilir. Çocuk eğitiminde sıkı disiplin uygulayan ebeveynler çocuğa yaşından fazla sorumluluk yüklemekte, katı kurallar, cezalar koymakta ve fiziksel şiddet eğilimleri fazla olmaktadır. Bu tutumu benimseyen anne ve babalar genellikle çocuğa söz hakkı tanımaz yani onu birey olarak kabul etmez. Bu durum çocuğun nefret, düşmanlık, öfke hisleri beslemesine ve saldırgan davranışlar içine girmesine sebep olur. Çocuğa karşı kararsız ve tutarsız bir tutum sergileyen ebeveynler, hangi davranışın doğru hangisinin yanlış olduğu konusunda çocuğun çelişki yaşamasına sebep olur. Bu durum anne ve babanın arasında çatışmalar yaşamasına sebep olur. Çocuk davranışını onaylayan ebeveyni kendisine yakın hissederken, diğerine öfke duyabilir"diye konuştu.

ANNE BABA NASIL DAVRANMALI

 Yelda Öge olumlu ve sağlıklı anne-baba tutumunun nasıl olması gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Olumlu ve sağlıklı anne baba tutumları, sevgiyi ve eğitimdeki disiplini çocuğuna dengeli bir şekilde verebilen anne baba tutumudur. Çocuğuna kararlı davranan, ödüllendiren, sevgi ve ilgi gösteren, olumsuz davranışları iyileştirmek için çocuğuyla birlikte çözüm arayan ve onu birey olarak kabul eden anne baba tutumudur. Anne babalar, disiplin uygularken çocuğun yaşına, gelişim özelliklerine uygun olarak sevgi ve hoşgörü çerçevesinde davranmalıdır. Olumlu davranışlar ödülle pekiştirilirken, olumsuz davranışlar çocuğun kişiliğine yönelik değil, davranışına yönelik olarak cezalandırılmalıdır. Olumlu ve sağlıklı tutumla yetişen çocuklar, kendi benliğini tamamlayan, yapıcı, özgüvenli, başarılı ve mutlu çocuklardır."

3 Ocak 2015 Cumartesi

Hassas Annemiz Fazilet: İyi geceler:) size paylaştığınız değerli ve bilimsel bilgiler icin çok teşekkur ederim.Ben keçi sütünün Anne sütünü yeterli alamayan bir bebekteki değeri nedir bunu öğrenmek istiyorum. İlk 1sene inek sütü evet allerjen peki keçi sütü? Teşekkür ederim.Cevabım:Keçi sütü 1 yaşından küçük bebeklere uygun değil diyor doktorların çoğu. Keçi sütü ilk 1 yıl demir ve vitamin oranı olarak bebeklerin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. 1 yaşından küçük bebeklerde kansızlığa yol açabilir. Bebekte keçi sütüne alerji varsa kötü sonuçlara neden olabilir.

Bebekler Keçi Sütü İçebilir Mi?
Bebekler Keçi Sütü İçebilir Mi?


1 yaşına kadar anne sütü veya devam sütü almalı bebek. Zaten piyasadaki keçi sütlerinin mutlaka inek sütüyle karışık olduğunu söylüyor bilenler. Keçi sütü çok az bulunurmuş ve satabilmek için karıştırıyorlarmış diye duyuyorum. Bu riski almayın derim ama tabii doktorunuza danışın. İlk 1 yıl süt yasak ama sütten yoğurt mayalayıp verebilirsiniz doktorunuz yoğurt verebilirsin dediğinde.Not:Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz. Sevgiler...
 Lütfen çocuğunuzun kendi başına olmayı ve oynamayı öğrenmesine izin verin. Annelerine yapışık çocuklar anneleri tarafından “beni çok seviyor” diye değerlendiriliyor bazen ama bu çok da sağlıklı bir şey değil. Ben her zaman çocukların bireyselliğini desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle kendilerini sevmelerini sağlarsanız emin olun sizi de çok seveceklerdir. Mesela ben çocuklarıma “en çok kimi seviyorsun?” diye şakadan sorduğumda(ki biliyorum bunu sormamak lazım ama bazen tutamıyorum kendimi) Anne, baba, kardeş, abiden sonra kendimi diye cevap verirler. Bu cevabı onlara ben öğretmedim kesinlikle. Ama onlara kendini sevmeyi ve kendini değerli görmeyi öğrettiğimi düşünüyorum. Bunu da sevgimi göstererek ve bireysel yaptıkları başarıları destekleyerek yaptım. Evdeki huzur ve mutluluk da çok önemli tabii. Çocuklar evdeki ortamdan etkileniyorlar.Kendini güvende hissetmeyen çocuklar daha sonra hem kreşe hem de ilkokula başlarken çok büyük sorunlar yaşıyorlar. Okula gitmek istemiyorlar ve gittiklerinde mutsuz oluyorlar. Annelerinden ayrı bir etkinlik düşünemiyorlar ve endişe duyuyorlar. Haftalarca kreşin kapısında oturan anneler görüyorum ve üzülüyorum. 3 çocuğum da ilk günden itibaren güle oynaya kreşe gittiler ve ben 1 saat bile kreşin kapısında beklemedim.

Çocukların Okula Başlama Zamanı
Çocukların Okula Başlama Zamanı


Alper de bu sene 64 aylık ilkokul 1. sınıfa başladı ama bir kere bile ağlamadı ve endişe duymadı. Tabii ki ben de diğer anneler gibi uyum haftasında her gün okuldaydım ama zaten bunu yapmamız isteniyordu ve okulumuz hergün anneler için yararlı bilgiler içeren veli eğitimleri hazırlamıştı. Çocuklar derse girince biz veli eğitimine giriyorduk. Aynı anda sınıftan çıkıp çocuklarla buluşuyorduk. Okulu böyle sevmeleri tesadüf değil tabii ki. Kalpsiz bir anne de değilim. Ben onları aylar öncesinden yavaş yavaş hazırlamaya başlamıştım. Okulun ne kadar güzel bir yer olduğundan bahsettim. Hikayeler anlattım, orada yapacakları aktivitelerden bahsettim. En önemlisi de ben kendim endişe duymadım ve gözümde büyütmedim. Çocuklar sizin ne hissettiğinizi hemen anlarlar ve empati yetenekleri çok iyi olduğu için bundan etkilenirler. Siz rahat ve mutlu olacaksınız. Okula başlamanın kutlanacak ve çok mutlu bir olay olduğunu yansıtacaksınız çocuğa. Yoksa siz “Aman Allahım okul başlıyor nasıl olacak, bu çocuk nasıl gidecek tek başına” paniğinde olursanız ne kadar saklamaya çalışsanız da bu çocuğa yansır. Önce siz kendinizi hazırlayın okula. Ayrıca tabii ki iyi bir okul seçin. Çocuk mutsuz olduğu ve güzel bir eğitim görmediği bir yere tabii ki gitmek istemeyecektir. Benimkiler okullarını o kadar çok seviyorlar ki bayram taillerinde ve bazı haftasonları “neden okul yok?” deyip kızdıklarını ve hatta ağladıklarını bilirim. Çocuğunuzu okula hazırlanma sürecine dahil edin. Kırtasiye listesindekileri ve okul çantasını beraber seçin ve alın. Çocuğunuzu güzelce okula bırakın ve aklınızı orada bırakmadan çıkın gidin.

O çocuk sizin dışarda olduğunuzu bilirse tabii kendini yeni arkadaşlarına ve okuluna veremez. “Annem acaba neden gitmiyor, demek ki ben güvende değilim” diye düşünmez mi? Vedalaşmaları kısa kesin. İyi dersler deseniz yeter. Üzülmeyin. Artık okulun hayatının bir parçası olduğunu bilsin. Mızmızlanınca götürmemezlik etmeyin. Okula gitmek istemeyince gezmeye götürülen bir çocuk tabii ki gitmek istemez.Çocuklarımın okul sevgisi ve kendi kendine oynamayı sevmelerinin temellerini oturmaya başladıkları 6 aylıktan itibaren atmaya başladım. Ben çocuklarıma çok küçükten itibaren günün bir kısmında kendi kendilerine oynama alışkanlığını verdim. Küçüklükten başlayarak çocuğunuzu oyuncaklarıyla birlikte yere oyun halısının üstüne oturtun ve kendi kendine oynamaya teşvik edip gözünüzle onu görebileceğiniz ama onun sizi göremeyeceği bir yere gidin. Bu arada çocuğunuzun etrafında yutabileceği küçük nesneler olmasın. Kafasını vurabileceği sehpalar olmasın. Güvende olsun yani ve gözünüz üstünde olsun. Ben plastik çitlerden güvenli bir alan oluşturmuştum salonda ve orada rahatça bırakabiliyordum. Böyle böyle kendi kendine yetebilmeyi ve kendiyle de mutlu olmayı bilsin. Tabii ki uzun süre olmayacak bu kısa kısa süreler olacak. Onun gelişimi için bu önemli. Bu zamanı çok uzatmayın ilgisiz bırakmayın onu. Bazen anneler görüyorum bebek kendi kendine güzel güzel oynarken hadi yavrum şunu yapalım diye yanlarına alıyorlar. Bunu yapmaya gerek yok. Zaten bir süre sonra sıkılıp yanınıza gelecek.

O zaman yaparsınız o aktiviteyi. Kardeşlerin de beraber oynamasını teşvik edin ama tabii yine gözünüz üzerlerinde olsun ve her zaman güvende olsunlar.1,5 yaşından itibaren de kendi yaşıtlarıyla oyun grupları oluşturarak sosyalleşmelerini sağladım. Oyun grubunun nimetlerinden yararlanmak için pahalı kreşlere veya oyun merkezlerine ihtiyacınız yok. Kendi çevrenizden ve semtinizden de bulabilirsiniz çocuğunuzun yaşıtlarını. Parklarda karşılaşabilirsiniz bu çocukların anneleriyle. Ben de Alper 1,5 yaşındayken oturduğumuz yerdeki annelerle 6-7 kişilik bir oyun grubu kurmuştum ve her Perşembe toplanıyorduk. Hem yaşıt çocuklarımız sosyalleşiyordu hem de biz anneler biraraya geliyorduk. Değişik oyunlar oynatıyorduk, Kitaplar okuyorduk. Her hafta başka birinin evinde toplandığımız için çocuklar değişik oyuncaklar ve aktivitelerle mutlu oluyorlardı. Alper ve diğer çocuklar 3,5 yaşında kreşe başlayana kadar devam etti oyun grubumuz. Aynı semtte olduğumuz için bütün oyun grubu aynı anda aynı kreşe başlayınca okula alışmaları da çok rahat oldu. 2,5 yaşına kadar çocuklar pek birlikte oynamazlar ama yan yana oynarlar. Bu da güzel birşeydir onlar için. 2,5 yaşından sonra beraber oynamayı ve paylaşmayı öğrenirler oyun gruplarında. Annelerin iyi anlaşması da önemli ki anlaşmazlıklar çıkmasın sonra. Oyun grupları kurmanızı tavsiye ederim.Tabii ki şunu unutmayın bütün çocuklar ve bebekler farklıdır.

Siz doğru davranışları yapsanız bile çocuğunuz okula gitmemek için deliler gibi ağlayabilir. Ama bu doğru davranışları yapmanızı engellememeli. Kardeşler bile birbirinden farklı yetişiyor. Mesela kızım Esin özgür ve herşeyi kendi kendine yapmak isteyen, yardım edilmesini istemeyen yetenekli bir kızdır. İkizi Sevinç ise biraz bana düşkündür ve bazen yapışır bana kedicik gibi, yemeğini yedirmemi ister, yanında çok olmamı ister ben bunu hiç sevmeme rağmen. Ama o da 1,5 yaşından beri kendi kendine giyinir soyunur, bensiz de çok güzel gezer. Okula bayılarak gider. Aslında ikisine hep aynı davrandım ama farklı oldular. Ama okulda herşeylerini kendileri yapıyorlarmış ve hatta diğer çocuklara bile örnek olmuşlar. Alper ise çok akıllıdır, yaşıtlarından her konuda çok ileridir ama herşeyi kendi kendine yapmak istemez, biraz hizmet bekler. Erkek çocukları biraz öyle oluyor gördüğüm kadarıyla. Diyeceğim şu ki, siz elinizden geleni yapın ama her çocuğun kendine özgü olduğunu unutmayın. Siz doğru davranışları yapın, içiniz rahat olsun ama buna rağmen sorunlar çıkarsa kendinizi suçlamayın.Not:Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz.
Derya Hanım: Günaydın dostlar... Benim 3 buçuk aylık kızım var ve ben onu çok seviyorum zeka gelişimine yardımcı olmak istiyorum bunu nasıl yapabilirim diye sorup soruştururken ‘Bebek İşaret Dili’ diye bir makale buldum. 6 aydan sonra bebeğimle işaret dili sayesinde iletişim kurabiliyormuşum. Süt isteği, su isteği, bez değişimi, uyku zamanını ve kitap isteği gibi bir çok isteğini rahatlıkla işaret dili ile anlatabiliyormuş. Bu uygulamayı aranızda bebeğine uygulayabilen var mı? Olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

Uzman Annenin Cevabı: Yabancı ülkelerde bebeklerine işaret dilini uygulayan birçok anne var. Çok faydası olduğunu söylüyorlar.

Bebeklerin İşaret Dili
Bebeklerin İşaret Dili
Şöyle bir şey var ki ben bu bebeklerde işaret dili uygulamasına ihtiyaç duymadım zaten kısa zaman sonra konuşmaya başlıyorlar. Bana kalırsa ben şöyle düşünüyorum, çocuklar kendilerini ifade edebilmek ve istediklerini anlatabilmek için konuşuyorlar eğer kendilerini işaret dili ile anlatır ve istediklerine ulaşırlarsa daha geç konuşurlar. Fakat bu düşünceyi destekleyenler bunun böyle olmadığını söylüyorlar.



Bebekler 10-14 aylarda elleriyle iletişim kurmaya başlıyorlarmış, zaten artık o yaştaki bir çok çocuk konuşabiliyor. İstediğiniz zaman başlayabiliyormuşsunuz fakat en geç 8-9 aylık olduğunda başlarsanız bebek işaret dilini daha kolay uygulayabileceğinizi söylüyorlar. Bu uygulamayı bebeklerine öğretenler çoğunlukla doğum itibariyle başlıyorlarmış ve aynı zamanda bu uygulamayı başarıyla sonuçlayan anneler bebeklerin ilerde teslerde daha başarılı olduklarını ve daha sağlıklı geliştiğini söylüyorlar...
Hiçbir sağlık problemi olmayan bebeğinizi beşiğine yatırıyorsunuz ve sabah uyandırmaya gittiğinizde bebeğinizin öldüğünü anlıyorsunuz. Bundan büyük bir kabus olamaz sanırım. Ne yazık ki binlerce anne için her sene bu kabus gerçeğe dönüşüyor. Sadece ABD’de 4500 bebek her yıl bu nedenle ölüyor. Türkiye’deki bu nedenle ölüm istatistiklerine ulaşamadım, tam bir sayı olmadan da vermek istemiyorum.Genellikle 0-1 yaş arası gerçekleşen bebek ölümlerinde belirgin bir neden bulunamadığında bunaani bebek ölümü sendromu(Sudden Infant Death Sendrome) veya beşik ölümüdeniyor.
Ani Bebek Ölümü Sendromu

Beşik ölümü sigara içilen ve bebeklerin yüzüstü yatırıldığı evlerde daha çok görülüyor. Beşik ölümü hakkında bir çok belirsizlik var. Hiçbir sağlık sorunu olmayan bebekler birdenbire uykularında ölüyorlar. Uzmanlar buna neyin neden olduğunu tam olarak bilmiyorlar. Bu da aileleri bir belirsizliğe ve umutsuzluğa itiyor. Gözümüzden bile sakındığımız tamamen sağlıklı bebeğimizi 0-1 yaş arasında kaybetme ihtimali anneleri çok korkutuyor ama tamamen çaresiz değiliz, bunu önlemek için alabileceğimiz pek çok önlem var.Yapılan araştırmalara göre anne sütü alan bebeklerin ani bebek ölümünden ölme ihtimali hiç anne sütü almamış bebeklere göre %60 daha azmış. Bu da bebeğinizi anne sütüyle beslemeniz için bir diğer neden.
TÜP BEBEK SONRASI DIŞ GEBELİK (EKTOPİK GEBELİK)
Tüp bebekte dış gebelik belirtileri nedir? Nasıl anlaşılır?:
Tüp bebek uygulamalarında embriyo transferinden 12 gün sonra gebelik testi yapılır. Gebelik testi yapıldığı günlerde ultrasonda gebelik görülemez, bu normaldir çünkü gebelik henüz çok küçüktür. Bu nedenle gebelik testi yapıldıktan ortalama iki hafta sonra hasta ultrason kontrolüne çağrılır, bu kontrolde gebelik kesesinin izlenebilmesi gerekir. Transferden iki hafta sonra yapılan ultrason kontrolünde gebelik kesesinin izlenememesi dış gebelik açısından en önemli uyarandır. Bu durumda kanda gebelik testi (B-HCG) değerleri takibe devam edilir, buna göre dış gebelik olduğu kesinleşirse uygun tedavi verilir. Dış gebelik tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiyeburaya tıklayarakulaşabilirsiniz.Dış gebelikte en sık görülen belirti kasık ağrısıdır ancak tüp bebek uygulamalarında sıklıkla belirtiler başlamadan gebelik testi ve ultrason ile tanı konur. Belirtiler daha sonra başlar genellikle. 
Tüp Bebek
Tüp Bebek


Tüp bebek sonrası dış gebelik ihtimali ne kadardır?
Normalde genel toplumda dış gebelik sıklığı yüz gebelikten ortalama biri veya ikisi dış gebelik olacak kadardır. Tüp bebek uygulamalarında bu oran biraz daha artmaktadır. Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerin yaklaşık yüzde ikisi dış gebeliktir. Tüp bebek uygulanan tüm hastalar düşüldüğünde dış gebelik meydana gelmesi ihtimali yüzde birin altına düşer çünkü her uygulamada gebelik oluşmamaktadır.Artış olmasının sebebi muhtemelen tüp bebeğe başvuran hastaların önemli bir bölümünde tüplerin hasarlı olması ve bu nedenle gebeliğin tüpe yerleşmesidir.Tüp bebek sonrası dış gebelik geçirenler nasıl tedavi edilir?Bazı durumlarda sadece izlemek yeterlidir, dış gebelik kendi kendisine kaybolabilir. Bazı durumlarda ise ilaç tedavisi veya ameliyat gerekebilmektedir. Ameliyat genellikle laparoskopik uygulanır.

Dış gebelik geçirenlere tekrar tüp bebek yapılabilir mi?Bir kaç aylık iyileşme sürecinden sonra tekrar tüp bebek denemeleri yapılabilir. Geçirilen dış gebelik ameliyatı veya ameliyatta tüpün alınması alınması tüp bebek ile gebelik oluşma şansını azaltmaz. Tüp bebek işleminde hastanın tüplerinin (yumurtalık kanalları) olmaması bir zarar getirmez.
Kimlerde tüp bebek sonrası dış gebelik oluşma ihtimali daha fazladır?
  • Tüplerinin tıkalı olması nedeniyle tüp bebek uygulanan hastalarda risk daha fazladır (%3-4).
  • Daha önce pelcik enfeksiyon (PID) geçiren hastalar
  • Daha önce dış gebelik geçirmiş olan hastalar Heterotopik gebelik (Aynı anda normal gebelik ve dış gebeliğin birlikte olması): Aynı anda hem rahimin içerisinde normal bir gebelik olması hem de rahim dışarısında bir dış gebelk olması normal toplumda çok nadir, 20 bin - 30 bin gebelikte bir görülen bir durumdur. Ancak tüp bebek uygulamaları sonrası bu oran yüzde bire kadar yükselebilmektedir. Özellikle çok sayıda embriyo transferi yapılan hastalarda bu risk daha fazladır. 

1 Ocak 2015 Perşembe

Bebeklere katı gıdaları vermeye başlandığında bunları ilk zamanlar reddetmesi doğaldır. Yeni gıdaları bebeğin kabul etmesi konusunda yardımcı olmak için minik parçalarla başlamak gerekir. Azar azar bebeğe vermekte fayda vardır. Ayrıca birbirine benzer gıdaları vermek de işe yarayabilir. Örneğin püre yapılmış havucu beğenen bebek, püre yapılmış tatlı patatesten de hoşlanabilir. Yeni gıdaları bebeğe verirken asla çok ısrarcı olunmamalı fakat kararlı olmalıdır. Bebek bir gıdayı reddediyorsa çok ısrar etmeden bir başka gıdayı denemelidir. Yerken çok dağıtmak Bebekler genelde yemek yerken çok pasaklı ve dağınık olurlar. Bir anda yerler ve masa yemek parçalarıyla dolar. Fakat bunu kötüye yormamak gerekir. Bu iyiye işarettir. Bebeğin bağımsızlaşmaya başladığını gösterir. Özellkle 9. aydan itibaren bebekler yemek konusunda daha kontrol sahibi olmak isterler. Kendi kendilerine yemekten hoşlanırlar. Bebek zamanla elbette ki yemek yeme kuralları ve masa adabını öğrenecektir. Fakat şu zamanlarda bu konuyu bebeğin bir öğrenme, büyüme ve kendine güven süreci olarak algılamak gerekir.

Bebek Beslenmesi
Bebek Beslenmesi


Ebeveynler de bunu destekleyici bir tutum takınmalıdır. Yediğini tükürme ve kusma Özellikle yeni doğan bebeklerin yediklerinin bir bölümünü tükürmeleri normaldir. Bebeklerin sindirim sistemleri henüz çok gelişmiş değildir. Halen gelişim aşamasındadır. Bebeklerde reflü sorunu da olabilir. Bu konuda yardmcı olmak için bebeğe yemek yediriken oldukça yavaş yedirmeli ve her beslenmede az az yedirmelidir. Bebeği yatar vaziyette yedirmemeli ve dik tutmalıdır. Bebekteki reflü sorunu hemen hemen 12 – 14 aylık olduklarında tedavi gerektirmeden çözülür. Yemeyi reddetme Bebeğe yemek verildiğinde kafasını diğer yana çevirerek yemek istemediğini anlatır. Bunun birçok sebebi olabilir. Yorgunluk, hastalık, halen tok olması gibi nedenler bebeğin yemeyi reddetmesinin sebepleri olabilir. Bu durumda bebeği çok fazla zorlamadan yedirmek gerekir. Eğer bebek yemek yemeyi sık sık reddediyorsa ve ebeveynlerin bebeğin hasta olması konusunda şüpheleri varsa bir hekime göstermek faydalı olur. Çünkü yemek yemeyi reddeden bebekte bu sefer beslenme yetersizlikleri görülecektir. Beslenme yetersizlikleri de bebeğin gelişimini olumsuz etkileyecektir. Yemek seçen bebekler Kimi bebekler yemek konusunda çok seçici olurlar.

Her yemeği yemek istemezler. Eğer bebek yemek seçme konsuunda aynı tutumunu devam ettiriyorsa bu durum muhtemelen sonra da devam edecektir. Bebeklerin yemek seçmesi konusunda bir çok neden olabilir. Kendilerini iyi hissetmedikleri zamanlarda ( diş çıkarma ) oldukça seçici olabilirler ve tanıdık olmayan tatları reddederler. Kendilerine tanıdık gelen ve rahatlatan yiyecekleri tercih ederler. Kimi zaman ise bebek henüz yeni bir gıdayı denemek için kendini hazır hissetmiyor olabilir ve yemeyi reddeder. Bazen de bebek iştahsız olduğu için yemeyi reddediyordur. Bebeğe sağlıksız ve iştahını kesen besinler vermemek gerekir. Sağlıklı besinleri tercih etmelidir. Bebeğin iyice acıktığı zamanı beklemelidir. Besin alerjisi ve süt alerjisi Bebeklerin %8 inde besin alerjisi görülebilmektedir. Besin alerjisinin belirtileri döküntüler, kızarıklık, ishal, kusma, gaz sancısı en yaygın belirtilerdir. Besin alerjileri içinde en yaygın olanlardan birisi de süt alerjisidir. Süt alerjisinde bebekte gaz, şişkinlik, karın ağrısı gibi belirtiler görülür. Besin alerjisine karşı bebekte hangi besinin alerjiye yol aştığını net olarak bulmak için hekime danışmak gerekir. Hekim bebekte alerjiye yol açan besini test ederek bulacaktır. Bebeğe daha güvenli besinler vermek gerekecektir. Kolik Bebekteki bir kolik sorunu bebekte iştah sorununa yol açabilir. Kolik bebeğin bir seferde saatlerce ağlamasıdır. Kolik bebeğin yeme düzeni ve dolayısıyla iştahını da etkileyebilir.

Yemek yiyecek olan çocuğun sakinleşmesi önemlidir. Sürekli ağlayan bebekte kusma, ishal, ateş, kilo kaybı, kakada kan ve mukus varsa hekime göstermek gerekecektir. Çünkü bu belirtiler kolik belirtileri değildir. İshal ve kabızlık İshal bebekte ciddi düzeyde sıvı yetersizliğine neden olabilir. İshalin belirtileri ağızda kuruluk, idrarda azalma, altını daha az ıslatma, gözyaşı olmadan ağlama, kilo kaybı, uyuklama, gözlerde çökmedir. Bu durumlarda hekimi aramak gerekir. Bebeklerde kabızlık sorunu da görülebilir. Kabızlık sorununda bebeğin bağırsak hareketlerinde azalma olur. Örneğin sadece anne sütüyle beslenen bebekler günde sadece 1 defa katı dışkısını yapar. Kakasını yaparken oldukça zorlanır. Kakada kan görünebilir. Bu durumda da bebeği öncelikle hekime göstermek gerekir. Daha büyük bebekler ve sağlıksız besinler Bu konuda problem bebeğin ebeveynlerinden kaynaklanmaktadır. Ebeveynler bebekler büyüdükçe onlara sağlıksız besinleri verme konusunda daha istekli olurlar. Tatlı, tuzlu ve yağlı besinlerle bebeğin sindirim sistemini olumsuz etkilerler. Yürümeye yeni başlayan bebeklerin sağlıksız yeme alışkanlıklarında ebeveynlerinin önemli bir rolü vardır. Bebeklere verilmemesi gereken besinler Kimi besinlerin bebekler için zararlı oldukları bilinmektedir. Özellikle inek sütü, bal, patlamış mısır, çiğ besinler, kuru üzüm gibi besinler bebekler için zararlı olabilir.

Daha fazlası için tıklayınız. http://www.bebeksayfasi.com/bebek

Sosyal Paylaşım Sayfaları

sosyal sitesosyal sitesosyal site

Taze Yayınlar

Takipçilerim

Popüler Yazılarımız

E-Posta İle Takipte Kalın

Sayfa Görüntüleme Sayısı


Bumerang - Yazarkafe

Bumerang - Yazarkafe

Bloğumuza Birde Burdan Bakın ツ